Bugün - 19 Ağustos 2017 Cumartesi
 
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Yeni Üye
FUTBOL BASKETBOL VOLEYBOL ALTYAPI ANILAR ROPORTAJLAR GÖRÜNTÜLÜ HABER MAÇ ÖZETİ GENEL HABER KÖŞE YAZILARI DUYURULAR Diğer »
Haber Detayları

HEDEF VARSA BENDE VARIM

Karşıyaka basketbol şubesine tarihinin en büyük başarılarını kazandıran Baş Antrenör Ufuk Sarıca ile Kalbi Yeşil Kırmızı Atanların Sitesi olarak görüştük. Çok önemli açıklamaların yer aldığı röportaja haberin devamından görüntülü ve yazılı olarak ulaşabilirsiniz.

ROPORTAJLAR Haberi - 06 Nisan 2015 Pazartesi - 08:42
Resmi büyütmek için üzerini tıklayın...

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Sizin oynadığınız zamanlardaki KSK ile şimdiki KSK arasında fark var mı ?

UFUK SARICA: Elbette var. Öncelikle semt çok değişmiş. Semt bu kadar kalabalık değildi. Benim oyunculuk dönemimde KSK Arena yoktu maçlarımızı Atatürk Spor Salonu’nda oynuyorduk.  Son beş senede basketbol şubede mali disiplin açısından olağanüstü bir gelişme var. Bunlar en büyük farklılıklar.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Oyunculuk dönemlerinizde KSK taraftarına karşı oynamak nasıl bir duyguydu ?

UFUK SARICA: Ben seyirciye oynayandan ziyade seyirciye karşı oynayan oyuncu tarzındaydım. O beni motive ederdi. İzmir’de ki maçlarımızda her zaman yoğun bir kalabalık oluyordu. Karşıyaka taraftarı gerçekten çok coşkulu. Efes Pilsen de  oynarken Atatürk Salonu’nda maçlar yarı yarıya oluyordu ve orada güzel atışmalar oluyordu. Karşıyaka taraftarının mizahi yönü de kuvvetli. Taraftarlar benche çok yakın oturdukları için orada komik komik söylemler duyuyorduk. Burası her zaman zor bir deplasmandı rakip için.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Mütevaziliği bir kenara koyacak olursak Karşıyaka basketbol şubesinin büyük başarılarına imza attınız. Buraya gelmeden önce bu başarıları yaşayacağınızı hayal ediyor muydunuz?

UFUK SARICA: Yüzde bin beş yüz ediyordum. O hayal olmasaydı da Karşıyaka’ya o hamleyi yapamazdım. İşin başlangıcında böyle bir düşüncem vardı. Benim her zaman hayallerim, tutkularım olmuştur. Hayal olmadan hedefler olmadan hiçbir zaman hiçbir işi yapamazsınız diye düşünüyorum. Benimki iyi niyetli bir öngörüydü elbette. Hayal ediyordum, kafamda canlandırıyordum. Bugün geldiğimiz noktada da yanılmadığımı görmek beni ayrıca mutlu ediyor. 

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Başarınızın sırrını nasıl  açıklıyorsunuz ?

UFUK SARICA: Bunun öyle evde hazırlanmış bir karışımı, formülü yok aslında. Bir şeye inanmak, onu hayal etmek, kafanızda canlandırmak ve daha sonra bu uğurda çok çalışmak. Aynı zamanda da doğru ekipleri kurmak gerekiyor. Bizim burada şube, oyuncu ve teknik kadro anlamında değişken sezonlarımız oldu. Ben bu işin en altından yetiştiğim için kafamdaki filim sahneleri, kareleri çok fazla. Bir ekibin önemini çok küçük yaşlarda öğrendim. O değerlerle de oyunculuk kısmında büyük başarılar elde ettim. Bunları da bugünkü hayata uygulamış olmam başarımızda ki en büyük sır.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Oyuncularınızla diyaloğu nasıl sağlıyor, onları nasıl motive ediyorsunuz ?

UFUK SARICA: Öncelikle ben kendim motive oluyorum. Motivasyonu kendinize kurguladığınız zaman oyunculara da bunu yansıtabiliyorsunuz. Başarıya giden yolu anlattığınız zaman bu iş oluyor. Ayrıca ben oyuncularıma karşı her zaman dürüst oldum. Onları dışarıda eleştireceğime aile içinde eleştirilerimi hep yüzlerine söylemişimdir. Çünkü buradaki beraberlik hepimizi başarıya götürecek bir beraberlik. Bu oluşumda da hep güzel günler yok. Sıkıntılı ve zorlu dönemler de var. Bunları oyunculara anlattığınız zaman, oyuncudaki o inancı sağladığınız zaman motivasyon sağlanıyor. Tabii ki burada benim oyunculuk tecrübem ve kariyerim de önemli. Biz böyle bir bağ kurduk. Bence bu bağda başarımızda ki en büyük etken.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Karşıyaka yabancı oyuncu seçme yönünde çok başarılı oluyor ve  gelen yabancılar burada yıldız oluyor. Bunu nasıl başarıyorsunuz ?

UFUK SARICA: Kendi teknik ekibimiz içinde tabii ki bu çalışmaları yapıyoruz. Oyuncu takibi, değerlendirmesi,  özellikle yaz aylarında kontrat zamanında araştırmaları yapıyoruz. Benden önce de buraya gelen bir sürü yabancı oyuncu çok iyi mesafe ve ilerleme kat ederek büyük takımlara gitti. Bu birazda şehrin ve taraftarın oluşuyla da alakalı. Şehir basketbol oynamaya, konsantre olmaya çok elverişli. Özellikle İstanbul ile karşılaştırdığınız zaman burada olaya odaklanmanız hem teknik adam için hem oyuncu için çok daha kolay. Taraftar kısmı da çok önemli tabii. Burada o coşkuyu veriyorlar. Oyuncular da burada daha iyi performanslar sergiliyor. Biz de son üç senede yabancı oyuncu konusunda iyi seçimler yaptık. Ama Karşıyaka da daha öncede bunlar olmuştu.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Eurochallenge kupasında final oynadık ve herkesin aklında sahaya atılan su şişesi kaldı. Sahanın içinden biri olarak o su şişesi atıldığında ki duygularınızı merak ediyoruz ?

UFUK SARICA: Aslında ben o su şişesi atılmadan önce taraftarımızın konsantrasyonunun dağıldığını hissettim. Çünkü farklı öndeydik ama  basketbol çok enteresan bir oyun. Periyodun son dakikasına kadar hiçbir zaman kapıyı kapatamazsınız. Su şişesi atılmadan önce,  bir anons yaptıralım, taraftar tekrar maça dönsün diye bir konuşma geçti aramızda. Ancak akabinde o olay gerçekleşti. Ben bu olayın da hiçbir zaman arkasına saklanmadım. Sonuçta bizim öyle bir dönemi, öyle bir günü geçirmemiz gerekiyordu. Ben o zaman şöyle bir konuşma yapmıştım. Bugün bu maçı kaybettik ama çok kısa dönemde biz bir kupa alacağız, buralara adayız demiştim. Bir sene sonra da Türkiye Kupasını kazandık.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Uğur getirdiği için maçlara mavi gömlekle çıktığınızı biliyoruz. Herhangi  bir toteminiz var mı ?

UFUK SARICA: Mavi gömlek fenomen oldu. O mavi gömlek çok ortaya çıktığı için onu söylüyorum. Üst üste 13 maçlık bir seri yakaladı. Mavi gömleği çerçeveletip asacağız. Başka totemlerim yok dersem yalan olur.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Şimdiki yabancılardan memnun musunuz. İleriki dönemler için elinizde tutmayı düşünüyor musunuz ?

UFUK SARICA: Memnunuz, bir sıkıntımız yok. Hepsi karakter olarak çok iyi insanlar. İkisiyle üç yıldır beraberiz. Kendi planlarımız çerçevesine elimizde tutmak istiyoruz. Sezon sonu ne getirir, ne götürür şimdiden konuşamıyorum.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Karşıyakalıların kafasındaki en büyük soru işareti biz Ufuk Hoca’yı elimizde tutabilecek miyiz ?

UFUK SARICA: Bulunduğum şehirden, çalıştığım ekipten, taraftarlarımızdan, kulübümden her şeyden çok memnunum. Burası ile ilgili hiç bir sıkıntım yok. Ancak ailem İstanbul’da yaşıyor. Üç senedir onlardan uzak kalmak tek sorunum. Geldiğim seneden beri bu soru hep dile getiriliyor. Ben de hiçbir zaman bir işi yarı yolda bırakmam ki burada da bırakmadım zaten. Bu sezona başlarken daha değişik teklifler aldım. O teklifler daha farklı olmasına rağmen Karşıyaka’yı her zaman en önde tuttum ve burada yoluma devam ettim. Gelecek sezon ile ilgili opsiyonu açık olmak kaydı ile bir kontratım var. Ama profesyonel hayatta ne olur bilmiyorum. Beraberlikler olur, yollar ayrılır. Ben de bu beraberliğin daha da uzun devam etmesini istiyorum. Bunun için de rakam söylemeye gerek yok. Biz artık geldiğimiz noktada Eurolig seviyelerini konuşuyoruz. Üç senedir hep üzerine koyarak gidiyoruz. Daha da gidecek yolumuz var. Burası bir basketbol kenti ayrıca da semti. Semt olayı hem insanlara çok samimi geliyor hem de iyi bir sponsorlukla beraber Avrupa da bunun güzel örnekleri var. Bu çıkışın  devamının sağlanması lazım. Ben bunun peşindeyim. Biz çok başarılı olduk deyip ben de çok rahat hayatıma devam edebilirim ama benim öyle bir tarzım yok. Ne zaman bu işlerden hevesim geçer,  ne zaman kazanma hırsını kaybedersin o zaman belki biraz daha boşa alabilirsin. Ama ben boşa alacak tarzda bir insan değilim. Hedefleri yükselttiğimiz, o imkanları sağladığımız takdirde ben kalırım niye kalmayım. Ama sağlayamazsak da niye kalayım ?

 

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Hedefleri yükseltmemiz için sponsorumuz Pınar’ın da bütçeyi yükseltmesi gerekiyor mu ?

UFUK SARICA: Karşıyaka’da çok değerli bir sponsor var. Ülkede her kesin sahip olamadığı ama bazılarının da daha fazla sahip olduğu bir sponsorumuz var. Pınar çok önemli bir isim ve uzun süreli bir birliktelik var. Bundan önceki dönemlerde de biraz da gönül bağı ile önemli katkıları olmuş. Basketbolu İzmir’de ben ve ekibim son üç senede bulmadık. Ama biz alınan başarılı sonuçlar bazında biraz daha ileriye gittik. İstikrarı yakaladık ve başarı getirdik. Bu bağlamda artık Pınar’a dönüşler de daha fazla olmaya başladı. Belki dört beş sene önce Pınar’ın bu sponsorluktan kendine aldığı verim çok daha düşüktü. Son iki seneye baktığınız zaman televizyonlarda yayınlanan maç sayımız, Avrupa’da ki Pınar ismi, insanların gösterdiği saygı ve sevgi çok daha farklı konuma gelmiş durumda. Bu aşamaya gelindiği noktada da bence her iki tarafın bunu değerlendirip Pınarın da bütçeyi daha yukarılara, daha hedef büyüterek çekmesi gerektiğini düşünüyorum. Zaten onların da çekeceğini düşünüyorum. Çünkü bunun bir geri dönüşümü var. Spor özellikle basketbol Pınar ürünleri ile birlikte çok güzel bir ikili oluşturuyor. Bunlar yapılmayacak şeyler de değil. Bir anda acayip rakamları da telaffuz edelim demiyorum. Ama bir buçuk tık daha yukarı çıktığınız zaman takımın da bence olgusu yükselecek, misyonumuz da yükselecek. Hepsini hep beraber yukarıya çekeceğiz. Olmayacak işler değil. Kısaca özetlemem gerekirse Pınar’ın da bütçeyi tekrar değerlendirmesi lazım.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: KSK Arena artık Karşıyakalılara dar gelmeye başladı. Bazı maçlarda Halkapınar opsiyonu değerlendirilebilir mi ?

UFUK SARICA: Arena’nın kapasitesinin yetmediği doğru ama belli maçlarda yetmiyor. Diğer maçlarda Arena’yı doldurmak  için de bizim istikrarımızı daha fazla sağlamamız lazım. Buradaki lig maçlarında zaman zaman maç seçiyoruz, seçmememiz lazım. Elbette haftada iki üç maç oynandığı zaman taraftarların da işi kolay değil. Bir taraftan futbol maçı da oluyor. Bence kombine sayısını arttırmakta fayda var. Kombineleri sezon başında aldığınız zaman izlediğiniz maç sayısı oldukça fazla oluyor. Arena ile ilgili böyle bir değerlendirmede bulunabilirim. Halkapınar’a sıcak değilim. Oradaki salon daha büyük ama bence bu sıcaklığı orada yakalayamayız. Burada kendi sahamızda yakaladığımız avantajı orada sağlayamayız. Orası soğuk bir salon. Tribünler sahaya biraz daha uzak. En önemlisi de semtin içinde değil. Bence olmaz. Eurochallenge finali ile ilgili de öyle bir düşünce gündeme gelmişti. Teknik açıdan da değerlendirdiğimiz zaman ben istememiştim.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Milli takımda Ergin Ataman’ın yardımcılığını yaptınız. Ufuk Sarıca’yı bir gün milli takımın başında görebilecek miyiz ?

UFUK SARICA: Milli takım herkesin hayalindeki üst noktadır. Basketbol oynarken iki yüzün üzerinde milli oldum ve o formayı taşıdım. Çok gururlu bir hadise. Buraya gelirken de milli takımdan yardımcı koçluk teklifi almıştım ama buradaki ilk senem olduğu için teklifi kabul etmedim. Geçen sene federasyon başkanımız oradaki göreve layık görünce ve Ergin Ataman’ın da ısrarıyla görevi kabul ettim. Özellikle geçen sene sıkıntılı bir dönemden geçtik. Zor bir görev. İki takımı birden idare etmek çok kolay değil. Ama tabii ki çok gururlu, onurlu bir hadise. Elbette bir gün A milli takım Baş Antrenörü olmak benim de hedeflerim arasında var. Umarım o günleri de görürüm.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Karşıyakalı taraftarlar çok sevdikleri Mor Park’a sizin isminizi vermek istiyorlar. Taraftarlarımızdan böyle bir istek gelmesini nasıl değerlendiriyorsunuz ?

UFUK SARICA: Şuanda bunu tebessüm ederek söylüyorum tabii ki beni çok mutlu etti. Biliyorsunuz bizim ülkemizde genelde insanlar göçüp gittikten sonra bu tip yerlere ismi veriliyor. Ben yaşarken taraftarın böyle bir şeyi gündeme getirmesinden gurur duydum. Kısa dönemde bu kadar sevilmem, parkın ismine layık görülmek benim için gurur verici bir hadise. Ben de bu taraftarı çok seviyorum. Aramızda çok iyi bir sinerji var. Benim için çok mutluluk verici bir olay.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Gerek sporcu gerek Baş Antrenörlük döneminizde Karşıyaka’da iken hiç “keşke” dediğiniz oldu mu ?

UFUK SARICA: Keşkelere çok takılan biri değilim. Bizim hayat tempomuzda takımıma da hep bunu söylüyorum Cumartesi - Çarşamba maç oynuyoruz. Çok keşkelerle değil de yarın keşke demeyelim diye, yarın ne yapabiliriz diye yeni bir güne başlamak benim biraz daha bakış açıma uygun olan bir felsefe.  Mutlaka demişimdir, demedim dersem yalan olur ama üstünde duracağım, anlatacağım aklıma gelen bir şey yok.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Hiç şüphesiz ki bütün oyuncular sizin için değerlidir. Ama öğrencilerinizden sizi ayrı etkileyen bir oyuncunuz var mı ?

UFUK SARICA: Benim için tabii ki de bütün oyuncularım çok değerli. Hepsine çok güveniyorum. Güvenmesem zaten burada olmazlar. Ama tabii ki dönem dönem başrol oyuncuları farklılaşıyor. Boby ve Diebler ile üç senedir beraberim. Takımın point guardları olduğu için direksiyondaki isimler. İkisine de çok güveniyorum.  Geçen sene Esteban Batista çok yönlü bir oyuncuydu. Bence Karşıyaka’ya gelmiş büyük bir transferdi. Benim hatırladığım kadarıyla da bu kadar kariyerli bir oyuncu Karşıyaka’ya daha önce gelmemişti. Biz Esteban’ı çok da uygun bir şekilde getirmiştik. Takıma da çok büyük katkı yaptı. O da özel bir oyuncuydu. Ama belirttiğim gibi benim için her oyuncum özel.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Hocam sizce Karşıyaka beş numara eksikliği yaşıyor mu ?

UFUK SARICA: Geldiğimiz noktaya baktığımız zaman yaşamadık diyebiliriz. Takımın sistemini ona göre oturttuk. Ama sezonun başında Esteban’ı elimizde tutabilseydik bu kadro ile çok daha farklı yerlerde olurduk. Bunu da söylemezsem samimi olmam.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Sizce Karşıyaka’nın son setlerde hücum şansızlığı var mı ?

UFUK SARICA: Bir sürü maçta biz bunu yaşadık ama son saniye basketi ile kazandığımız maçlar da oldu. Bu işler ama her zaman çizildiği gibi, hazırlandığı gibi olmuyor. Son saniyelerde insanlar dışarıdan mola alındığında harfiyen söyledikleriniz olacakmış gibi düşünüyor ama bu bilgisayar programı değil. Her an bir şey değişebiliyor. Bazen çizdiğiniz bir yer değil de onun gelişiminde başka bir yerden sayı bulabiliyorsunuz. Bazen de çizdiğiniz yerden bulamıyorsunuz. Bunlar biraz da son top şansı ile alakalı.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Eurocup da çeyrek final oynadık. Bu sene için final uzak mıydı ?

UFUK SARICA: Aslında baktığınız zaman iki tur daha geçseydik finale gidiyorduk.  Geldiğimiz nokta da final çok uzak değildi. Ama ben bunu maçtan sonra da söyledim. Bize biraz bol gelirdi. Bugün yarı final de oynayabilirdik. Dört sayı ile öne de geçtik. İki tane topu değiştirebilsek çok daha farklı olacaktı. Bizi maksimumlarda çalışan bir araba gibi düşünün. Sezon başından beri hep o şekilde gidiyoruz. Maksimumları her zaman zorladık. Hep yüksek devirde çalıştık. Gelebildiğimiz nokta da buydu. Ben o anlamda söyledim. Geçen sene de 32’de stop ettik. Bu sene 16 üzerine 8 demek ki epey bir aşama kat etmişiz. Takım kadromuzu daha yukarılara taşımışız. Demek ki bir gelişim gösteriyoruz. Seneye veya iki sene içerisinde konuştuğumuz final, şampiyonluk veya Euroleague yüzde yüz olacaktır.  

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Karşıyaka ile gördüğünüz en üst hedef hangisi ?

UFUK SARICA: Şuan için Euroleague. Bizim şuana kadar Euroleague’de oynayan iki tane A lisanslı takımımız var bunlardan biri de Pınar Karşıyaka olacaksa epey bir uç hedefe ulaşmış olacağız. Ondan sonra oralarda o tecrübe ile daha büyük hedeflere yelken açacağız. Hayaller de bitmez hedefler de bitmez.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Basketbol yönetiminin federasyon üzerindeki etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz. Sizce lobi eksikliği var mı ?

UFUK SARICA: Açıkça konuşmak gerekirse düzen böyle. Sadece haftada üç maçı biz oynamıyoruz. Euroleague’de olsak onun programı daha da yoğun. Eurochallenge belki biraz daha geç başlıyor, belki takımlar daha yumuşak. Eurocup biraz daha kuvvetli. Bir sürü takım haftada üç maç olayını yaşıyor. Biz İstanbul’da Fenerbahçe Ülker maçında çok sıkıştık. Onu değiştirebilirdik ama onlar da Moskova’dan geliyorlardı. Onlar da kendi açısından haklılar. Biz de kendi açımızdan haklıyız. Belki maç ileri bir tarihe ertelenebilirdi orda da düzenler değişiyor. Buralarda çok değiştirilecek bir şeyler yok. Genel anlamda Eurocup’a baktığınız zaman belki lobi anlamında orada tecrübesiz olduğumuzu söyleyebiliriz. Bu da gayet doğal. Ben bunu şöyle açıklıyorum. Bizim Eurocup’ta ki ikinci senemiz. Kulübü de tanımayanlar var. Daha yeni yeni tanıyanlar var. Dolayısıyla sen Ritas ile oynarken, Gran Canaria ile oynarken oradaki organizasyondaki şeyler daha fazla rakibe kayıyor. Bu da gayet normal. Senin o arenadaki tecrüben çok daha yeni. Bu zamanla, istikrarla, her sene oynaya oynaya gelişecektir. Bu sene bize büyük methiyeler dizdiler. Burada hakemler maç yönetmekten zevk alıyor. Çünkü taraftar var, coşku var, salon güzel, burada iyi ağırlanıyorlar. Bunlar dışarıda da bizim kulübümüzle ilgili, organizasyonumuzla ilgili artıları yükseltiyor. Türkiye’de ki hadise de böyle. Bugün Pınar Karşıyaka çok daha fazla saygı duyulan, dikkate alınan, sempati duyulan bir takım oldu. Bu da son iki üç senede gelen başarılarla oldu.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Ufuk Sarıca nasıl bir lider. Sinirli misiniz ?

UFUK SARICA: Sinirim hiç yoktur diyemem ama çok çabuk onu yenerim. Bazen de şartlar gereği kullanırım. Oyuncularım zaman zaman sinirli olduğumu düşünürler ama aynı zamanda ben onların arkadaşıyım. İstedikleri zaman gelip benimle konuşabilirler. Saha dışında onların  esprilerine katılırım ama saha içindeki ciddiyet çok farklı bir şey. O ciddiyeti, o disiplini sağlamadan başarıya gitmek çok kolay değil.  Saha içinde tahammül edip sınırsız krediler verdiğim şeyler vardır. Bunun yanında hiç tahammül edemediğim şeyler de vardır. Akıllı bir oyuncunun bunları anlaması lazım. Ama benim de her şeyimi çözemezler. Çözdüklerinde zaten dengeler değişir. Biraz oralarda değişkenlikler var.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Karşıyaka ile ilgili hiç unutamadığınız bir anınızı paylaşır mısınız ?

UFUK SARICA: Ben Harun Erdenay ile birlikte Ülker’de oynarken Karşıyaka deplasmanına gelmiştik. Maç İzmir Atatürk Spor Salonu’nda  idi. Karşıyaka’nın da iyi olduğu bir dönem. Maç oynanıyor. Biz Harun ile benchte oturuyoruz.  Arkadan şöyle bir ses yükseldi; “Bak Haruncuğum şimdi sana saçların için tedavi yöntemini vereceğim. Alacaksın iki yumurtayı kıracaksın içine saç çıkaran bilmem ne otu koyacaksın” Arkadan bir taraftar bu şekilde tarife başladı. Biz de o sırada yeniliyoruz. Maçın da sonu geliyor artık belli ki maçı çeviremeyeceğiz. Ben başladım gülmeye. O sırada antrenör de Çetin ağabey idi. Bana ters ters baktı “Niye gülüyorsun?” diye. “Hocam sonra anlatırım” dedim. Harun’a çok doğal olarak kelliği ile ilgili taraftarımız saç çıkartıcı bir ilaç yapmaya çalışmıştı. Onu hiç unutmuyorum. Benim için güzel bir hatıraydı.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Karşıyakalı taraftarlara mesajınız ?

UFUK SARICA: Burada karşılıklı bir sevgi,  saygı var. Ben ilk günden beri söylüyorum sahadaki ve saha dışındaki takım arasındaki sinerji, birlik, beraberlik olduğu sürece çok daha büyük hedeflere, büyük ufuklara yol alabiliriz. Bu işler ekip işidir. Ekibin tabii ki çekirdek parçası vardır, daha büyüyen halkası vardır. Genel halkaya baktığınız zaman sporcusundan, teknik ekibinden, malzemecisinden idarecisine kadar bir sürü parça vardır ama taraftar da önemli bir faktördür. Bu önemli faktör de herkes de yoktur. Bu bizde var. Bunun devamlılığını sağlamak lazım. Artık kupalarla, finallerle anılan bir takımımız var. Atmosfer yaratacak organizasyonlarımızı daha da arttırmamız lazım. Burada bir iki maçta çok güzel organizasyonlar yapıldı. Herkes bizden bahsetti.  Bu tip maçların sayısını fazlalaştırmamız lazım. Bu beraberlik devam ettiği sürece bence ileride çok daha güzel günler var.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Son olarak saha içinde duymaktan en keyif aldığınız tezahürat hangisi?

UFUK SARICA: Yıl1912.. Onu ben çok seviyorum.

yesilkirmizi.net/özel

Haberin Videosu
 
Anahtar Kelimeler:Karşıyaka, basketbol, şubesine, tarihinin, büyük, başarılarını, kazandıran, Baş, ,
Kaynak / Editör: Okunma Sayısı: 5791

 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer ROPORTAJLAR Haberleri
MUTLU ALTUĞ: HER YİĞİDİN YOĞURT YİYİŞİ FARKLIDIR
AİLESİNİN AĞZINDAN GODE CENGİZ EFSANESİ
RIDVAN DİLMEN: BEN KARŞIYAKALIYIM

RIDVAN DİLMEN: BEN KARŞIYAKALIYIM
KARŞIYAKA'YI AYAĞA KALDIRAN ADAM
BİLAL ŞAR: GELECEĞİMİZ EMİN ELLERDE
KSK'DE UMUT'LAR TÜKENMEZ
KSK'NİN NE OLDUĞUNU HERKES BİLİYOR
Diğer Başlıklar

UYUŞMAZLIK ÇÖZÜM KURULUNDAN MÜJDE
SEZONA HAZIR GİRECEĞİZ
İSTEDİĞİMİZ SEVİYEYE HENÜZ GELMEDİK
KIZLAR GÜÇ DEPOLUYOR
KAF - KAF MENEMEN'E MAĞLUP OLDU
FORMA REKLAMI ENGELE TAKILDI
KARŞIYAKA STADI 9 EYLÜL'E YETİŞMEDİ
RAKİP MENEMEN
KARŞIYAKA ZİNCİR KIRACAK
BAŞKA TRANSFER DÜŞÜNMÜYORUZ
REKLAMLAR




Yazarlar
Barış TEZER
GALİPTİR BU YOLDA MAĞLUP
Voleybolda bir sezonu daha noktaladık. Bursalı değ...
Deniz Gezginci
PORTATİF TRİBÜNLERİN SOĞUK DEMİRLERİNİ DE BİLİRİZ….
Başlıkta kısıtlı yerim olduğu için ç...
Çağatay SALTIK
ELVEDA HAYALPEREST ADAM
2012 de kesişti yollarımız hayalperest adamla, o y...
Hakan GÜRAY
MENTAL TÜKENİŞ
Başlangıç çok yanlıştı, süreci ...
Yücel ÇAĞATAY
GELECEĞE UMUTLA BAKABİLMEK İÇİN
Sezon öncesi kurulan kadronun ne kadar yanlış...
Anket

Sizce Yalı'da ki alanın akibeti ne olur ?


  Çadır Kurulur547 Kişi (% 21 )
  Stat Yapılır1974 Kişi (% 78 )

Toplam 2521 Kişi

Röportajlar
HEDEF VARSA BENDE VARIM
YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Sizin oynadığınız zamanlardaki KSK ile şimdiki KSK arasında fark var mı ? UFUK SARICA: Elbette var. Öncelikle semt çok değiş...
»
»
»
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(1150 Online) 0,16ms