Bugün - 19 Ekim 2017 Perşembe
 
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Yeni Üye
FUTBOL BASKETBOL VOLEYBOL ALTYAPI ANILAR ROPORTAJLAR GÖRÜNTÜLÜ HABER MAÇ ÖZETİ GENEL HABER KÖŞE YAZILARI DUYURULAR Diğer »
Haber Detayları

SAZALAN: ZOR GÜNLERİN ARANAN ADAMI

Efsane futbolcularımızdan İlyas Sazalan önceki gün Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde ikinci beyin ameliyatını oldu. Sazalan'ın ameliyatı başarılı geçti ve durumu gayet iyi. Sazalan hocamıza acil şifalar diliyor ve kendisiyle Yeşil Kırmızı Ekibi olarak 03 Ağustos 2008 tarihinde gerçekleştirdiğmiz röportajı yeniden paylaşıyoruz.

ROPORTAJLAR Haberi - 15 Aralık 2014 Pazartesi - 20:57
Resmi büyütmek için üzerini tıklayın...

ÖZEL RÖPORTAJ - İlyas SAZALAN

Cruyff İlyas. O Karşıyaka?nın değişmeyen yardımcı antrenörüydü. Takım ne zaman krize girse, Teknik Direktörler çaresiz kalıp ne zaman kaçsa ateşten gömleği giymek ona düşerdi. Düştü denen takımı son 4 hafta alarak gençlerle mucizeyi yarattı. Gazete manşetlerinde adı ? Zor Günlerin Adamı?, ?Yine Ateşten Gömleği Giydi?, ?Umutlar Sazalan?da? başlıklarıyla yer aldı. Ünlü Hollandalı Johann Cruyff?a benzediği için lakabı ?Cruyff İlyas? kaldı. Bazen Karşıyaka Spor Kulübü?nde olduğu gibi hayatta da zor günler geçirdi. Genç yaşta ki oğlunu kaybetti, geçtiğimiz günlerde önemli bir beyin ameliyatı geçirdi. Karşıyaka?nın uzun yıllar kaptanlığını yapan, futbolculuk yaşamından sonra en zor görevlerde Teknik patronluğu üstlenen İlyas Sazalan?ın içindeki Kaf Sin Kaf aşkı hiç bitmedi.



Yeşil Kırmızı Ekibi: Geçtiğimiz günlerde önemli bir ameliyat geçirdiniz? Şimdi durumunuz nasıl ?

İlyas Sazalan:
Beynimden tümör aldılar ve onun iyi niyetli çıkması çok sevindirici. Allaha şükür çok iyiyim. Doktorların iyi niyetine inandık ve güvendik. Doktorlar ameliyat masasından kalkabilir de kalkamayabilir de demişler. Gerçi biz o kadar büyük bir ameliyat beklemiyorduk ama çok şükür atlattık.


Yeşil Kırmızı Ekibi: KSK ile ilk tanışmanız nasıl gerçekleşti?

İlyas Sazalan:
1969 senesinde beni mahalli liglerde top oynarken beğendiler ve çağırdılar. Ege Spor takımından Karşıyaka?ya geldim. O zaman Ali Ulvi kiremitçiler Kulüp Başkanı, Arif Dökel, Hulki Beşikçiler ise yönetimdeydi. Kulübe ilk gittiğimde Arif Dökel ile çalışıyorduk. Arif Hoca beni üç ay kadar denedi daha sonra sana haber veririz dedi. Aradan 3-4 ay geçtikten sonra aradılar ve beni çağırdılar. 1969 senesinde kulübe bir girdim o günden beri de çıkmadım.
O zaman Karşıyaka?da rahmetli Gode Cengizler, İsmetler beni çok sevdiler. Hakkımda çok terbiyeli, efendi çocuk diyorlardı. Rahmetli Gode Cengiz sağ kolu gibi beni destekliyordu. Bundan sonra benim yanımda oynayacak adam varsa o da İlyas?tır derdi. Karşıyaka?ya imza attığımda bana kimse gel sana şu kadar para vereceğiz demedi. Sadece gel burada oyna dediler, ben de geldim oynadım.
Uzun yıllar takımın kaptanlığını yaptım. O yıllarda Karşıyaka?ya gelen futbolcular formayı çıkarmaktan çok bu forma altında top oynamayı tercih ediyorlardı. Takımın kaptanı olarak gelen arkadaşlara KSK aşkını işliyordum. O zamanlar para pul aşkı yoktu, renk aşkı vardı. İzmir?in karşı tarafıyla ilgilenmezdik bile. Bizleri transfer etmek için Altınordu isterdi, Göztepe isterdi biz bunu gurur meselesi yapardık yine de gitmezdik, Karşıyaka?mızı terk etmezdik. Karşı?yı uzak bir doğu gibi görüyorduk. Bu camiada 1979 senesine kadar futbolcu olarak çok destek gördüm.
Adanademirspor?a transfer olana kadar yeşil kırmızılı forma altında iyi ve kötü günde futbolcu olarak mücadele ettim. 1981 yılında Adanademirspor?dan döndüm ve futbola son noktayı koydum.



Yeşil Kırmızı Ekibi: Antrenörlük maceranız ?

İlyas Sazalan:
Futbolu bıraktıktan sonra 1984 yılında Antrenör olarak tekrardan Karşıyaka?ya geldim. Genç ve Paf takımları çalıştırdım. Daha sonra A Takımda görev yaptım. 1993 senesinin son dört maçında takımı küme düşüyor diye bana emanet ettiler. Son dört maç Fenerbahçe, Trabzonspor, Bursaspor, Kocaelispor maçları. O maçlarda paf takımdan yetiştirdiğim 6 oyuncuyu oynattım. O yıl bir mucizeyi gerçekleştirdik ve takımı ligte bıraktık. 1994 sezonunda bu sefer takımın başına Ümit Kayıhan?ı getirdiler. Beni de geçtiğimiz yıl mucize yaratan Teknik Direktör olarak yardımcılığına. Ümit Hoca o sezonun sonunu getiremedi ve takımdan ayrıldı. Takım yine zor zamanında bana kalmıştı. Ancak yönetim geçtiğimiz sezon takımın küme düşmemiş olmasının şans olduğunu öne sürerek takımın başına Erkan Velioğlu?nu getirdi. Erkan Velioğlu ile kulüp o sene tekrar ikinci lige düştü. 1995-1996 senesinde Hüseyin Hamamcı?nın yardımcılığını yapıyordum ve o sene şampiyon olduk. Birinci lige çıktığımız son 1996-1997 senesinde Karşıyaka en çok Teknik Direktör değiştiren kulüp oldu. Ben bütün Teknik Direktörlerin yardımcılığını yaptım. En zor anlarda Teknik Direktörler gidiyor, takımı bana emanet ediyorlardı. O senede kulüp küme düşünce Başkan İskender Mesudiyeli geldi ve takımın başına Nejat Biyediç?i getirdi. Nejat Biyediç kendi ekibini getirince Altyapıdaki bizleri hiç kaale bile almadılar ve kulüpten gönderildik.


Yeşil Kırmızı Ekibi: Peki Karşıyaka?dan sonra ne yaptınız ?

İlyas Sazalan:
Bizim bu kulübe uzun yıllar gösterdiğimiz emekleri bir anda yok saydılar. Bizim kulüpteki değerimiz bu kadarmış dedik ve kulüple yollarımız ayrıldı. Ümit Kayıhan ile ilk önce Diyarbakırspor?a oradan da Erzurumspor?a gittik. Daha sonra ben İzmir?e dönerek amatör takımları çalıştırmaya başladım. Çalıştırdığım her takımı finallere taşıdım.

Yeşil Kırmızı Ekibi: Kulübün son süper lig şampiyonluğunda da, son düşmesinde de Yardımcı Antrenör olarak görev yaptınız. O sene lige çıkmamızın ve düşmemizin sebebi neydi ?

İlyas Sazalan:
Kulübü şampiyon yaptığımız sene Hüseyin Hamamcı?nın yardımcılığını yapıyordum. Daha çok denge antrenörü gibiydim. Hoca ile futbolcular arasında köprü vazifesi kuruyordum. Hem futbolcuyu idare ediyordum hem de hocayı. Mesela Hüseyin Hoca Taygun?a kızıyorsa, bu çocuk iyidir diye hocayı işlerdim. Her iki tarafı da dengeliyordum. O sene çok güzel bir takımımız vardı. Mesela Hayrettin iyi bir golcüydü. 18 içinde iş bitirici, deli dolu biriydi. Takımın hepsi Karşıyakalı gibi oynadı ve şampiyon olduk.
Ertesi yıl düşmemizin nedeni ise iyi transfer yapamamamız oldu. Türkiye liglerinde ne kadar problemli adam varsa aldık. Levent, Serhat, Kasım, Taner, Mehmet?
Mesela o zaman Sakıpağalar yönetimdeydi. Bir gün bana tercih hakkını kullan dediler. Santrafor Levent mi altyapıdan Serdar mı? Ben altyapıdan Serdar?ı alırdım deyince sen altyapıcı olduğun için kendi adamlarını istiyorsun dediler. Onların tercihi Levent ve Taner oldu. Serdar?ı başka yere verdik. Ama Levent?i o sene idmana çıkartmak için yalvarırdık. Adam antrenmana çıkmıyordu. Belinde silahla antrenmanlara gelirdi. Gece pavyona gider, sabah kalkacak hali kalmazdı. 1 gol atıp 10 maç oynardı. Sabah antrenmanlarına çıkarmak için kendisine neredeyse yalvarırdık. O yıl bu tip çok yanlışlar yapıldı ve maalesef takım küme düştü.



Yeşil Kırmızı Ekibi: Sizin gerek futbolcu gerekse de Teknik Direktör olarak uzun yıllar özverilerinize rağmen kulübün size aynı özveriyi gösterdiğini düşünüyor musunuz ?

İlyas Sazalan:
Ben kulübe üzülüyorum. Çünkü hatır naz değiller. Geçmişte hizmet eden sporcuları aramıyorlar, sormuyorlar. Bunu maddi anlamda söylemiyorum. İnsan öldü mü, sağ mı, yaşıyor mu, şimdi ne yapıyor?. Kulübümüzde böyle bir hatır nazlık yok. Bu benden evvel de böyleydi. Şimdi de böyle. Karşıyakalılık ruhu 1980 - 1990?dan sonra iyice bozuldu. Benim oğlum genç yaşta hastalandı ve vefat etti. Haber vermesek onu bile yayınlamayacaklardı. Kulübün içinden bir Karşıyakalı rahmetli oluyor onu da gazetelerden okuyoruz. Bizler kulüpten her hangi bir karşılık beklemiyoruz. Ama bu kulübe uzun yıllar hizmet etmiş insanlara biraz daha fazla değer verilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Yeşil Kırmızı Ekibi: Çalışmaktan keyif duyduğunuz Başkanlar kimlerdi ?

İlyas Sazalan:
KSK?yi şampiyon yapan Ali Ulvi Kiremitçiler. Çok iyi bir Karşıyakalıydı. O zamanlar ekonomik yönden de iyiydi ve güzel transferler yaparak takımı şampiyon yaptı. Pertev Molay kulübe iyi bir ağabeylik yapıyordu. Geçmiş dönemde Belediye Başkanlığı yapmış Cihan Türsen. Tabii bu başkanların hepsi Selçuk Yaşar?ın onayı ile geliyordu. Başkanlar hep onun adamıydı. Belki bunda da Selçuk Yaşar?ın haklılık payı vardır. Çünkü yıllardan beri bu kulübe Selçuk Yaşar destek oluyor. O da kulübü ne öldürüyor ne de güldürüyor. Onun kulübe büyük katkıları var. Bu tartışılmaz. Ama taşıma suyuyla değirmen dönmez. Selçuk ağabey kulübe bir şeyler yapmak isteyenleri engellemiyor. Bir tane babayiğit çıkmıyor ki ben varım desin. İskender Mesudiyeli gibi çıksın ortaya. O zaman Mesudiyeli çıktığında Selçuk Ağabey kulübe 10 kuruş yardım etmedi. Mesudiyeli?nin durumları iyiydi. Selçuk Ağabey, Mesudiyeli?ye ben senin arkandayım deseydi şuan kulüp çok farklı yerlere gelirdi. Önüne set koymadı ama yardım da etmedi.
Taraftarlar da İskender Mesudiyeli?yi çok sevdi. Çünkü adamın futbolla ilgisi vardı. Mesudiyeli deli huylu bir başkandı. Mesela masada 20 kişi oturuyoruz sofraya kimse oturmadan futbolcuların tabaklarının altına 100 dolar koyuyordu. Bir bakıyor futbolcular tabakları çeviriyor hepsinin altında 100 dolar. Futbolculara diyordu ki bu paraları şimdi güle güle harcayın, maçı kazandığınız zaman priminizden kesilecek o paralar. Bu tip ilgiyle, küçük jestlerle futbolcular çok iyi motive oluyordu. Takıma hava veriyordu. Karşıyakalılık duygusunu aşılamaya çalışıyor, hedefler koyuyordu.

Yeşil Kırmızı Ekibi: Selçuk Yaşar?dan sonra KSK?nin durumu ne olur ?

İlyas Sazalan:
Allah gecinden versin büyük olarak Selçuk Ağabey kulübün başında olmadığı zaman durumumuz çok zor. Ben bu işi yaparım diyecek bir baba yiğit ortaya çıkmaz ise Selçuk Yaşar?dan sonra bizi çok kötü günler bekler. Hele ki belediye kulüpten katkılarını çekerse Göztepe?den kötü duruma düşeriz.




Yeşil Kırmızı Ekibi: Bir çok Teknik Direktör ile birlikte çalıştınız. Çalıştığınız Teknik Direktörler arasında en iyileri kimlerdi?

İlyas Sazalan:
Veyselinoviç bu kulübe gelmiş geçmiş en iyi hocalardan biriydi. 1993 senesi sonunda Selçuk Yaşar ile aralarında problemler oldu. Yaşar Veyselinoviç?in işine son verdi. Sanıyorum bir konuşmasını yanlış anlamış. Bir de İvan Küçükov vardı. Bu hocalar gençlere çok önem veriyordu. Hüseyin Hamamcı ile de çok iyi ilişkilerimiz oldu.

Yeşil Kırmızı Ekibi: Peki aynı soruyu futbolcular olarak sorarsak ?

İlyas Sazalan:
Futbolculardan mesela Ziya vardı. O yıllarda takıma çok büyük ağabeylik yaptı. Futbolcular arasındaki birlik ve beraberlik çok iyiydi. Bir Taygun, Yüksel, Levent dışardan geldikleri halde Karşıyakalı gibi oynadılar. Şenol, Murat, Atilla, Serdar , Bahadır bunlar zaten altyapıdan gelmiş, Karşıyaka kültürünü çok iyi almış kendi çocuklarımızdı.


Yeşil Kırmızı Ekibi: Sizin zamanınız taraftarları ile şimdiki taraftar profili arasında fark var mı ?

İlyas Sazalan:
Evet var. Taraftar profili çok değişti. Eskiden küme düştüğümüz senelerde bile taraftarlarımız tribünleri boş bırakmazdı. Bu bizi onurlandırırdı. Taraftarlar sadece o seneyi değil gelecek seneleri de düşünüyordu. Eskiden de tribünlerde küfür ediliyordu ama bu şekilde değildi. Kulüpler düşman kardeşler gibi değildi. Altay ile hazırlık maçları yapardık, İzmirspor ile yapardık. Hep bu maçlarda kardeşlik havası vardı. Maç zamanları ortam gergin oluyordu ama yine de diyaloglarımız çok iyiydi. Bu gerginlikler maçtan sonra unutuluyordu. Mesela Göztepe ile düşman kardeşliğimiz yoktu ama 1980?den sonra ne olduysa olmaya başladı. Artık o nesil bitti ve yeni nesil geldi. Olaylar yüzünden taraftarımız gazetelere, televizyonlara çıkıyor. Ben bunları okudukça eski günleri yaşamış biri olarak üzülüyorum.
Ama şu da bir gerçek ki KSK taraftarının Türkiye?de eşi benzeri bulunmaz. Çok taraftarlar gördüm ama KSK taraftarı gibi taraftar görmedim. Bu taraftarın inanç ve arzusu tribünlere yansıdığı zaman bu camianın yapamayacağı iş yok.




Yeşil Kırmızı Ekibi: Sizce kulübümüz sizin gibi eskiden bu formayı futbolcu olarak terletmiş, daha sonra Teknik Direktörlük yapan Karşıyakalı isimlerden yeterince faydalanabiliyor mu ?


İlyas Sazalan:
Bu sadece İzmir değil artık Türkiye?nin sorunu haline gelmeye başladı. Fatih Terim?in grubu tüm Türkiye?nin her yerinde Teknik Direktörlük yapıyor. Bu anlamda da İstanbul hegomanyası ağır basıyor. Karşıyaka?nın, İzmir?in bu kadar değerli hocaları varken dışardan Engin İpekoğlu geliyor. Ben Feyyaz Uçar?a da Engin İpekoğlu?na da karşı değilim ama İzmir?de Teknik Direktör kıyımı yaşanıyor. Mesela Karşıyaka çocuğu Recep Umut şuan Feyyaz Uçar?ın Altay?da yardımcılığını yapıyor. KSK?nin Recep?e ihtiyacı varsa neden gitsin Altay?a.
Bizler Karşıyakalıyız. Kulübümüze her zaman destekte bulunmaktan gurur duyarız. Ancak dediğim gibi kulüp eski değerlerine sahip çıkmıyor. Bizlerden yardım isteğinde bulunmuyorlar. Ben artık kulübü ziyarete bile gitmeye çekiniyorum. Çünkü gittiğimde acaba iş mi istiyor diyecekler diye korkuyorum. Kulübe gittiğimde Karşıyakalı olduğum için gidiyorum. Bana deseler ki gel altyapıya yardım et seve seve gelirim. Başkasına edeceğime kendi kulübüme yardım ederim.


Yeşil Kırmızı Ekibi: Şuan kulübü dışarıdan takip ediyorsunuz. Teknik Direktör Reha Kapsal?ı nasıl buluyorsunuz ?

İlyas Sazalan:
Reha Kapsal hırslı, inançlı iyi bir arkadaşımız. Eğer Reha Kapsal?a destek çıkarsanız yapmayacağı şey yoktur. Arka çıkarsan başarır ama önüne set koyarsan, başkası öne çıkmaya çalışırsa Reha Hocayı kaybederler. Önüne çıkmazlarsa Reha Kapsal bayrağı alır götürür.




Yeşil Kırmızı Ekibi: Başkanımız Akif Ersezgin hakkındaki düşünceleriniz?

İlyas Sazalan:
Akif Ersezgin ile birebir tanışmadım ancak kulaktan dolma bildiğime göre çok dürüst olduğunu söylüyorlar. Selçuk ağabey de ona güvenmiş. Verdiği sözü tutmaya çalışan, elindeki ekonomik imkanlara göre gitmeyi düşünen biri. Ancak sanıyorum tek başına karar vermeyi seviyor. Bence bu yanlış. Çünkü senin yönetimin var. Kararları alırken yönetime danışmak daha iyi olur. Selçuk Yaşar artık kolay kolay birilerine güvenmiyor.

Yeşil Kırmızı Ekibi: Futbolculuk zamanınızda unutamadığınız anı

İlyas Sazalan:
Doğum için eşimi hastaneye yatırdım ve ertesi gün maç vardı. Bana doktor henüz doğum yok maça gidebilirsin dedi. Sonra bir baktım hanım doğum yapmış, oğlum Fatih dünyaya geldi. Ertesi günü Tokat maçına çıkmıştım. Sahada sevinçten ne yapacağımı bilememiştim.
KSK?de bir unutamadığım maçta Altınordu maçıydı. Maç öncesinde çok hastaydım. Hastanede bir şişe serum verdiler, gözüm kararıyor, yürüyecek halim yoktu maça çıktım. 45 dakika o şekilde oynadıktan sonra ilk yarı bitti. Devre arasında gözüm karardı, hiçbir şey görmemeye başladım. Kamuran?ın golüyle maçı 1-0 kazanıp ligde kalmıştık..

Yeşil Kırmızı Ekibi: Teknik Direktörlük yaparken tribünden maça karışanları duyunca ne hissediyordunuz ?

İlyas Sazalan:
Karşıyaka taraftarları da yöneticileri de tribünden maça çok karışırdı. Mesela KSK?de ilk maçımı oynuyorum. Başkanımız Erol Özışıkçılar. Feriköy ile Karşıyaka Stadı?nda oynuyoruz. İlk maçım olduğu için Cevat hoca beni yedek kulübesinde başlattı. Maçta aşırı bir yağmur yağıyor. Biz 2-0 öne geçtikten sonra Feriköy atakları sıklaşmaya başladı. Onlarda uzun boylu bir Adnan var stoper oynuyor. Adnan neredeyse her topa vuruyor. Ben de uzun boylu olduğum için Adnan?ı tutayım diye Cemal Hoca beni maça soktu. Oyuna sokarken de hiçbir şey yapmayacaksın, Adnan nerede sen orada olacaksın dedi. O da uzun boylu ben de. O zaman tribünden bağırıyorlar ?O çıkar da bu girer mi? diye. Maçı 3-2 kazandık. Ama Cevat Hoca tribünde ki ? O çıkar da bu girer mi? laflarını duymuş. Maçtan sonra geldi anahtarları başkana verdi. Bundan sonra maçı sen yönetirsin, takımı da sen çalıştırırsın dedi ve gitti. Cevat Hoca bir daha da antrenörlük yapmadı. O yıl ligte üst sıralardaydık ama Cevat ağabey takımı bırakınca küme düştük.


Yeşil Kırmızı Ekibi: Gode Cengiz ile iyi bir arkadaşlığınız olduğunu söylediniz. Gode nasıl bir efsaneydi? En yakın arkadaşlarından biri olarak anlatır mısınız ?

İlyas Sazalan:
Her şeyi onun elinde gördüm diyebilirim. Beni Karşıyakalı yapanlardan biriydi. Ben bu kulübe geldiğim zaman bana sahip çıktı. Onun sayesinde çok kişileri tanıdık.
Gode Cengiz benim her şeyimde vardı. Evlenirken yanımdaydı, İyimde, kötümde vardı. Yediğimiz, içtiğimiz ayrı gitmezdi. Gece hayatı, futbol... Her şeyimiz onunlaydı. Mesela benim hanım Gode?nin komşusuydu. O?nun sayesinde tanıştık. Karşıyaka?ya böyle bir ağabeyin daha geldiğini zannetmiyorum. O zaman 67 vilayette maç yapmaya gidiyoruz. Nereye gidersek gidelim Gode?yi tanımayan yoktu. Öyle bir sembol olmuştu ki nasıl Cumhurbaşkanını herkes tanıyor futbol camiasında Gode?yi de herkes tanıyordu. Nasıl beceriyordu bilmiyorum. Nereye gidersek gidelim KSK kulübü geldiğinde ilk önce Gode Cengiz?i karşılarlardı, onu alırlar götürürlerdi. Onu ağırlardı. Başımızda bir ağabey gibi bir semboldü. Kulübün iyi gününde de kötü gününde de hep vardı. Yaşıtları onu hep kıskanırdı. Kimse onun gibi olamadı. Yüz kişinin içinde tek bir Gode dikkat çekerdi. Gode bu kulüpte sembol olduysa hakkıyla olmuştur.


Yeşil Kırmızı Ekibi: Karşıyaka ? Karagümrük Dostluğunda da Gode?nin payı olduğunu biliyoruz.

İlyas Sazalan:
1970?li yıllarda rahmetli Gode Cengiz?in takımda oynadığı yıllarda Karagümrük ile çok iyi diyaloglarımız olduğu doğru. Karagümrüklülerin Vefa Stadı?na inerken bir kahvesi vardı. Maçlardan önce oraya giderdik. Ne zaman İstanbul?a gitsek Karagümrüklüler bizi yalnız bırakmazdı. Çok iyi dostluklar kurmuştuk.

Yeşil Kırmızı Ekibi: Gode Cengiz ile yaşadığınız ilginç bir anınız var mı ?

İlyas Sazalan:
Gode Cengiz?in evlenmemde bile etkisi vardı. Daha hanım 16 yaşındaydı. Gode?lerin de orada Pastanesi vardı. Futbolcuyuz, yakışıklıyız. Çarşı?da gezerken hanımla selamlaşıyorduk. Gode de bir gün bana niye selam veriyorsun bu kıza dedi, tanıyor musun onu ? Dedi ki o benim komşum. Hanımı görebilmek için evleninceye kadar akşam yemeklerini Cengiz?ler de yiyordum. Ne zaman evlendim elimi ayağımı bazı şeylerden çekmek zorunda kaldım. Gode de ben evlendikten sonra ?Böyle yapacağını bilseydim seni evlendirmezdim? dedi.



Bizler bu renklere aşık olduysak siz ve sizin gibi Karşıyakalılar ile aşık olduk. İyi ki varsın İlyas Sazalan.. Yeşil Kırmızı Ekibi olarak bu keyifli röportaj için İlyas Hocamıza teşekkür ediyor, sağlık, mutluluk dolu bir hayat diliyoruz.

Röportaj bugünkü Gazetem Ege'de tam sayfa olarak yayınlanmıştır.



RAHAT DURAMIYORUZ, RAHAT OLAMIYORUZ

www.yesilkirmizi.net / özel

 
Anahtar Kelimeler:arsiv,
Kaynak / Editör: Okunma Sayısı: 8869
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer ROPORTAJLAR Haberleri
MUTLU ALTUĞ: HER YİĞİDİN YOĞURT YİYİŞİ FARKLIDIR
AİLESİNİN AĞZINDAN GODE CENGİZ EFSANESİ
RIDVAN DİLMEN: BEN KARŞIYAKALIYIM

RIDVAN DİLMEN: BEN KARŞIYAKALIYIM
KARŞIYAKA'YI AYAĞA KALDIRAN ADAM
BİLAL ŞAR: GELECEĞİMİZ EMİN ELLERDE
KSK'DE UMUT'LAR TÜKENMEZ
KSK'NİN NE OLDUĞUNU HERKES BİLİYOR
Diğer Başlıklar

SAKIPAĞA UMUTSAÇTI
TRİFUNOVİC'TEN ÖVGÜ VE UYARI
KAF - KAF KÖTÜ GİDİŞE SON VERECEK
KAF - KAF AVRUPA'DA TAM YOL
KARŞIYAKA'DA BİR AYRILIK DAHA
KARŞIYAKA ZONGULDAK'A ODAKLANDI
AVRUPA’DA 175. SINAV
HAYDİ KAF - KAF
GERİDEN GELİP KAZANMAK ÖNEMLİ
OPERASYON KAPIDA
REKLAMLAR




Yazarlar
Barış TEZER
VOLEYBOL BİLDİĞİNİZ GİBİ
Voleybolda yeni sezonun ilk iki haftasını geride b...
Deniz Gezginci
PORTATİF TRİBÜNLERİN SOĞUK DEMİRLERİNİ DE BİLİRİZ….
Başlıkta kısıtlı yerim olduğu için ç...
Çağatay SALTIK
ELVEDA HAYALPEREST ADAM
2012 de kesişti yollarımız hayalperest adamla, o y...
Hakan GÜRAY
MENTAL TÜKENİŞ
Başlangıç çok yanlıştı, süreci ...
Yücel ÇAĞATAY
GELECEĞE UMUTLA BAKABİLMEK İÇİN
Sezon öncesi kurulan kadronun ne kadar yanlış...
Anket

Sizce Yalı'da ki alanın akibeti ne olur ?


  Çadır Kurulur555 Kişi (% 21 )
  Stat Yapılır2001 Kişi (% 78 )

Toplam 2556 Kişi

Röportajlar
HEDEF VARSA BENDE VARIM
YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Sizin oynadığınız zamanlardaki KSK ile şimdiki KSK arasında fark var mı ? UFUK SARICA: Elbette var. Öncelikle semt çok değiş...
»
»
»
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(1881 Online) 0,19ms