Bugün - 24 Temmuz 2017 Pazartesi
 
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Yeni Üye
FUTBOL BASKETBOL VOLEYBOL ALTYAPI ANILAR ROPORTAJLAR GÖRÜNTÜLÜ HABER MAÇ ÖZETİ GENEL HABER KÖŞE YAZILARI DUYURULAR Diğer »
Haber Detayları

AİLESİNİN AĞZINDAN GODE CENGİZ EFSANESİ

Karşıyaka Spor Kulübü’nde efsane futbolcu deyince hiç şüphesiz ki ilk akla gelen isim Cengiz Kocatoros nam-ı diğer “GODE CENGİZ” dir. GODE demek “İRİ, ULU” demek. GODE demek o iri cüssenin içerisinde yumuşacık bir kalp taşıyor olmak demek. GODE demek cebindekini olmayanla paylaşmak demek, GODE demek hayatını Karşıyaka’ya adamak demek. GODE demek efsane demek. KSK’nin unutulmaz efsanesi Gode Cengiz hakkında bir çok yazı yazıldı. Adına “Bir Karşıyaka Efsanesi” adı altında kitap basıldı. Ama Gode Cengiz’in bilinmeyen yönlerini ilk kez eşi Zerrin Kocatoros ve kızı Gamze Kocatoros Kalbi Yeşil Kırmızı Atanların Sitesi’ne anlattı. Tarih kitaplarında bulamayacağınız bilgiler ve anılarla dolu bu keyifli röportaja haberin devamından ulaşabilirsiniz.

ROPORTAJLAR Haberi - 21 Haziran 2016 Salı - 10:44
Resmi büyütmek için üzerini tıklayın...

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Gode Cengiz nasıl biriydi ?

ZERRİN KOCATOROS: Çok iyi bir insandı. Fedakar, yufka yürekli,  yumuşak huylu, kimseyi kırmayan biriydi.  Gode demek “İri, ulu” demek.  Cüssesi iriydi ama o iri cüssenin içinde çok yumuşacık bir kalp taşıyordu.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Gode Cengiz ile tanışmanız nasıl oldu ?

ZERRİN KOCATOROS:  Karşıyaka Tenis Kulübü’nün orada tanıştık. Benim tenis oynayan arkadaşlarım vardı onların yanına Karşıyaka Tenis Kulübü’ne gitmiştim. Karşıyaka futbol takımının  da o sırada antrenmanı vardı. İlk defa orada tanıştık, arkadaş olduk.
Benim kırmızı bir bisikletim vardı. Ankara’dan yeni gelmiştik. O zamanlar bisikletlerde de plaka vardı. Benim bisikletimin arkasında Ankara’dan geldiğimiz için ANK yazıyordu. Bana “Ankaralı” diye laf atıyordu. Çamlık Caddesi o zamanlar aşıklar yoluydu. Orada bisikletimin arkasına bindirip gezdirirdim. Daha sonra onun da bisikleti vardı. Birlikte geziyorduk. İyi arkadaştık. Daha sonra askere gidip geldi. Bizim işler daha da ciddileşti ve evlendik.

 



YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Evlilik teklifini ne zaman ve nasıl almıştınız ?

ZERRİN KOCATOROS: Bir Cumartesi günü okuldan çıkmıştım. O zamanlar Cumartesi günleri okullar yarım gündü.  Ben de ortaokuldaydım. O gün de ortaokulu bitirme sınavları vardı. Çanta taşımazdım kitaplar elimdeydi. Karşıyaka İskelesi’nin önünden otobüse binmek için otobüs duraklarının oraya doğru yürüyordum. Cengiz karşıma dikildi ve bir anda  “Annen geliyor” dedi. Ben de “Eyvah ben ne yapayım şimdi” dedim. Tabii o zaman Karşıyaka bu kadar büyük değildi. Herkes birbirini tanıyordu.  İskelenin yanında kayık vardı beni kayığa bindirdi. Buraya saklan dedi.  Meğer annem falan da gelmiyormuş. Kayığa o da bindi. Kürekleri çekmeye başladı ve biz denizin ortasına açıldık. Vapurlar da yanımızdan geçiyor. Bir anda denize atladı. Atlamasıyla kayık iyice sallanmaya başladı. Çok korkmuştum. “Benimle evlenecek misin, evlenmeyecek misin?” diye sordu. Ben de   “Evleneceğim” diye cevap verince tekrar kayığa bindi ve yeniden kenara yanaştık. O zamanlar ben çok gençtim. Evleneceğim diye konuşmuyordum. Ama bir gerçek de vardı ki Gode Cengiz çok yakışıklıydı. Hatta Alsancak’ta ki kızlar hep odalarının duvarlarına  fotoğraflarını yapıştırıyordu. İtiraf etmeliyim ki benim de odamın duvarlarında tavana kadar  fotoğrafları vardı.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Gode Cengiz’den önce sizin KSK ile ilginiz var mıydı ?

ZERRİN KOCATOROS:  Hiç yoktu. Gode Cengiz bana sporcu olduğunu söylemişti ki bende onu ilk defa antrenmanda hazırlık maçı yaparken görmüştüm. Kulübün arkasına gidiyordum. Orada görüşüyorduk. KSK ile tanışmam öyle olmuştu.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Gode Cengiz’in daha sonra çok ünlü bir futbolcu olacağını hissediyor muydunuz ?

ZERRİN KOCATOROS:
 Ben o zamanlar 15 yaşındaydım ve çok küçüktüm. Ortaokuldaydım. Gode Cengiz uzun boylu,  yakışıklı bir futbolcuydu. Her gün gazete de fotoğrafları çıkıyordu. Eve gazete geldiğinde ilk olarak  arkasına bakardım.  Acaba o gün gazetede Gode Cengiz’in fotoğrafı var mı, maç oynamış mı, oynadıysa kaç yıldız almış ? Onları takip etmeye başlamıştım. Daha sonra birkaç maça gittim. O zamanlar Karşıyaka galip geldiğinde vapur düdüğünü öttüre öttüre gelirdi. Biz de sahile çıkar beklerdik. Ama daha o zamanlardan çok iyi bir futbolcu olacağı belliydi. Çünkü bütün ilgi onun üzerindeydi.    

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Gode Cengiz Karşıyaka ile yatıp Karşıyaka ile kalkan biriydi. Evi ihmal ettiği olmuyor muydu ?

ZERRİN KOCATOROS:  Olmazdı. Biz eşimin futbol hayatı dışında hep onunla beraberdik. Bizi hiç ihmal etmedi.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Peki nasıl bir eşti ?

ZERRİN KOCATOROS:  Evde hiçbir zaman sıkıntı yaratmazdı. Ben de çalıştığım için bazen evde yemek olmazdı o zaman bile huysuzluk yapmaz “dışarıda yiyelim” derdi. Çoluk, çocuk dışarı giderdik. Hiç yemek ayırt etmezdi. Seçici değildi. Mükemmel bir eşti.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Gode Cengiz nasıl bir babaydı ?

GAMZE KOCATOROS:  Babamı çok erken kaybettiğimiz için maalesef kendisiyle çok fazla anımız olmadı. Futbolcu olduğu için de kendisi genelde dışarıdaydı. O nedenle çok fazla vakit geçiremedik. Ama tabii ki de bir kızın babaya düşkünlüğü daha fazladır ve babam da benim için çok özeldi. O nedenle Gode Cengiz’in bende ayrı bir yeri vardır. Bir baba olarak tabii ki de çok iyi bir insan, çok iyi bir babaydı. Allah rahmet eylesin çok güzel bir insandı. Keşke daha fazla yaşasaydı. Gode Cengiz bizim her gün evimizde, dilimizde. Bizimle birlikte yaşıyor. Ben hala annemlerden, babamın arkadaşlarından, kitaplardan babamın bilmediğim yönlerini öğreniyorum bu da benim çok hoşuma gidiyor.  

 

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Gode Cengiz nelerden çok hoşlanırdı?

ZERRİN KOCATOROS:  Yemeyi, içmeyi, yedirmeyi çok severdi. Herkesin gönlünü yapmak isterdi. Mesela siz gidip de “Cengiz amca ben Foça’yı  görmedim” deseydiniz alır sizi Foça’ya götürür orayı gezdirirdi. Yedirir, içirir öyle gönderirdi. Çok yardımsever bir insandı. Ben eşimi çok seviyordum. Çok erken kaybettim. Vefat ettiğinde ben 37 yaşındaydım.

 

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Cengiz Kocatoros’un kızı olmak, Kocatoros soyadını taşımak sizin hayatınıza nasıl etkiledi ?

GAMZE KOCATOROS:  Benim için her zaman artıydı. Evlenmiş olmama rağmen hala Kocatoros soyadımı kullanıyorum ve bundan gurur duyuyorum. Sağ olsun eşim de hiçbir zaman buna itiraz etmedi. O da bundan çok memnun. Çünkü Gode Cengiz’in soyadını taşımak başka bir şey. Bir yere gittiğim zaman Kocatoros soyadını görenlerin “Gode Cengiz’in nesi oluyorsunuz?” sorusunu duymak bambaşka bir duygu. Çok da keyifle taşıyorum bu soyadı. Hep de taşıyacağım.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: “Gode” lakabı nerden gelmiş ?

ZERRİN KOCATOROS:  Bir gün arkadaşlarıyla birlikte “Sefiller” adlı bir filme gitmişler.  O filimde “Mösyö Gode” adında fakir, fukaraya yardım eden bir asilzade varmış. Gode Cengiz’de cebindekini hep olmayanla paylaştığı için arkadaşları orada kendisine “Gode” lakabını takmışlar. O zamanlar da “Gode Cengiz”  denilince herkes saygı ve sevgi duyardı.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Futbolculuk zamanında da çok ünlü müydü ?

ZERRİN KOCATOROS:  Her yerde bir tanıdığı vardı. Şehir dışına çıktığımızda muhakkak tanırlardı. İnsanları kıramazdı o nedenle hiç yalnız gezmezdi. Hep çevresinde birileri olurdu. Sofrası da gönlü de herkese açıktı. Arkadaşlarını yanından ayırmazdı.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Evde ki Gode Cengiz nasıldı. Maçlara çıkmadan önce nasıl hazırlanırdı,  heyecanlanır mıydı ?

ZERRİN KOCATOROS:  Maçları bana anlatırdı ama fazla derine inmezdi. Futbol hayatını eve yansıtmazdı. Evde pek futbol konuşmazdık. Ama arkadaşları ile hep Karşıyaka konuşurdu.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Gode Cengiz’in en çok vakit geçirmeyi sevdiği arkadaşları kimlerdi ?

ZERRİN KOCATOROS:  Erol Baş, Ekrem Güçsav, İlyas Sazalan, Küçük Cihan, Hüseyin Hamamcı, Ahmet Tuna, Serdar Zenger, Zafer Bilgetay, Erkan Velioğlu. Devamlı birliktelerdi. Eve gelip kulüple ilgili konuşurlardı. Şakalaşırlardı. Hepsi genç tanınmış futbolculardı. Ben onlara yemek hazırlardım.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Gode Cengiz’in kavgacı yanı var mıydı ?

ZERRİN KOCATOROS:  Vardı. Kavgayı severdi. Çabuk parlardı ama sonra mutlaka barışırdı. Kimseyle küs kalmazdı. Yufka yürekliydi. Kavgayı da gösteri gibi yapardı. Haksızlığa hiç tahammül edemezdi.  Ama evliliğim sürecinde evde bir gün olsun sesini yükselttiğini, kavga ettiğini görmedim. Onun bütün kavgası Karşıyaka için idi.

GAMZE KOCATOROS:  Babamın bize kızdığını hiç hatırlamıyorum.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Karşıyaka bir yere gittiği zaman o zamanlar Karşıyaka geldi demezler, Gode Cengiz geldi derlermiş doğru mu ?

ZERRİN KOCATOROS:  Evet. O günlerde organizasyonları Gode Cengiz yapardı. Karşıyaka’yı gördüklerinde ilk sordukları soru “Gode nerede?” olurmuş. Biz de şuan bir yere gittiğimizde Karşıyaka’dan geldik dediğimizde “Orada efsane bir Gode Cengiz var” derler.  Resmi yerlerde soyadımızı gördüklerinde ilk sordukları soru “Gode Cengiz neyiniz oluyor?” Bu benim çok hoşuma gidiyor. Hatta bazen de çocuklara hediye almaya gittiğimde “Cengiz’in çocuğu mu sizden para almayalım bizim ikramımız olsun” diyorlardı o zaman da mahcup oluyordum.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Babanız ile ilgili unutamadığınız bir anınız var mı ?

GAMZE KOCATOROS:  Babam beni küçükken hep kamplara götürürdü. Futbolcu ağabeylerle birlikte vakit geçiriyorduk. Küçük yaşta Karşıyaka’nın maçlarına  gitmek benim için bam başka bir duyguydu. Hatta hiç unutmuyorum babamlar bir gün tekne ile futbolcu kaçırmışlardı. Bizi de yan teknedeydik. O zamanlar Çeşme Aya Yorgi’de hiç tesis yoktu. Yüksel ile Erhan’ı kaçırıp transfer görüşmelerini teknede yapmışlardı. Biz de yan teknede üç gün kalmıştık.  

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: KSK’ye hiç kırıldığı olmuş muydu ?

ZERRİN KOCATOROS:  Evet bir dönem KSK ile ters düşmüştü. Kulübe de biraz kırgınlık yaşadı diye biliyorum. O süreçte Altınordu’ya transfer oldu ve orada iki sezon oynadı. Dediğim gibi kimseyle kırgın kalamazdı. Önce parlar sonra siniri geçerdi. Çok sevdiği Karşıyaka’sına da kırgın kalamamıştı. Daha sonra tekrardan yuvasına döndü.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Gode Cengiz milli formayı da gururla taşıdı değil mi ?

ZERRİN KOCATOROS:  Genç milli takımda ve Ordu Milli takımında oynadı. Milli takımla birlikte bir çok kez yurtdışına gitti. Hatta Ordu Milli takımındayken  Manisa’da  kamp yapmışlardı. Hiç unutmuyorum  arkadaşları ile birlikte Karşıyaka’ya gelirlerdi. Baba Sabri onları yedirir içirir evinde ağırlardı.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Çok iyi bir futbolcu olmasının nedeni neydi ?

ZERRİN KOCATOROS:  Futbol konusunda çok hırslıydı. Ama para konusunda hiç hırsları yoktu. Cebinde ne varsa dağıtırdı. Yemeyi,  içmeyi,  eğlenmeyi severdi. İyi ki de öyle yapmış çünkü hayat onun için çok kısa oldu.  Çok genç yaşta (41 yaşında)  aramızdan ayrıldı. Ben şuan hala öldüğüne inanamıyorum. Her zaman kampta, maçta, dışarıda olduğu için bir gün yine gelecek gibi hissediyorum.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Gode Cengiz o zamanlarda çok ilgi görüyor muydu ?

ZERRİN KOCATOROS:  Eğer o haftaki maçı kazandılarsa herkes kapılarda karşılıyordu. Çarşı’da gururla yürürdü. Ama o hafta yenildilerse evden dışarı çıkmazdı. Bütün gün evde gazete okurdu. Çarşı esnafının tümü Gode’yi  tanırdı zaten. Çarşı’dan geçtiğinde herkes laf atardı. Esnafla  şakalaşırlardı. İlgi hep onun üzerindeydi. Bu ilgi benim de çok hoşuma giderdi.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Vefat ettiği günü anlatır mısınız ?

ZERRİN KOCATOROS:  Bayram tatili için Bodruma mı yoksa Çeşme’ye mi gidelim derken Çeşme’ye gitmeye karar verdik. Zaten ailesi Alaçatılı idi. Ben de arefe günü bankada yarım gün çalışmıştım. Çeşme’de  Milli takım antrenörü Candan Tarhan hoca vardı. Gece onlarla beraberdik. Cengiz içki içtiği için öldü demişlerdi ama o gece biz bayanlar şarap içtik erkekler alkol almamışlardı. Ertesi gün sabah çocuklarla denize gitti. Oğlum Tayfun koşarak geldi “Anne babam denizde düştü” dedi. Düşüp de kafasını bir yere vurmuş da değil çünkü orada kayalık da yoktu. Tansiyonu çıkmış, başı dönmüş ve bir karış suda düşmüş. Eve geldiğinde  başının döndüğünü ve düştüğünü söyledi. Normalde ilaç alıyordu ama o gün ilaçlarını almamış. Biraz uzan dedim ve uzandı. Daha sonra sitede ki genç çocuklarla kendi aralarında maç yaptılar. O gün öyle geçti. Ertesi gün sabah kusmaya başladı. Sitede kimseler yoktu çünkü yaz başıydı. Tarihler 21 Haziran’ı gösteriyordu.  Bir gün önce top oynadığı gençlerden biri doktordu. “Hemen hastaneye kaldıralım” dedi. O zamanlar Çeşme’de de hiçbir hastane yoktu. Bir tek Sağlık Ocağı vardı o da bayram sabahı olduğu için kapalıydı. Ambulans geldi. Candan ağabeyler başka bir sitede oturdukları için o an onlara da ulaşamadık çünkü şimdiki gibi cep telefonları  yoktu. Hemen bir sağlık memuru geldi. İğne yapıldı. O anda felç geçirmiş. Çocuklarla birlikte hastaneye giderken yolda ambulans bozuldu. Bunu da birebir ben yaşadığım için benden başka kimse bilmez. Urla Hastanesi’ne gittik oradan da hemen Ege Üniversitesi Hastanesi’ne götürün dediler. Hastaneye götürdükten sekiz saat sonra kaybettik. Ölümünde ihmal diye bir şey yoktu çünkü maalesef o noktada yapılacak bir şey yoktu. Kulübü aradım o zamanlar kulüp müdürü Tuncay Bey vardı. Kulüpten hastaneye geldiler. Biz eve geldiğimizde ne olduğunu anlamamıştık. Öldüğüne hala inanamıyorduk.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Gode Cengiz’in cenazesi de herkese nasip olmayacak türdenmiş doğru mu ?

ZERRİN KOCATOROS:  Bayram günü olduğu için cenaze işlemlerini o gün yaptıramadık. Cuma günü vefat etti Pazartesi günü defnedildi. Yurt dışından da gelenler olduğu için Pazartesi gününü bekledik. İnsanlar bayram tatilini bırakıp gelmişlerdi.  Cenazesi çok kalabalık oldu. Öyle bir kalabalıktı ki tabutunu Soğukkuyu Mezarlığı’na cenaze arabası götüremedi. Tabut elden ele havada gitti. O güne kadar öyle bir cenaze bende görmemiştim. İnsanlar yarı beline kadar pencerelerden sarkıp cenazeyi izliyordu.  Karşıyaka’da daha önce öyle bir cenaze kimse de görmemiştir herhalde. Yollar kapandı, arabalar kilitlendi. İnsanlar arabalarını yolun kenarında bırakıp koşa koşa gitmişlerdi kabristana. Hatta  kabristanın duvarlarından atlayarak gelenler bile vardı. Türkiye’nin her yerinde cenazeye gelen oldu.

GAMZE KOCATOROS:  Çocuktum. Etkilenmeyim diye beni cenazeye götürmemişlerdi. Bu konuda hala çok kızgınım.  

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Eşinizi kaybettikten sonra sizin hayatınızda neler değişti ?

ZERRİN KOCATOROS: Ben bankada çalışıyordum. Allah razı olsun o zaman ki çalıştığım müdürüm beni hiç kısıtlamadı. “İstediğin zaman gel, istediğin zaman git” dedi. Arkadaşlarım da aynı şekilde çok destek oldular ama zor şartlarda çalıştım. Karşıyaka’ya hiç gitmek istemiyordum. Her gittiğimde aklıma Gode Cengiz geliyordu ama gitmek zorundaydım çünkü çalıştığım bankanın şubesi Çarşı’da idi.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Gode Cengiz’in tesislerine gittiğinizde, sokağında gezdiğinizde, heykelini gördüğünüzde neler hissediyorsunuz ?

ZERRİN KOCATOROS: Tarifi mümkün olmayan güzel duygular hissediyorum. Çok mutlu oluyorum. Uzun yıllardır aramızda olmamasına rağmen Karşıyakalılar tarafından hala anılıyor olması benim için çok büyük bir onur. Karşıyaka’nın kaldırımlarında bile Gode Cengiz’in izi var. Eşi olarak bundan daha güzel bir mutluluk olabilir mi ?

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Gode Cengiz ömrünü Karşıyaka’ya adadı. KSK için çok büyük fedakarlıklarda bulundu. Siz ailesi olarak aynı fedakarlığı camiadan gördünüz mü ?

ZERRİN KOCATOROS: Gode Cengiz’in sevenleri çoktu. Sevenlerinden çok vefa gördük. Ama vefasızlık edenler de oldu tabii.  


GAMZE KOCATOROS:  Kulüpte çalıştığım ve haksız yere işten çıkarıldığım zaman çok üzülmüştüm. O zamanlar iş bulmak çok zordu. Ben de iş arıyordum. Sağ olsun o dönemin Başkanı İskender Mesudiyeli de Halkla İlişkiler olarak beni kulüpte işe aldı.  Daha sonra başkan Ünal Kamalı oldu onunla çalışmaya devam ettim. KSK’de üç yıl çalıştım. Holdingleşme olunca küçülmeye gittiklerini söylediler. Küçülecekleri için beni ve bir arkadaşımı daha işten çıkardılar. Sanıyorum o dönem kulübe bizler fazla gelmiştik. Bu arada rahmetli Erol Baş beni geri almak için çok uğraşmıştı. Fakat aldıramamıştı. Rahmetli Süleyman Alasya bu konuyla ilgili bir haber hazırlamıştı. Tekrar geri dönerim diye  iki hafta o haberi bekletmiş, yayınlamamıştı. O dönem Yücel Çağatay’ın,  Sait Gürsoy’un iyiliklerini hiç unutmuyorum. Daha sonra iş bulmam için de çok uğraşmışlardı. Böyle bir çıkartma olayı olmuştu. Aslında bu ayrılık benim iş hayatım açısından iyi olmuştu ama ben kulübümü çok seviyordum. İnanılmaz kırgınlık yaşamıştım. Hiç hak etmediğim bir şekilde işten çıkarılmak beni çok üzmüştü. Sonuçta ben Gode Cengiz’in kızıyım ve orada çalışanlar benim kadar Karşıyakalı değillerdi. Ben tribünlerde de o yıllarda Karşıyaka’mı yalnız bırakmıyordum. Maçlara gidiyordum. O nedenle kulübe çok fazla duygusal bağım da vardı. O ara kırgınlıktan dolayı kulüpten bir kopma oldu ama biz ne kadar uzaklaşsak da  bir kulağımız her zaman Karşıyaka’da. Çocuklarımızı da Karşıyaka ile büyütüyoruz.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: KARSAD (Karşıyaka Spor Adamları Derneği) Başkanı Bülent Zeren Osmanbey Parkı’na Gode Cengiz ve Erol Baş ile ilgili çok güzel bir anıt yaptırdı. Bu anıtı gördüğünüzde neler hissediyorsunuz ?

ZERRİN KOCATOROS: Bana çok büyük sürpriz oldu. Hatta bir gün Bülent Bey bizi muayenehanesine çağırdı. Oraya gidene kadar bizim böyle bir anıttan haberimiz yoktu. Anıtı bahçede gördük ve çok şaşırdık. Saatlerce karşısında ki bankta oturup heykeli izledik. Rıza Tuyuran da yanımızdaydı. Orada yorumlar yaptık. Bülent Zeren’in Gode Cengiz’in yaşatılmasında çok büyük emekleri vardır. Ben şimdilerde de Osmanbey Parkı’na o anıtın karşısına geçip oturuyorum. Orada çay içiyorum ve eski günleri yad ediyorum.

GAMZE KOCATOROS:  Babanızın heykelinin Karşıyaka’nın en gözde parklarından birinde yer alması, kendi adına sokağının olması, tesislerinin bulunması bambaşka bir duygu. Hatta heykelin açılışına Karagümrük taraftarları da gelmişlerdi bu da bizim çok hoşumuza gitti. Buradan tüm Karagümrüklülere de teşekkürlerimi iletmek istiyorum. Tabii bizim taraftarlarımızın da babama karşı çok büyük sevgisi ve saygısı bulunuyor. Özellikle Karşıyaka Taraftarlar Derneği Başkanı Okan Kırmacı, Çarşı Lideri Taner Ütüklerli olmak üzere herkes çok yakın ilgi gösteriyor. Anıtın açıldığı gün gencecik çocukların anıtın başında nöbet tuttuklarını biliyorum. Bu birlik ve beraberlik, taraftarlarımızın değerlerine sahip çıkması bizi ayrıca mutlu ediyor.

Belediye Başkanı Cihan Türsen zamanında Karşıyaka Stadı’na babamın  heykeli dikildi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Yüksel Çakmur zamanında da Bostanlı’da ki spor tesislerine adı verildi. Yine Bostanlı’da Cengiz Kocatoros Sokağı bulunuyor.  Bunlar bizim için çok gurur verici olaylar. Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. 

 

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Gode Cengiz şimdi de çok ilgi görüyor. Bu ilgi kızı olarak sizin hoşunuza gidiyor mu ?

GAMZE KOCATOROS:  Gitmez mi ? Sosyal medyada Gode Cengiz ile ilgili bir şey paylaştıklarında çok hoşuma gidiyor. Ancak bazen de şöyle bir şey oluyor ona biraz kırılıyorum. Gode Cengiz ismini izinsiz kullandıkları yerler de oluyor. Mesela geçmişte yaşadığım bir olay var. Gode Cengiz ile ilgili bir tişört bastırmışlar. Bunu en son ben öğreniyorum. Tişörtü  başkasının üzerinde görüyorum. Yanlış anlaşılmasın babamın yaşatılması çok hoşuma gidiyor, çok da mutlu oluyorum  ama yine de her önüne gelenin Gode Cengiz adını bize sormadan kullanmasına da bozuluyorum. Ben bunu söyleyince de bize hak verdiklerini söylüyorlar. Ben de onlara diyorum ki “Keşke bu tişörtü ilk sizden duysaydım da en son görmeseydim. Belki ben de o tişörtü almak istiyorum. Çocuğuma giydirmek istiyorum.” Mesela geçtiğimiz günlerde Gode Cengiz Masterlar takımı kuruldu. Bu ismi koymadan önce eski futbolcumuz Bahadır beni aradı ve “İzninizi almak istiyorum” dedi. Tabii ki de Gode ismini yaşatmak için seve seve izin vereceğiz hatta  bu bizi  çok mutlu etti.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Her sene 21 Haziran günü Gode Cengiz kabri başında anılıyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz ?

ZERRİN KOCATOROS: Gode Cengiz’in aramızdan ayrılışından otuz yıl geçti. Sağ olsun Bülent Zeren, Sancar Maruflu, Sakıpağalar, Temizocaklar her yıl 21 Haziran tarihinde anma günü düzenliyorlar. Biz de bundan çok mutlu oluyoruz. Gode Cengiz’i her an yaşatıyorlar. Hepsinden allah razı olsun. Eşim diye demiyorum ama ikinci bir Gode Cengiz daha çıkmaz. Çünkü Gode Cengiz çok sevdiği Karşıyakası için canını feda etmeye hazırdı.

Not: Karşıyaka Spor Tarihi Müzesi fotoğraf arşivinden yararlanılmıştır. Ekrem Güçsav ve Bülent Zeren'e teşekkür ederiz.

17.01.2015
yesilkirmizi.net / özel

 
Anahtar Kelimeler:Karşıyaka, Spor, Kulübü’nde, efsane, futbolcu, deyince, hiç, şüphesiz, ki, ilk, ,
Kaynak / Editör: Okunma Sayısı: 8734

 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer ROPORTAJLAR Haberleri
MUTLU ALTUĞ: HER YİĞİDİN YOĞURT YİYİŞİ FARKLIDIR
AİLESİNİN AĞZINDAN GODE CENGİZ EFSANESİ
RIDVAN DİLMEN: BEN KARŞIYAKALIYIM

RIDVAN DİLMEN: BEN KARŞIYAKALIYIM
KARŞIYAKA'YI AYAĞA KALDIRAN ADAM
BİLAL ŞAR: GELECEĞİMİZ EMİN ELLERDE
KSK'DE UMUT'LAR TÜKENMEZ
KSK'NİN NE OLDUĞUNU HERKES BİLİYOR
Diğer Başlıklar

GÜNEŞ'TEN SİTEM
OKAN BATO BABASINI KAYBETTİ
SAVAŞAN BİR TAKIM OLACAĞIZ
GERİ DÖNECEĞİZ
KALE GENÇLERE EMANET
HOGUE TRANSFERİNDE SORUN
PINAR KSK'DEN İKİ TRANSFER
GÜNEŞ FENA ÇARPIYOR
ÇILDIRTAN İSTEKLER
OKAN İLE ANLAŞILAMADI
REKLAMLAR




Yazarlar
Barış TEZER
GALİPTİR BU YOLDA MAĞLUP
Voleybolda bir sezonu daha noktaladık. Bursalı değ...
Deniz Gezginci
PORTATİF TRİBÜNLERİN SOĞUK DEMİRLERİNİ DE BİLİRİZ….
Başlıkta kısıtlı yerim olduğu için ç...
Çağatay SALTIK
ELVEDA HAYALPEREST ADAM
2012 de kesişti yollarımız hayalperest adamla, o y...
Hakan GÜRAY
MENTAL TÜKENİŞ
Başlangıç çok yanlıştı, süreci ...
Yücel ÇAĞATAY
GELECEĞE UMUTLA BAKABİLMEK İÇİN
Sezon öncesi kurulan kadronun ne kadar yanlış...
Anket

Sizce Yalı'da ki alanın akibeti ne olur ?


  Çadır Kurulur544 Kişi (% 21 )
  Stat Yapılır1967 Kişi (% 78 )

Toplam 2511 Kişi

Röportajlar
HEDEF VARSA BENDE VARIM
YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Sizin oynadığınız zamanlardaki KSK ile şimdiki KSK arasında fark var mı ? UFUK SARICA: Elbette var. Öncelikle semt çok değiş...
»
»
»
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(92 Online) 0,09ms