Bugün - 19 Ekim 2017 Perşembe
 
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Yeni Üye
FUTBOL BASKETBOL VOLEYBOL ALTYAPI ANILAR ROPORTAJLAR GÖRÜNTÜLÜ HABER MAÇ ÖZETİ GENEL HABER KÖŞE YAZILARI DUYURULAR Diğer »
Haber Detayları

BAŞKAN ALİ ERTEN İLE DOBRA DOBRA

Karşıyaka Spor Kulübü’nün çiçeği burnunda başkanı Ali Erten, başkan olduktan sonra ilk defa Yeşil Kırmızı’ya konuştu ve taraftarın aklındaki bir çok sorunun cevaplarını bu röportajda verdi. Yalı’ya yapılan stat konusunda bir çıkarı var mı ? Erdal Acar kongrede neden onu destekledi ? Erdal Acar’ın KSK’ye gelmesi nasıl oldu. Çok keskin sorulara dobra dobra cevaplar veren Ali Erten röportajına yazılı ve görüntülü olarak haberin devamından ulaşabilirsiniz.

ROPORTAJLAR Haberi - 14 Haziran 2015 Pazar - 09:27
Resmi büyütmek için üzerini tıklayın...



YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: İstiyoruz ki Ali Erten’i Karşıyakalı taraftarlar bir de kendi ağzından dinlesin. Ali Erten kimdir ? Karşıyaka Spor Kulübü ile tanışması nasıl olmuştur ?

ALİ ERTEN: Makine Mühendisiyim. 56 yaşındayım. Beni Karşıyaka Spor Kulübü’ne ilk olarak İskender Mesudiyeli davet etti ve ilk yönetimde de bana Voleybol Şube Başkanlığı görevini verdi. O zaman da çok şaşırmıştım. “Başkanım ben daha yeniyim bu işi nasıl yapacağım” diye sorduğumda “Sen yaparsın” diye cevap vermişti. Hatta bu olay benim için o kadar büyük motivasyon olmuştu ki kongrede kendisini davet ettim. “O ilk gün bana çok büyük bir sorumluluk verdiğin bir öğrencin olarak bugün yanımda olmanı istiyorum ” dedim. Gelecekti ama özel bir işi nedeni ile son anda gelemedi.

O zamanlar voleybol takımı birinci ligde idi. Epey sert bir ligdi. Beni bir nevi yüzmeyi öğrenmem için denize itmişti. Çok şükür öğrendim. O zamandan beri de kulübün içerisindeyim. 20 seneyi geçti. 35 yıldır Karşıyaka’da yaşıyorum. Burada evlendim. Eşim doğma büyüme Bostanlılı. Çocuklarım burada doğdular. Dolayısı ile Karşıyakalı olduk. Baba memleketim Rize. Onun da ötesinde Kafkas kökenli bir ailenin çocuğuyum.

O zamandan beri çeşitli dönemlerde yöneticilik yaptım. Yöneticiliğe bir süre ara verdim. İçinde bulunduğum dönemlerde tesislerle ilgili faaliyetlerde bulundum. Selçuk Yaşar’ın hazırladığı projede de katkım olmuştur. Kulüp, Hüseyin Çalışkan’ın başkanlığı döneminde bana proje geliştirmemle ilgili bir görev verdi.  Benim iş alanım da o. Bunun üzerine tekrar çalışmaya başladım. Gönüllü bir ekip oluşturduk. Neler yapabiliriz diye bazı yol haritaları yaptık. Biraz da tesadüf olarak Cihan Büyükoral ile bu sefer yönetici olarak bu projelere devam etme imkanım oldu. Ancak ben o yönetime girerken proje ağırlıklı çalışmayı düşünmüştüm. İkinci yarıda bana da sürpriz oldu futbol takımıyla ilgilenmek zorunda kaldım. Yüzümüzün akıyla o seneyi bitirdik. Çok çalkantılı bir sezondu. Kulüp içerisindeki hikayem bu diyebilirim.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Bu süreçte hiç “Ben bir gün bu kulübün başkanı olacağım” demiş miydiniz ?

ALİ ERTEN: Aslında hiç böyle bir niyetim olmadı. Üç sene önce yönetimdeyken de o kadar aktif bir görev almak istememiştim. O sene futbol şubesini ikinci yarıda biraz mecburiyetten almıştım. Çünkü kulübün ikinci başkanıydım. Cihan başkanımız biraz rahatsızdı. Bu durumda yapacak bir şey yoktu ve işin içine girdim. Onun haricinde kulüpte hep geri planda çalıştım. O daha çok hoşuma giden bir durumdu aslında. Geri planda kaldığınızda daha çok üretme imkanınız oluyor. Başkanlık insanın eline bir yetki veriyor ama bir taraftan da bazı serbestliğinizi de ortadan kaldırıyor. Çünkü daha çok dengeyi gözetmek zorunda kalıyorsunuz. Karşıyaka Spor Kulübü Kendine göre yaşam tarzı olan, dengeleri olan çok büyük bir sosyal kurum. Sadece bir spor kulübü değil. Başkanlık koltuğuna oturduğunuzda ister istemez bazı şeyleriniz kısıtlanıyor. Bende bu durumdan çok hoşlanmıyorum. En basiti protokolde maç izlemeyi pek sevmiyorum. Kravatla maça gitmeyi sevmiyorum. Tribünleri daha çok seviyorum. O yüzden özellikle basketbol maçlarında ailemle birlikte kartımız var kartla tribüne giriyoruz. Maçı oradan izlemek daha çok hoşuma gidiyor. Tribünde kendimi çok daha rahat hissediyorum. Tabii ki KSK’de başkanlık çok kutsal, çok şerefli bir görev. Ben hiçbir zaman burada başkan olacağım iddiası ile çalışmadım. Ama bu şerefli görev nasip oldu. Ondan dolayı da tabii ki çok mutluyum.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: As Başkan olarak görev yaptığınız Cihan Büyükoral döneminin çalkantılı olduğunu belirttiniz.  O dönem size karşı taraftarların tepkisi de vardı. Ne değişti de aynı taraftarlar kongrede sizi desteklediler ?

ALİ ERTEN: Birbirimizi daha iyi tanıdık. Belki o zamanlar birbirimizi daha iyi tanımıyorduk. Aynı hedef için mücadele ettiğimizi belki daha iyi anladık. Bizim taraftarlarımız bilinçli bir kitle. O dönemde muhtemelen yine kusur bizdeydi. Demek ki o zaman biz bugün kurduğumuz o iletişim köprülerini kuramadık. Bazı eksiklerimiz oldu. Belki de kendimizi iyi ifade edemedik. Ben böyle görüyorum. Kimsede kusur olduğunu düşünmüyorum. Taraftarların da bizim de KSK tek sevdamız olduğuna göre aynı hedefte buluştuk.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Yıllarca Yalı’ya yapılması düşünülen Stat ile ilgili çalışmalarınız oldu. Stat konusunda bu kadar ısrarcı olmanızın nedeni neydi ?

ALİ ERTEN: Benim Mühendis kökenli bir eğitimim var. Sistematik çalışmayı da çok seven bir insanım. Bir bina yapacağınız zaman önce temellerinin sağlam olması gerektiğini düşünüyorum. Kulübe girdiğim günden itibaren bu eksikliği gördüm. KSK’yi uzun seneler kendi ayakları üzerinde durabileceği bir yapıyı oluşturmamız lazım. Bizim çok büyük bir camiamız var, müthiş bir insan kaynağımız var. Buna orantılı olarak fiziki imkanlarımız, tesislerimiz, gelir getirecek alanlarımız yok. Ki biz kulübe başladığımız zaman kulübün borcu da yoktu. Bu yapının sürdürülemeyeceğini ben o zamanlardan görüyordum. Özellikle son yıllarda futbol dünyada büyük bir endüstri haline geldi. Futbolun endüstriyelleşmesi olimpiyat ruhuna, spor ruhuna aykırı bir durum ama dünyanın gerçeği de bu. Futbolun kurallarını koyan FİFA gibi kurumlar ekonomik yapıları zayıf olan kulüpleri bu liglerde istemiyorlar. Bunu da açık açık söylüyorlar. Transfer yasağı koyuyorlar, puanınızı siliyorlar, ekonomik yapınızı düzeltmezseniz sizi üst liglerde barındırmıyorlar. Futbol dünyadaki en büyük kolektif eğlence, en büyük organizasyonlardan biri. Dolayısıyla onlar ekonomik yapıları bozuk kulüplerle bu işlerin yürütülmeyeceğini gördü. Bizim de bu gerçeği görmemiz lazım. Biz 20 sene önce bu eksikliklerimizi gördük. Artık bunun dışında bir çare yok. Ya biz bu sisteme ayak uyduracağız ya da yok olacağız. Nitekim uyduramayanlar adım adım yok olmaya doğru gidiyorlar. Bu sene PTT 1. Liginden düşen takımlara bakacak olursak üçü de süper ligden gelen takımlar. O yapının içerisinde tutunamadığınız zaman alt liglere doğru gidiyorsunuz. Bu durumu çok iyi analiz etmemiz lazım. Bu nedenle tesislerin yapılması gerektiğini düşünüyorum. Bugüne kadar da iyi yol aldık. Projelerimiz devam ediyor. Ali Erten olarak bu kulüpte yıllar sonra bile olsa takımları şampiyon yapan bir başkan olarak değil, bu tesisleri yapan bir başkan olarak anılmak istiyorum.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Ali Erten’in stat dan bir çıkarı var mı ?

ALİ ERTEN: Bu tür şeyler konuşulur. Herkes her şeyi konuşabilir. Ama ben yapı olarak iddialı ve iddiamın peşinden giden bir insanım. Bu projeyi ben hazırladım, hazırladığım projeyi savunmak gibi de büyük bir hakkım var. İnsanın emek verdiği, hazırladığı bir şeyin arkasında durması çok doğal bir şey. Bunun altında başka bir şey arayanlar kendi düşüncelerinde bir şey arasınlar.  Bende bir şey aramasınlar. Böyle bir şey yok çünkü. Bu bir iddia. Bu iddiayı gerçekleştirmek için de mücadele ediyorum. Bu işe destek veren binlerce Karşıyakalı var. Bu iddiayı ortaya koyanlar nasıl bir şey olabileceğini de ortaya koyarlarsa çok mutlu olurum. Böyle bir şey varsa buyursunlar.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Karşıyaka Belediye Başkanı ilk günden beri Yalı’ya stat yapılmasına karşı.  Bu size karşı bir tepki oluşturabilir mi ? Sizce Karşıyaka Belediyesi’nin bundan sonraki tavrı nasıl olacak.

ALİ ERTEN: Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar kongreden sonra bize bir tebrik yazısı gönderdi. Biz de bunun üzerine iadeyi ziyaret yaptık. Bunlar kurumsal nezaket gereği doğal şeyler. Burada kişilerin bir önemi yok. Kurumlar arasındaki ilişkilerin önemi var. Biz kongrede de söylediğimiz gibi belediyemizle de iyi geçineceğiz, Ankara’da ki yönetim ile de iyi geçineceğiz, İstanbul’da ki federasyonla da iyi geçineceğiz. Ve birlikte kol kola yürüyeceğiz. Bizimle kol kola yürümek isteyenlerle bizim hiçbir sorunumuz olmaz. Ancak yürümek istemeyenleri de zorlayamayız. Biz bu iddiamızın peşindeyiz. Biz bu tesisleri yapacağız. Çünkü KSK’nin kurtuluşunun bu tesisler olduğuna inanıyoruz. Ben bunu sadece bugün değil yirmi seneden fazla süredir düşünüyorum. Ama başka kurumların başka düşünceleri de olabilir. Onlar kendi düşünceleri saygı duyarız. Ama onlar da bizim bu düşüncemize saygı duysunlar. Elimizde çok net bilgiler, veriler ve örnekler var. Bunları yapmazsak ne olacağımız belli. Dolayısıyla biz bu vebalin altından kalkamayız. Eğer kongrede insanlar bize oy vermişse ki biliyorsunuz tarihi bir katılım oldu. Bize düşen bu işleri kovalamaktır. Bu kadar oyun üzerimizde bir sorumluluğu var ve biz üzerimize düşen görevi yapacağız. Biz belediyemizle niye karşı karşıya gelmek isteyelim ? Ama amaçlarımızın, iddiamızın peşinde giderken, kulübü yaşatma amacımızı gerçekleştirmek için mücadele ederken tabii ki buna engel olabilecek kurumlarla da nezaket ve hukuk ölçüsünde mücadelemizi yapacağız. Başka seçeneğimiz yok.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Uzun yıllar sonra holding haricinde İstanbullu İşadamı Erdal Acar adında biri çıktı ve kulübe somut yardımlarda bulundu. Biraz Erdal Acar konusuna değinebilir miyiz ?

ALİ ERTEN: Bizim Yaşar Holding ile olan ilişkimiz dünyada tektir. Yaklaşık 50 yıla yakın bir desteğin başka bir örneği olduğunu zannetmiyorum. Bu bakımdan bizim için holding vazgeçilmez bİr kurumdur. Hem ahde vefa açısından hem de bir büyüğümüz olarak Selçuk Yaşar’a karşı nezaketimiz açısından biz kendisini çok ayrı bir yere koyuyoruz. Ben Selçuk Bey ile bir araya geldiğimizde onun elini öpen bir insanım. Dolayısıyla elini öptüğüm bir insanı üzecek hiçbir işin içerisinde olmam.

Futbol Şubesine sponsorluk konusunda da bizim zaten kulüp olarak uzun yıllardır bir arayışımız vardı. Bu konuda da holdingin onayı vardı. Basketbol şubemizin sponsoru ve tesisleri sayesinde bugün geldiği yeri görüyoruz. Euroleague konuşur duruma geldik yani futboldaki şampiyonlar ligi. Dolayısıyla futbola böyle bir aday çıktığında buna kayıtsız kalmamız mümkün değildi. Ancak ben adaylığı düşündüğümde Erdal Acar yoktu. Erdal Acar’dan dolayı adaylık durumum olmadı. Erdal Acar kulübü ziyarete geldi. Burada görüşmeler yaptı ve ayrıldı. O aşamalarda benim kendisiyle hiçbir temasım olmadı. Telefon görüşmesi bile yapmadık. Kendisini de daha önceden tanımıyordum zaten. Kongre olacağını ve iki aday olduğunu öğrendiğinde iki aday üzerinde kendi özgür iradesiyle bir seçimde bulundu ve bir deklarasyon yaptı. Ben bu deklarasyonu basından okudum. Tabii ki bunun üzerine kendisini arayıp desteğinden dolayı teşekkür ettim.  Çünkü KSK’ye her kim ki destek verirse bizim ona teşekkür borcumuz var. Ancak tabii ki bu destek buradaki kurumsal yapının ve bütünlüğün içerisinde olması lazım. Burada ki yapı sadece yönetim kurulu, divan kurulu değildir. Size oy verenlere karşı sorumluluklarınız var. Ben bunun üzerine bir açıklama yaptım ve bu sürecin çok açık yürüyeceğini, divan kurulumuzun bilgisi dahilinde yürüyeceğini belirttim. Hatta gerekirse genel kurul yaparız dedim. Halen de bu sözün arkasındayım. Geçtiğimiz Salı günü Divan Kurulumuza gelinen süreçle ilgili bilgi verdim.

Erdal Acar’ın KSK’ye olan ilgisi nedir derseniz bunu kendisine de sorduğumda kulübü seviyorum, taraftar yapısı bana heyecan veriyor dedi ve başka bir şey söylemedi. Bunu sorgulamak da bu saatten sonra bana düşmez. Çünkü bir kişi buraya sevdiği için destek verdiğini söylüyorsa bunu böyle kabul etmemiz gerekir. Altında bir şey aramanın bir anlamı yok. Ayrıca da Erdal Acar bir iş adamıdır. Buradaki kurumsal anlamda katkı sağlayacaksa bu da çok doğal bir şeydir. Ama bugüne kadar böyle bir talebi de olmadı. Dolayısıyla bugüne kadar geldik.

Kongre sonrasında hızlı bir şekilde kulübün mali yapısını netleştirmeye çalıştık ve bu işi bitirdik. Kendisinin yönlendirdiği arkadaşlarla mali yapıyı analiz ettik. Önceliklerimizi belirledik. Futbol takımının hedefe gidecek bir takım oluşturması akşamdan sabaha olacak bir iş değil. Belli bir periyot gerektiriyor. Zaman da akıyor. Transfer, kamp, lig derken hızlı hareket etmemiz gerekiyordu ve biz hızlı hareket ettik. Resmi olarak yetki alır almaz bu çalışmalara başladık. Muhtemelen önümüzdeki haftadan itibaren hareket olmaya başlayacak. Zaman kaybetmemek adına futbol şubesini oluşturduk ve görüşmelere başladık. Şuanda birkaç koldan görüşmelerimiz devam ediyor. Basında çıkan isimler görüşme anlamında doğru. Basına yansımayanlar da var. Daha sonra bu isimleri futbol şubesinde analiz edeceğiz. Futbol şubesinde zaten Erdal Acar’ın bir temsilcisi var. Sonuçta hem ekonomik yapımıza uygun hem de oyuncu karakteri yönünden bizim yapımıza, karakterimize, semtimizin yapısına uygun oyuncuları seçeceğiz. Ama bu arada belki de yüzlerce görüşme yapacağız. Şu anda verilmiş hiçbir karar yok.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Bu süreçte Recep ve Ogün hocalarla mı ilerleyeceksiniz ?

ALİ ERTEN: Şu anda Recep ve Ogün hoca ile sadece prensip anlaşmamız var. Erdal Beyin tavsiyesi üzerine kendileri ile görüştük ancak daha henüz imza aşamasına gelmedik. Şartları da fiyatları da henüz konuşmadık. Şuan öyle görünüyor ama ben imza atmadan prensip olarak kesin kelimesini kullanmak istemiyorum.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Yönetim çalışmalarınız sadece Erdal Acar’a mı endeksli olacak ? Stat dışında ki projelerde nasıl ilerlemeyi düşünüyorsunuz ?

ALİ ERTEN: Sportif başarı tamamen bütçe ile ilgili bir olaydır. Hele bir de kulübün borcu varsa sportif başarıyı zorlamak için ekstra bütçe gerekir. Bunu sağladığımız taktirde orası yürüyecek. Bizim Erdal Acar yokken çizdiğimiz bir yol haritamız var. Bu aynen devam edecek. Stadın dışında tesisleşme, gelir getirici alanlar, müze, A takım için kamp tesisi şuanda projelerimizi hazırlıyoruz. Selçuk Yaşar Tesislerini tamamen altyapıya verme projemiz var. Orada üç tane daha salon yapacağız. Bunun için arazinin mevcut kullanımını projelendirdik. Aynı zamanda bir hukuk kurulu oluşturduk. Hukuk kurulu sadece borç dosyalarını değil tüzüğün hazırlanması, yapacağımız tesis ve işletmelerin yönetimi ile ilgili yapılacak olan ilavelerin oluşturulması, bir nevi tesisleşmenin anayasasının tüzük güvencesine kavuşturulmasını yapıyoruz. Bunlar tesisler kadar önemli. Mali disiplin sadece yönetimlerin iyi niyetleri ile olmamalı. Kuracağımız sistem yönetimlerden bağımsız olarak çalışmalı. Bunun için tüzükte bu konulara mutlaka yer vermek zorundayız. Sportif başarı dışında iki tane odaklandığımız alan var. Biri tesisleşme diğeri de tesislerin getireceği gelirlerin belirli bir disiplin altında harcanmasının garanti altına alınması. Bunu yapmazsak eğer bu gelirler de amaç dışı kullanımlara açık hale gelebilir. Bu da doğru bir yaklaşım olmaz.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Basketbolda Pınar ile sponsorluk devam edecek mi ?

ALİ ERTEN: Prensip olarak şöyle düşünmek lazım bir şey iyi gidiyorsa fazla ellememek gerekir. Basketbol şube çok iyi gidiyor. Son derece başarılı. Her yıl üzerine koyuyor. Bana sorarsanız değil Türkiye’nin bence Avrupa’nın sayılı Koçlarından birine sahibiz. O anlamda bu yapının hiç bozulmadan aynen devam ettirilmesi lazım. Bizim kesin kararımız da bu. Ancak bu başarılar aynı zamanda oyuncularımızın, hocamızın değerini arttırıyor. Bu da bütçe takviyesi gerektiriyor. Yaşar Holding ile bu konuyla ilgili görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Euroleaguage ile ilgili hedefimizi onlarla paylaştık. Onlar da bu hedefi bizimle paylaşıyorlar. İlave bütçe konusunda bize yardımcı olacaklar. Yaptığımız görüşmede bunu bize söylediler. Ama o yeterli değil. Onun dışında bizim de bazı kaynaklar yaratmamız gerekiyor. KSK Arena’da küçük bir tadilat yapıp kapasiteyi 300-500 kişi arttırmamız gerekiyor. Biz Euroleaguage hedefini çok önemsiyoruz. NBA’den sonra dünyadaki en önemli basketbol organizasyonu. Bu organizasyonu şehrimize getirebilirsek İzmir için büyük bir marka değeri oluşur. Bunu da burada yöneticilerimiz fark edeceklerdir diye düşünüyorum. Biz bugün lig şampiyonu da olsak Euroleaugue gidemeyebiliriz. Sadece sportif başarıya orantılı olarak gidilebilen bir yer değil. Başka kriterler de var. Bu kriterlerin ekonomik boyutu haricindeki tamamı bizim lehimizde. İki İstanbul takımı olması ve üçüncü bir İstanbul takımının istenmemesi, taraftar yapımız, sportif başarımız bütün bu etkenler bizi bir adım önde tutuyor. Bir adım geride tutan tek konu ise ekonomik yapımız. Orada da Yaşar Holding’ten söz aldığımız katkılarla, ilave bulacağımız katkılarla bu konuda bir sıkıntı olacağını düşünmüyoruz. Şu anda bunun planlamasını yaptık. Bu ay içerisinde de Euroleauge heyetinin bu kararı vereceğini düşünüyoruz. Basketbol olarak tek odaklanacağımız nokta bu. Euroleauge’a gitmek için her şeyi yapacağız. Bununla ilgili belki devlet garantisi alacağız. Görüşmelerimiz de oldu. Çok önemli bir katkı olacak. Bunu Eurochallenge da kısmen yapmıştık. Bu çok daha iyi bir lig olduğu için bu katkıyı alabileceğimizi düşünüyorum. Yerel yönetimlerden destek geleceğini düşünüyorum. Belki o ligdeki en makul bütçeli takım olacağız. Sosyal medyada bugün bir söz okudum çok hoşuma gitti. “Biz süpermarkete karşı kahraman bakkal modeliyiz” O yüzden bu şansı bize vereceklerini düşünüyorum. Çünkü biz oraya kahraman bakkal olarak bir renk katacağız.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Taraftarlar Bostanlı da ki Mor Park’a çok sevdikleri Ufuk Hoca’nın ismini vermek istiyorlar. Bu konuda kulüp olarak bir çalışmanız olacak mı ?

ALİ ERTEN: İsim verme hakkı Belediye Meclisine ait. Bizim kulüp olarak verebileceğimiz destek sadece lobi desteğidir. Biz talep ettiğimiz belirtiriz ki ediyoruz da zaten. Ufuk hocamız için ne yapsak azdır. O çok daha başka şeyleri de hakkediyor. Umuyorum o da gerçekleşir. Bu arada belirtmek istiyorum ki bu takımı bu yönetim oluşturmadı. Senelerdir adım adım gelen bir yapı bu.  Üç sene öncesinden başlayan, üstüne her sene konan bir yapı. Bu takımı bu hale getiren geçmiş yönetimlere, kaynak sağlayan herkese çok teşekkür ediyorum. Biz bu takımı hazır bulduk. Bizim de görevimiz daha iyiye götürmek.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Siz başkan olmadan önce taraftarın “Ali ağabeyi” idiniz. Bundan sonra taraftara karşı tavrınız nasıl olacak? Yine herkese dokunmaya devam edecek misiniz ?

ALİ ERTEN: Sosyal medyada olabildiği kadar bulunmaya çalışıyorum. Bana şuanda günde yirmi – otuz tane mesaj geliyor. Hepsine mutlaka cevap veriyorum. Mesajları cevapsız bırakmamaya çalışıyorum. Telefonlarım herkese açık. Belki anlık cevap veremiyorum ama mutlaka geri dönüş yapıyorum. Elimden geldiğince, zamanım yettiği kadar, kimseyi ayırt etmeden herkesle iletişimime devam etmek istiyorum. Ben tribünden maç izlerken çok daha mutlu olan bir insanım. Bu benim yapım bu saatten sonra değişmesi mümkün değil. Nereden geldiğimi de biliyorum. Beni taraftar başkan olarak görürlerse daha mutlu olurum. Çünkü ben kendimi öyle hissediyorum. O kadar güzel bir şehirde, semtte yaşıyoruz ki dünyaya on kere gelsem yine Karşıyaka’da olmak isterim. Bu insanları memnun etmek isterim. Hiç kimse merak etmesin bende hiçbir değişiklik olmaz. Ben nerden geldiğimi çok iyi biliyorum. İki sene sonra bıraktığımda da yine aynı yerde olacağım. Ama iki sene sonra bırakırken tesisleri yapmış, KSK’ye kalıcı bir şeyler kazandırmış bir ağabeyleri olarak onların arasında tekrar olduğumda çok daha mutlu olacağım.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı ?

ALİ ERTEN: İlk defa bu kadar ayrıntılı bir röportaj verdim size de çok teşekkür ediyorum. Bu sene basketbolda şampiyon olursak çok daha büyük bir salon projemiz var bunu da ilk defa size söylüyorum. Var olan KSK Arena’yı büyütmek değil yepyeni bir salon yapabiliriz.

yesilkirmizi.net / özel

Haberin Videosu
 
Anahtar Kelimeler:Karşıyaka, Spor, Kulübü’nün, çiçeği, burnunda, başkanı, Ali, Erten, başkan, oldu,
Kaynak / Editör: Okunma Sayısı: 3833
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer ROPORTAJLAR Haberleri
MUTLU ALTUĞ: HER YİĞİDİN YOĞURT YİYİŞİ FARKLIDIR
AİLESİNİN AĞZINDAN GODE CENGİZ EFSANESİ
RIDVAN DİLMEN: BEN KARŞIYAKALIYIM

RIDVAN DİLMEN: BEN KARŞIYAKALIYIM
KARŞIYAKA'YI AYAĞA KALDIRAN ADAM
BİLAL ŞAR: GELECEĞİMİZ EMİN ELLERDE
KSK'DE UMUT'LAR TÜKENMEZ
KSK'NİN NE OLDUĞUNU HERKES BİLİYOR
Diğer Başlıklar

SAKIPAĞA UMUTSAÇTI
TRİFUNOVİC'TEN ÖVGÜ VE UYARI
KAF - KAF KÖTÜ GİDİŞE SON VERECEK
KAF - KAF AVRUPA'DA TAM YOL
KARŞIYAKA'DA BİR AYRILIK DAHA
KARŞIYAKA ZONGULDAK'A ODAKLANDI
AVRUPA’DA 175. SINAV
HAYDİ KAF - KAF
GERİDEN GELİP KAZANMAK ÖNEMLİ
OPERASYON KAPIDA
REKLAMLAR




Yazarlar
Barış TEZER
VOLEYBOL BİLDİĞİNİZ GİBİ
Voleybolda yeni sezonun ilk iki haftasını geride b...
Deniz Gezginci
PORTATİF TRİBÜNLERİN SOĞUK DEMİRLERİNİ DE BİLİRİZ….
Başlıkta kısıtlı yerim olduğu için ç...
Çağatay SALTIK
ELVEDA HAYALPEREST ADAM
2012 de kesişti yollarımız hayalperest adamla, o y...
Hakan GÜRAY
MENTAL TÜKENİŞ
Başlangıç çok yanlıştı, süreci ...
Yücel ÇAĞATAY
GELECEĞE UMUTLA BAKABİLMEK İÇİN
Sezon öncesi kurulan kadronun ne kadar yanlış...
Anket

Sizce Yalı'da ki alanın akibeti ne olur ?


  Çadır Kurulur555 Kişi (% 21 )
  Stat Yapılır2001 Kişi (% 78 )

Toplam 2556 Kişi

Röportajlar
HEDEF VARSA BENDE VARIM
YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Sizin oynadığınız zamanlardaki KSK ile şimdiki KSK arasında fark var mı ? UFUK SARICA: Elbette var. Öncelikle semt çok değiş...
»
»
»
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(1789 Online) 0,17ms