Haber Detayı
07 Ekim 2010 - Perşembe 00:00 Bu haber 4069 kez okundu
 
AYAKTA 500 KM. YOL
ANILAR - Murat KÖYLÜOĞLU

Bir önceki sezon (2006/2007) taraftar "o gece bu sene" diye akıl ve umut dolu bir tezahurat çıkartmış olmasına rağmen yeni başkanımız Akif Ersezgin "bu sene küme düş
ANILAR Haberi


ANILAR - Murat KÖYLÜOĞLU

Bir önceki sezon (2006/2007) taraftar "o gece bu sene" diye akıl ve umut dolu bir tezahurat çıkartmış olmasına rağmen yeni başkanımız Akif Ersezgin "bu sene küme düşmemeye oynayacağız önce borç batağından kurtulacağız" demesiyle ve Feyyaz Hocanın üstün gayretleri ile bir ara ligin en son sırasına demir attığımız ligi Turgut Uçar ve hemen hemen hepsi kiralık olan futbolcuların özverili çalışmalarıyla yanılmıyorsam 14. sırada ve küme düşen takımların sadece 5 puan gerisinde bitirmiştik. Gayet tabii ki takımımıza biraz kırgın ve kızgındık.

Bir sonraki sezon da ise Rıdvan Dilmen takımın başına gelecek diye heyecanlanmış fakat fiyat konusunda anlaşılamamış yine de Rıdvan Hoca bize yardımı bırakmamış, Olcan, Cihan YIlmaz, Şehmuz Özer gibi futbolcuları klubümüze kazandırmıştı. Hoca olarakta bir önceki sezon Bursa da çalışmış aslen Eşrefpaşa' lı olan ulusal takımın efsane kalecisi Engin İpekoğlu' nu getirtmişti. Belki dümenin başında değil ama yine de Şeytan' ın takımıydı bu kadro başarılı olmalıydı. En azından ilk 6' ya kalınmalıydı. Zaten ilk 10 hafta da bunun sinyalini vermişti. Taraftarlar başarıya o kadar çok susamış ki Aralık ayı başında Alsancak Stadındaki Malatya maçını zar zor kazanıpta ilk 6 potasına girince “şampiyon” sesleri tribünleren yükseliyordu. Bir sonraki maçta deplasmanda Eskişehirle idi.

Eskişehirlilerle husumetimiz Eskişehir’in ilk kuruluduğu yıllara dayanır. Husumetin başlangıcı da bizim tezahuratlarımızı çalmalarıyla başlamıştır. Babam anlatır 1970’lerde Eskişehir tarihinde ilk defa 1.lige çıkmış ilk maçı Alsancakta bizimle. Yol ve otobüs imkanlarının kısıtlı olmasına rağmen yaklaşık 2.000 kişi İzmir' e maça gelmiş. Maçtan önce sahaya ilk çıkan bizim takımı açık tribün yanlarına çağırıp hep beraber Türkiye' nin ve belki de dünya' nın ilk tezahuratı olan "Kaf Sin Kaf" çekeceklerken o sırada Eskişehirspor takımı sahaya çıkar ve Takımlarının sahaya çıktığını gören Eskişehir tribünleri başlar Es-es çekmeye tabii bizimkiler bu duruma çok şaşırır. Tarihin ilk tezahurat hırsızlığı o zaman başlamıştır. O günden sonra da bu iki takım 40 yıl boyunca hep karşılaşmış futbolcular ile taraftarlar hep birbirlerine girmiş, kavgalar çatışmalar çıkmış yaralanmalara olmuştur.

İşte bizde bu Eskişehirle 9 Aralık 2007 yılında deplasmanda karşılaşacaktık. Bu Eskişehir ki geçen sene 1.lige yeni çıkmasına rağmen dönemin Bakanlarında Kemal Unakıtan' ın üstün gayretleri! ile o sezon ki ligin en iyi kadrosunu kurmuş kaptanlığa efsane futbolculardan biri Sergen Yalçın, takımın başına da eski Göztepeli Metin Diyadin getirilmiş. Ayrıca kadro tamamıyla süper lig takımlarının futbolcularından oluşturulmuş ligin en iddialı ve en favori takımı olmuştur.

Bunlarda yetmezmiş gibi kulaklarımıza Eskişehir' in maçlarına atanan hakemlerin özel olarak seçildiği gibi istenmyen duyumlar alıyorduk. Maçların özet görüntülerine de izlediğimizde doğruluk payı çok yüksekti bu söylenenlerin. Bizim maça da Bursa’dan hakem üçlüsü atanmıştı. Yani KSK maçına Foça' dan birinin atanması gibi birşey di bu. Hal böyle iken takımı yalnız bırakmak olmazdı.

Çarşı otobüs kaldırmak istiyor yeterli sayıya ulaşmak için kaynak sağlamakta zorlanıyor, Maçta kaptan olarak çıkan Atilla' nın gayretleri ile otobüslerin bir kısmı ancak ayarlanabiliyordu. Otobüsler Cumartesi gecesinden yola çıkılacaktı. Otobüs sayısında ki azlık yüzünden sadece 1.000 kişi gidebilecektik oysa ki Çarşı da 4000 kişi birikmişti fakat kontenjan dolduğu için bir çok arkadaş maçı evden izlemek zorunda kalacaktı. Zaten 45 kişilik otobüslerin hepsine 80 kişi binecektik ve 450 – 500 km yolu ayakta gidenler olacaktı.

Biz 4 kafadar da otobüslerde sorun çıkacağını tahmin ettiğimizden ağır abilerin oluşturduğu "2012 proje grubu" olan "Hergele" ekibinden bir abimizin minbüsünde yer olduğunu öğrendiğimizde deplasmana gideceğiz diye çok sevinmiştik. Meğersem yer dedikleri mnibüsün koridor kısmı olacağını maça giderken anlamıştık.

En sonunda yola çıkıldı. Tabii yiyecek ve içecekleri önceden almak gerkiyordu çünkü yol boyunca geçeceğimiz yerlerde bazı marketler dönemin iktidar parisine yaptığı yalakalık yüzünden saat 22.00 de dükkanlarını kapatmaktaydılar. Hazırlıklı olmamıza rağmen korktuğumuz başımıza geldi ve belli bir saatten sonra yola aç ve susuz olarak devam etmek zorunda kalmıştık. Yine de neşemiz yerindeydi tezahuratlar şarkılar ve Cumbaba' nın doyum olmaz muhabbeti ile Eskişehir yakınlarına kadar gelmiş şehrin yakınlarında piknik alanı bile bulmuştuk fakat her yer kapalı olduğu için erzak alamamış piknik yapamamıştık. Eskişehir' e vardığımızda ise saat daha 07.30 du. Minibüs Manisa plakalı olduğu için şehre girmeden önce oluşuturlan tampon bölgeden polislerin bakışları arasında şehre inmiştik. Şehri iyi bilen bi abimizin muavin koltuğuna oturmasıyla bir güzel şehir turu yapmıştık fakat şehir daha uyanmamıştı. Stadın önüne geldik kimseler yoktu etrafta maça da daha 6 saat vardı. Kaplıları da kapalıydı. Minibüsü park edecek güvenli bir alan bulamayınca da tekrar geri dönüp şehir girişinde ki tampon bölgede bekleyen polislere Eskişehir yolundan gelerek biz maça geldik bizi yönlendirirseniz seviniriz dedik. Memurların şaşkın bakışlarıyla bizi minibüsten indirdiler minibüsü ve üstümüzü ararken kulaklarımıza bir tesiz konuşaması takıldı "amirim ilk taraftar grubunu Eskişehire girmeden yakaladık". tabii hepimiz gülmekten yerlere yattık. Eskişehir’de gezmedik yer kalmamasına rağmen bizi şehre girmeden yakalamışlar!... Bizim gibi münferit gelenlerle sayımız birden 300 kişi olmuştu ve daha Çarşı Afyondaydı.

Amirlerin anlaşmasıyla Çarşı grubunu beklemeden bizi stada yönlendirdiklerinde saat 11.00 olmuştu. Gişeden aldığımız biletlerde Eskişehirspor - Karşıyakaspor! yazınca şu Eskişehirlilere olan kızgınlığımız bir kat daha arttıktan sonra bağırış çağırışlarla yeşil siyah' lı bir grup tampon bölgeden içeri girdi. Bir baktık ki Denizlispor taraftarları bu maçta bizi desteklemeye taa Denizli' den gelmişler. Yaklaşık 15-20 kadardılar. Kimilerinin yüzünde hafif sıyrıklar vardı hemen hepsi de yanakları kızarmıştı meğersem maç öncesi Es-Es’lerle karşılaşmışlar onları kovalarken karşılarına çıkan polislerden kaçmak zorunda kalmışlar. Bu Denizliler "Braveheart" filminde İskoçlarla beraber İngilizlere karşı savaşan İrlandalılar gibiydi... Maç içinde Karagümrüklü ve Ankaragüçlü arkadaşları görünce kocaman bir pankartta yazan "herkese karşı tek başına" olmadığımızı bizi de destkelyenler olduğunu bi kez daha anlamıştım. Kapılar açıldıktan sonra içeri girdik ki saat 11.30 civarıydı stad yine hareketlenmeye başlamıştı pankartlar falan asılıyordu.

Bizim taraftar topluluğumuz birdir kendi aramızda gruplar vardır yine de hepimiz Çarşıyız dır. Maça girdiğimde Eskişehirlilerde açık tribünün Altes grubu, kapalı tirbün sol tarafı Kızılcıklı, orta tarafı ile açığın bir kısmı Nefer en sağ tarafta Üni Es-Es gruplarını görünce çok şaşırmıştım. Yahu kardeşim hepsi aynı takımı tutuyor ama bir olamıyorlar diye çok şaşırmış tek yumruk olduğumuz için Karşıyakalı olmakla bir kez daha gurur duymuştum. Meğersem bir çok takımın taraftarı bu şekildeymiş eee boşuna söylenememiş Karşıykalı olmak ayrıcalıktır diye.

Taraftar derken daha Çarşı grubunun otobüsleri gelmeden bize ayrılan bölüm İstanbul Ankara ve çevre illerden gelenlerle dolmuştu. Sığmayacağımız anlaşılmıştı. İyice sıkışmaya başlayınca stad içindeki iki takım taraftarlar arsındaki bölge yarıya indirildi. 500 kşilik yer daha ayrlmıştı oysa gelecek olan bu sayının en az 2 katıydı. Tribünler de o kadar iğrençti ki saha doğru düzgün gözükmüyordu.

Çarşı otobüsleri teker teker gelince biz gene sıkıştık yanımızda teller olduğu için daha fazla açılamazdık. Buraya bir şekilde sığacaktık yoksa bazı arkadaşlar dışarıda kalacaktı ve korkulan oldu sığamayacağımız anlaşılınca kapılar kapandı. Tribün liderleri ile yaklaşık 600 -700 kişi stad dışında kalmıştı kapılar zorlandı polisleri ile gişe güvenlik görevlileriyle arbadele yaşandı; Akif Ersezgin yönetimine çağrı yapıldı " yönetim uyuma çarşı dışarda" diye ama yönetimden kimsenin olup olmadığı bile beli değildi. Ardından uzun uğraşlar sonucu KSK taraftarının üstün zekasıyla hepimiz sahaya doğrudan değil de yanlamasna dönünce birazcık alan açıldı da dışarıda kalan arkadaşlar ancak o şekilde içeri girebilmişti.

İçeri girdiklerinde maç çoktan başlamıştı ve bir çoğu da tribünün arkasındaydı ya da arasındaydı maçı izleyemiyorlardı çünkü iğne atsan yere düşmeycek bir kalabalık vardı. Planlanan maç öncesi tribün şovlarının bir çoğu gerçekleşememişti ve onlara gerçek taraftarın kim olduğunu maç öncesi gösterememiştik ama maçta gösterme şansımız vardı; derken maça öyle bir hakem üçlüsü atanmış ki üzerlerinde bir tek Eskişehirspor formaları eksikti. Verilmeyen ofsaytlar, iki penaltı, topun taç çizgisinden dışarı çıkmasına rağmen Es es atağı kesilmesin diye devam ettirilen pozisyonlar. Allahtan Kalemizde gelecek vaad eden ve şu an mili takımımızın kalesini koruyan Onur vardı ve defansımız Kapo Atilla nın liderliği sayesin sağlamdı. Eskişehirsporlu futbolcular bizim kaleye pek yanaşamıyorlardı ama bizde atak yapamıyorduk çünkü düşürülüyorduk ve hemen hemen hepsi faul olan pozisyonların sadece 1/10' u çalınıyordu ya da avantaja bırakılacak olan pozisyonlar gol atmayalım diye keslince ancak o zaman faul veriliyordu.

İlk yarı kazasız belasız bitmişti ama rezaletler bitmemişti. Stadta ne satış yapılan bir şey vardı ne de adam akıllı tuvalatler su bile bulamıyorduk . Tuvaletlere giriş yapmak bile imkansızdı tribünde 1600 kişiden fazlaydık ve sadece bir tane pisuar ile bir tane klozet vardı. Aramızda birkaç bayan taraftar vardı onlar ne yaptı hiç düşünmek bile istemiyorum derken Eskişehir tribünleri ile bizim tribünler arasında bir elektriklenme olunca bizimkiler Eskişehir trbünlerinin üzerine doğru atağa kalktı. Olaylar başladı mesafe çok kısaydı tellere çıkımaya çalışanlar falan derken bir baktık bir gece önceden stada gizlice soktukları taşlar, kaya parçaları, tuğlalar, çakmalar, soda, bira şişeleri ve hatta bir tane yakınımız düşen konyak ile havada süzülürken gördüğüm viski şişesiyle neye uğradığımızı şaşırmıştık. Tabii bize gelen maddeleri bizde evine geri postalamıştık. Ama Eskişehirliler bizim tam tepemizdeydiler. Atış yapılacak noktaları önceden hesaplamışlar bize oradan ellerine geçen herşeyi atıyorlardı bizim yapabileceğimiz pek bir şey yoktu. Çok avantajlı durumdaydılar. Tribün liderlerimiz gayretleri ile olaylar biraz yatıştı biz atmayı kestik ama onlar hala devam ediyordu. En sonunda karşılık bulaayınca onlarda kestiler. İki taraftan da yaralananlar olmuştu ama ufak tefekti bizden bir iki kişiyi hastaneye kaldrımak zorunda kaldılar biri Ankaragücü taraftarıydı ama önemli birşeyleri omadığını sonradan öğreneektik. O sırada anladım ki yaralananların çoğu kendilerine gelen taşları karşı tarafa göndermek isterken kafalarına taş düşmesiyle yaralandılar. Atağa geçtiklerinden gelen maddelere karşı dikkatsizdiler. Biz ise sadece kendimizi koladık berelerimizi, kapşonlarımızı kimimizde kaşkollarıma kafaya doladık gelen maddeleri elimizle yumuşatıp yere düşmesi sağlayınca bizden yaralanan pek olmadı. İyi bir tecrübe edinmş olduk.

2. yarı başladı Eskişehir taaftarları bu olaylardan sonra tezahuratlarını iyice artırdılar takımları da bu sayede iyice üstümüze gelmeye başlayınca defansta altyapımızdan yetişen özevladımız Gurur ile Savaş Bahadır toplari çok iyi kesiyordu ki bunu gören hakem bir kontra atağı kesmek için topa müdahele ederken rakibinin düşmesine sebep oldu diye taça çıkan topu faul vermeden oyuncumuz Gurur' u maçtan atmıştı. Çünkü pozisyon faul değil bariz taçtı. Gurur topa dokunmuştu topu kesilen rakip oyuncu da topu kaybettiğinden hakemi de yanlı tutumundan cesaret alarak kendini yere atmış ve Cüneyt Arkın gibi yuvarlanmıştı. Artık on kişiydik ve maçın bitmesine daha 30 dk. vardı gene iyi dayanıyorduk ki bir iki tane kontra atak yakalama şansımız oldu ki yetenekli oyuncumuz Olcan kaleci ile karşı karşı ya kaldığı bir pozisyonda klasına yakışmayacak bir vuruşla topu tribünlere yollamıştı. Bizi de kahretmişti. Ardından gelen ataklarla iyice bunalan takımımız nihayetinde defanstaki başka bir altyapı oyuncumuz Pıtırcık Nihat' ın oğlu olan Emrah'ında hatasıyla maçın son dakikalarında golü kalemizde görüp maçtan boynu bükük ayrılmıştık.

Maçtan sonra eve dönerken yol üzerinde bir pideci de yemek yerken Çarşı otobüsleri önümüzden geçtiklerinde gördük ki otobüslerde insanlar ayakta gidiyorlardı. Tüm otobüsler minimum 80 kişi almıştı. 450 km yol sadece 2 saatlik bir gösteri için ayakta geçen toplam 14 - 15 saatlik yol.

Karşıyakalı olmak acı çekmektir deriz ya...

Maçtan sonra da olaylar durulmamış Eskişehir garajında Denizlisporlu o grup ile İzmir’e ya da çevre illere dönen KSK' lilere saldırmışlar. Bir gün sonra Anadolu Üniveristesinde bir kampüste de daha önceden tanıdıkları Karşıyakalı öğrencileri tartaklamaya çalışmışlar bizim çocuklar kendilerini sağlam savunmuşlarda önemli bir yaralanma filan gerçekleşmemiş. Onlarda geri vites yapmışlar.

Buna rağmen Karşıyakamızda yaklaşık on bine yakın Eskişehirli yaşamasına rağmen hiç birinin kılına zarar gelmedi. Çarşı da ki "Es net" kafeye kimse saldırmadı ya da Gümüşpala da ki Eskişehirliler kıraathanesinin camlarını kimse indirmedi. Çünkü maç maçta kalmıştı.

Karşıyakalılık ruhu, duruşu, büyüklüğü bu olsa gerek...

Murat KÖYLÜOĞLU'nun gönderdiği anı YK Ekibinden 50 puan alarak 2'inci sırada yer alarak Kaf Kaf Mağazalarından kravat kazandı. Kendisini Tebrik ediyoruz...




YK Ekibi'nin verdiği puanlar



Puanlama 1'den 5'e kadar olmuştur. 1 en düşük, 5 en yüksek olarak puanlanmıştır

Kalbi Yeşil Kırmızı Atanların Sitesi'nde geçtiğimiz ay düzenlediğimiz BİL-KAZAN bölümünde site ziyaretçilerimizden anıları istemiştik. Anılar tarafımıza ulaştı, Yeşil Kırmızı Ekibi tarafından en iyi üç anı oylama yöntemiyle belirlendi. Bu anıları sondan başa doğru her gün sitemizden yayınlayacağız. İlk üç içerisine giren anı sahipleri Kaf Kaf mağazalarından hediyeler kazanacak.

Yarın 1'inci sıradaki anı yayınlanacaktır...

www.yesil-kirmizi.com
Kaynak: Editör:
 
Etiketler:
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Öne Çıkanlar
Alıntı Yazarlar
İzmir
Az Bulutlu
Güncelleme: 22.07.2018
Bugün
26° - 35°
Pazartesi
26° - 36°
Salı
25° - 33°
Anketler
Sizce Yalı'da ki alanın akibeti ne olur ?
İzmir

Güncelleme: 21.07.2018
İmsak
04:12
Sabah
05:57
Öğle
13:25
İkindi
17:15
Akşam
20:40
Yatsı
22:16
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Akhisarspor
0
0
0
0
0
0
2
Trabzonspor
0
0
0
0
0
0
3
Sivasspor
0
0
0
0
0
0
4
MKE Ankaragücü
0
0
0
0
0
0
5
Medipol Başakşehir
0
0
0
0
0
0
6
Kayserispor
0
0
0
0
0
0
7
Kasımpaşa
0
0
0
0
0
0
8
Göztepe
0
0
0
0
0
0
9
Galatasaray
0
0
0
0
0
0
10
Fenerbahçe
0
0
0
0
0
0
11
Çaykur Rizespor
0
0
0
0
0
0
12
Bursaspor
0
0
0
0
0
0
13
BŞB Erzurumspor
0
0
0
0
0
0
14
Beşiktaş
0
0
0
0
0
0
15
Atiker Konyaspor
0
0
0
0
0
0
16
Antalyaspor
0
0
0
0
0
0
17
Alanyaspor
0
0
0
0
0
0
18
Yeni Malatyaspor
0
0
0
0
0
0
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı