Bugün - 15 Aralık 2017 Cuma
 
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Yeni Üye
FUTBOL BASKETBOL VOLEYBOL ALTYAPI ANILAR ROPORTAJLAR GÖRÜNTÜLÜ HABER MAÇ ÖZETİ GENEL HABER KÖŞE YAZILARI DUYURULAR Diğer »
Haber Detayları

SON ŞAMPİYON BİR KONUŞTU PİR KONUŞTU

Hüseyin Hamamcı… Karşıyaka’yı süper lige çıkaran son kahraman. Futbolculuk yaptığı takımın başına bir gün Teknik Direktör olarak gelen ve aşık olduğu renklerle şampiyonluk yaşayan, yaşatan isim. KSK çatısı altında çok mutlu günleri de oldu, çok üzüldüğü anlar da. Yeri geldi şampiyon yaptığı takımı bırakmak zorunda kaldı yeri geldi kurtarıcı olarak kulübüne geri çağırıldı. Yaşadığı onca fırtınalı günlere rağmen sırf kulübüne zarar gelmesin diye hep sustu hep içine attı. Hüseyin Hamamcı ilk defa Kalbi Yeşil Kırmızı Atanların Sitesi yesilkirmizi.net’e konuştu ve bugüne kadar yaşadığı her şeyi tüm içtenliği ile anlattı. Bu röportajı izleyenler / okuyanlar son şampiyonluğumuzu bir kez daha yaşayacak, zamanda yolculuk yapacak ve Hüseyin Hoca’nın anlattıklarına kulak kabartacak.

ROPORTAJLAR Haberi - 15 Aralık 2015 Salı - 09:10
Resmi büyütmek için üzerini tıklayın...

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Karşıyaka ile futbolcu olarak tanışmanız nasıl oldu?

HÜSEYİN HAMAMCI:  Futbol hayatımın büyük bir kısmı Altay ve Karşıyaka olarak iki dönemde geçti. 1965 senesinde Turgutlu’da oynarken rahmetli Hüseyin Barışçan Altay genç takımına getirdi.  1971 yılına kadar Altay genç takımında oynadım.  Orada profesyonel olup iki sene ana kadroda yer aldım. Daha sonra bir sene Altınordu’da kiralık oynadım. Gençlik yıllarımda Karşıyaka’ya karşı büyük sempati duyuyordum. 1974 senesinde KSK’ye geldim ve 1980 yılına kadar Karşıyaka formasını giydim.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Peki ya Teknik Direktör olarak tanışmanız ?

HÜSEYİN HAMAMCI:  Aslında benim  Antrenörlük yapma niyetim yoktu rahmetli Doğan Hoca ile Erol Özışıkcılar ağabeyimiz mutlaka bu işin içerisinde olmamı istediler ve “Seni genç takım antrenörü yapalım” dediler.  O zamanlar diplomam falan da yoktu ve amatör kursa gittim. Amatör kurstan genç takım antrenörü oldum ondan sonra üç sene Karşıyaka’nın altyapısında antrenörlük üç sene de yardımcı antrenörlük yaparak altı sene eğitim gördüm.  Stajımı Karşıyaka’da yaptım diyebilirim. 1991 yılında da Teknik Direktörlük hayatıma başladım.

 

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Sizin zamanınızda Karşıyaka’da futbolcu olmak nasıldı ?

HÜSEYİN HAMAMCI: Biz Karşıyaka’ya amatör bir ruhla geldik. Gelmemin en büyük sebeplerinden birisi taraftardı. Benim gibi bir çok futbolcu da o zamanlar bu nedenle Karşıyaka’ya gelmek istiyordu. Bende seyirci hayranlığı vardı. Karşıyaka’nın seyircisi kendi takımlarına olağanüstü destek veren büyük motivasyon sağlayan bir taraftar grubu. O seyirciyle beraber olup futbol oynamak apayrı bir zevk.  Ayrıca KSK camiasında o zamanki başkanlar, yöneticiler  çok değerli insanlardı. Biz de onlara hayran olduğumuz için Karşıyaka formasını uzun süre giydik.  Futbolun dışında KSK’ye olağanüstü bir gönül bağım vardı. Bu bağ hala da devam ediyor. Karşıyaka Spor Kulübü Türkiye’de hiçbir kulübe nasip olmayan bağlılık ve maneviyat kulübüydü. Her branşta çok önemli sporcuları ve yöneticileri vardı. Bu nedenle buradan uzun yıllar kopmadım hala da kopamıyorum. Dışarıda çalışırken bile aklımın yarısı burada yarısı kendi takımımdaydı. Bu sevgi bugüne kadar böyle devam etti bundan sonra da aynı şekilde devam edecek.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Gode Cengiz yakın arkadaşınız mıydı ?

HÜSEYİN HAMAMCI: Cengiz ağabey ile çok uzun süre birlikte oynamadık ama son on senesinde kendisiyle en çok vakit geçirenlerden biriyim. Cengiz ağabey ile futbolcuyken de yöneticilik döneminde de hep yan yanaydık. Son on yılını her gün her dakika birlikte geçirdik. O beni, ben onu çok severdim. Ailece de görüşürdük neredeyse 24 saat ayrılmazdık. Onun ayrılması bizim için çok büyük kayıp oldu. Hala da onu konuşuyorsak ne kadar önemli bir insan olduğu ortada. Kulübe çok büyük katkıları vardı. Bu kulübün en sıkıntılı dönemlerinde Karşıyaka’nın çocukları çok sevdikleri kulüplerine her zaman hizmet etti. Cengiz ağabey aldığı maaşı futbolculara dağıtırdı. Kendisinin parayla hiçbir zaman işi olmadı. Deplasmanlara kumanya yiyerek giderdik. Çok sıkıntılı dönemler geçirdik ama hiçbir zaman da yakınmadık. Mutlu bir şekilde KSK’de hayatımızı devam ettirdik.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Teknik Direktörlük maceranız nasıl başladı ?

HÜSEYİN HAMAMCI: Eğitimimi Karşıyaka’da yaptım.  Altyapıda çalışmış olmamın kariyerimde  önemli bir faktörü var. Rahmetli Candan Taran, rahmetli Kadri Aytaç, Yılmaz Gökte gibi çok değerli hocaların yardımcılıklarını yaptım. Onlardan çok şey öğrendim. Altyapıda çalışırken yukarıdaki hocaları da devamlı takip ettim. O yıllar Karşıyaka’ya çok değerli hocalar gelmişti. Hepsinden son derece önemli şeyler öğrendim. Özellikle Kadri Hoca’nın yeri bende çok farklıdır. Hem saha içindeki hem saha dışında onun sayesine büyük bir tecrübe kazandım. 1991 yılında Teknik Direktörlük  görevine başladığım zaman Karşıyaka’da çalışma şansım yoktu. Ben kurstayken Ayvalıkgücü’nden teklif gelmişti.  Kursu bitirdikten sonra Ayvalıkgücü’nde Teknik Direktör olarak göreve başladım. O zaman allah rahmet eğlesin Sakarya’da birlikte çalıştığımız Aykut takım kaptanıydı. İyi bir kadrom vardı çok iyi de bir derece yapmıştık. Olaylı da bir Karşıyaka maçımız olmuştu. O maçta ben cezalıydım . İyi bir takımdık ama şampiyonluğa oynayacak gücümüz yoktu. O yıl Antalyaspor – Denizlispor – Karşıyaka şampiyonluğa oynayan takımlardı. Çok iyi kadrolara sahiptiler ve ekonomik güçleri  de bizden iyiydi. Biz de mütevazi bir takımdık fakat takımımızda iyi  oyuncular vardı. Karşıyaka ile oynadığımız müsabaka çok sert geçti.  Karşıyaka “nasıl olsa yenerim” düşüncesi ile maça çıkmıştı. Tabii profesyonellik gereği kendi takımımın kazanması için ne gerekiyorsa yaptım ve maçı kazandık. Aynı sene Antalya’yı da Denizli’yi de kendi sahamızda yendik. Bu biraz beni rahatlatmıştı çünkü Karşıyaka’yı yenip diğer maçları  kaybetseydik insanlar farklı düşünceler içerisine girebilirdi.  O sene ligin sonu yaklaşırken Çanakkale Dardanelspor başkanı Niyazi Önen “buraya gelir misin?” diye haber gönderdi. Ayvalıkgücü yöneticileri ile görüştüm ve ayrılmak istediğimi söyleyerek oradan ayrıldım. Daha sonra Çanakkale’de iki sene çalıştım ve orda da çok güzel bir takım kurdum. Üçüncü ligde şampiyon olduk. Türkiye Kupasında Galatasaray ile çeyrek final oynadık. Çanakkale’den sonra 1994 yılında Karşıyaka’ya geldim.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Karşıyaka’nın “son şampiyon” patentli Teknik Direktörüsünüz. O yıl şampiyonluğun gelmesi neye bağlıydı ?

HÜSEYİN HAMAMCI:  Ben Karşıyaka’ya geldiğimde takım o yıl küme düşmüştü. O yıl santrafor Recep’in gitme durumu belirdi. Bende gitmesini istemiyordum. Yönetim Recep’i göndermek istediğini söyledi ve “hocam sen kimi istiyorsan biz sana onu alacağız” dedi. İstemeyerek de olsa Recep’i Kayserispor’a gönderdim. Karşıyaka’ya yakışan bir santrafor almak zorundaydım. O sıra Göztepe’den Hayrettin gündemdeydi.  Kendisiyle yaptığım telefon  konuşmasında “Gelmek ister misin?” diye sordum.  “Gelirim” dedi.  O sene futbol şubesine bakan Ünal ağabeye “Hayrettin ile görüşmek istiyorum ama biraz sorunlu bir oyuncu. Yarın öbür gün kurallarıma uymaz da gönderirsem sen aldın sen gönderdin olmasın” dedim. “Tamam sen nasıl istiyorsan öyle olsun” dediler. Hayrettin de o zamanlar çok kulüp değiştirmiş,  gittiği kulüplerde hep olay olmuş, sorun çıkarmış bir oyuncuydu. Kendisiyle ilgili yaptığım araştırmada kötü bir insan olmadığını ancak sinirsel bir yapıya sahip olduğunu, gerginliğinin hırsından kaynaklı olduğunu öğrendim. Düzgün bir çocuktu.  Hayrettin ile Alsancak’ta buluştuk. Arabaya bindik arabayı ben kullanıyorum. “Ben seni Karşıyaka’ya almak istiyorum” dedim.  Çalışma sistemimi anlattım. “Hocam sizinle ilgili bir sorunum olmaz. Ben sizden bir tek şey rica ediyorum. Yaptığım olayların ardında hep yalancılık, bana söz verilenlerin yerine getirilmemesi  yatıyordu. Paramı zamanında ödetirseniz ben sizden başka hiçbir şey istemiyorum. Alacaklarımı zamanında alayım, verilen sözler tutulsun başka bir şey istemiyorum” dedi.  Bende kendisine  verilen sözlerin hepsinin  tutulacağı,  alacaklarını da zamanında alacağı ile ilgili söz verdim. Kulübün önüne gittik. Yönetim kurulu toplantıda benden haber bekliyordu. Yöneticilere telefon açıp “Hayrettin ile konuşun anlaşın” dedim. Hayrettin’e de döndüm “Sen bundan sonra Karşıyaka’nın futbolcususun” dedim. Hiç unutmuyorum Hayrettin arabadan inerken bana; “Hocam hiç merak etme bu sene şampiyon olacağız gol kralı da ben olacağım” demişti. Çalıştığımız bütün oyuncuları seviyorum tabii ama bende Hayrettin’in yeri ayrıdır. Bize transfer olana kadar sorunlu bir futbolcuydu ama beni bir gün kırmadı, bir gün üzmedi.  Ayağı sakat bandajlı halde “Hocam ben antrenmana çıkmak istiyorum” diyordu. Oğlum dinlen dememe rağmen antrenmanlara çıkıyordu. Biz kulüp olarak sözümüzü yerine getirdik o da arabada bana verdiği sözü yerine getirdi ve mutlu bir şekilde görevimizi yaptık.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Diğer takımlarda da bir çok şampiyonluk yaşadınız ama sanıyorum Karşıyaka’da yaşadığınızın sizin için özel bir anlamı vardı. Biraz o şampiyonluk gününden bahseder misiniz ?

HÜSEYİN HAMAMCI:  Son oynadığımız Diyarbakır maçı bizim için çok önemliydi. Diyarbakır ile berabere kalırsak onlar da grup maçlarını oynayacaklardı. Mutlaka yenmemiz gereken bir maçtı. O dönem Türkiye’de de çok gergin bir ortam vardı. İzmir  Valisi  yanına çağırıp “Hocam nasıl olsa şampiyon oldunuz sakin bir maç olsun, tahrik edici bir olay olmasın” demişti.  O gün tribünler hınca hınç doluydu.  Ben maçı mutlaka kazanıp hiç risk almak istemiyordum. İstanbulspor – Eskişehirspor ve Karşıyaka arasında geçen zor bir maratondu. O maç çok heyecanlıydım. Son saniyelerin nasıl geçtiğini hiç hatırlamıyorum. O mutluluğu yaşamak için kulübede son düdüğe kadar bekledik. Maçtan sonra Alaybey’den kulübün önüne dört saatte gelebilmiştik. Akşam da binlerce kişi sokaklardaydı. Herkes çok mutluydu.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Siz Karşıyaka’yı süper lige çıkardıktan Hayrettin ise gol kralı olduktan çok kısa bir süre sonra takımdan ayrıldınız. Bu ayrılıkların nedeni neydi ?

HÜSEYİN HAMAMCI:  Birinci lige çıktığımız sene kulüp başkanı Özer Kırca idi. O nedenle Selçuk ağabey ile görüşme şansımız çok fazla yoktu. O sene ben bir transfer listesi çıkarmıştım ve “Karşıyaka asansör takım olmasın” demiştim. Çıkardığım transfer listesindeki rakamlar bize yüksek geldi. Birinci oyuncuları alamadık. Listedeki ikinci – üçüncü oyuncularla takım kurmak zorunda kaldık. Takımı kurarken zaman da kaybettik. Hatta o dönemlerde Vanspor beni çok istemişti.  Selçuk ağabeye gidip “Bana müsaade edin gideyim” dedim. “Olmaz öyle şey. Takım şampiyon oldu sen takımın başında kalacaksın” dedi.  “Peki” deyip kaldım. Biz o sene üçüncü oyuncularla transferi yaptık. Yeni kurulmuş bir takımdık ve sorunlu oyuncular vardı. Devamlı onların sorunlarıyla uğraşmak zorunda kalıyorduk. Yoğun bir hazırlık döneminden sonra lige başladık. İlk maçımızda Fenerbahçe’ye mağlup olduk. İzmir’de ki iki maçı kazanarak ligin üçüncü haftasında 6 puan aldım ve ben sahanın içerisindeyken İngiliz antrenörün takımı seyrettiğini sonradan öğrendim. Meğer İngiliz hoca ile anlaşmışlar, benim üzerime hoca getirmişler benim haberim bile yoktu. Balçova’da takımla birlikte kamptayken gazetelerden haberi gördüm ve ayrılmak zorunda kaldım. O sene Karşıyaka 11 tane Teknik Direktör değiştirerek tarihe geçti. Ve maalesef o sene de küme düştük.

Çıktığımız sene düşmeyecektik. Maalesef herkes bu işe müdahil oldu.  Bizim bu işi başaramayacağımızı bile düşünenler oldu. Bir Teknik Direktörün ikinci ligi, süper ligi olmaz. O sene üç maçta altı puan almıştım. Sabır diye bir şey yok bari ilk yarı sonuna kadar beklenseydi. Selçuk ağabeyin yanına gittiğimde  “Hiçbir şey söyleme oğlum” dedi. Bende hiçbir zaman Selçuk ağabeyi kırmadım. “Peki” diyerek yanından ayrıldım. Ne bir basın toplantısı yaptım ne bir açıklama yaptım. Karşıyaka’dan ayrıldığım dönemlerde hiçbir zaman da açıklama yapmadım. Ama çok üzüldüm bana çok büyü haksızlık yaptılar. Ama hiçbir zaman kulübüme kırılmadım hala da kırgın değilim.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Gol kralı Hayrettin’in ayrılması nasıl oldu ?

HÜSEYİN HAMAMCI:  Biz ayrıldıktan sonra  Hayrettin’e “ sen ayrılma devam et”  demiştim ama o zamanlar  bizim oyuncularla aramızda bir bağ vardı. Biz ayrılınca o çocuklar da dağıldı. Hayrettin ilk önce Erzurum’a oradan da Vanspor’a  gitti. Birkaç sene oynadıktan sonra da futbolu bıraktı.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: İkinci kez Karşıyaka’nın başına geldiğinizde neler değişmişti ?

HÜSEYİN HAMAMCI:  Kayseri Erciyes’i şampiyon yaptıktan sonra Karşıyaka’dan aradılar. O ara da Bursaspor beni çok istiyordu. Karşıyakalı yöneticilere “Bakın beni Bursa’da istiyor. Bu sene hedef yoksa, lige çıkma düşünceniz yoksa bana müsaade edin tekrar gelmeyim”  dedim. Yeni bir yönetim kurulduğunu hedefin  lige çıkmak olduğunu söylediler. O sene yönetim kurulunda olanların da bir çoğunu tanıyordum.  Ancak Levent Başkanı  o zaman yeni tanımıştım daha önceden bir tanışıklığımız yoktu. Selçuk ağabey de “Hüseyin’i çağırın gelsin” demiş. Ben de Selçuk ağabeyi hiçbir zaman kırmadım. Gel dediği zaman geldim git dediği zaman gittim.

Geldiğimde kulübün durumunun pek iç açıcı olmadığını gördüm ama “toparlar bu sene lige çıkarız” dedim. O sene taraftarda da heyecan vardı benim gelmemle birlikte heyecan daha da artmıştı. Transfer döneminde tam istediğim transferleri yapamamıştım ama kötü bir kadromuz yoktu.  O sene o kadroyla  çıkabilirdik ama çok kısa bir süre sonra kulüpte kargaşa başladı. İmzayı attığımın üçüncü günü kulübe haciz memurları geldi. Onlarla uğraşmaya başladık. İşler o sene iyi gitmedi. Taraftarın tepkisi olmaya başladı ki KSK taraftarının maç kaybetmeye hiçbir zaman tahammülü yoktu. Yönetim sıkıntı yaşamasın diye ben bırakayım dedim çünkü  yönetim değişikliği çok daha büyük yaralar açabilirdi. Ben “gideyim yönetim kalsın”  dedim ve o sezon kendimi feda ederek ayrıldım.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Son yıllarda her  Teknik Direktör arayışında sizin isminiz ön plana çıktı ama çoğunda bir türlü anlaşma sağlayamadınız. Bu nedenle hiç  kırgınlık yaşadığnız oldu mu ?

HÜSEYİN HAMAMCI: Ben hiçbir zaman kulübüme kırılmadım, kırılmam da. KSK benim çok sevdiğim bir kulüp. Aileme ne kadar bağlıysam kulübüme de o kadar bağlıyım. İnsanın gönülden sevgisi hiçbir zaman değişmez benim Karşıyaka’ya olan sevgim menfaate dayalı bir sevgi değil. Bu sevgi  hiçbir zaman içimden atamayacağım ayrı bir sevgi. 

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Cihan Büyükoral başkanlığı döneminde Sportif Direktörlük görevine getirildiniz.

HÜSEYİN HAMAMCI: O dönem başka bir takıma gitseydim Teknik Direktörlük yapmak istiyordum. Ancak  Karşıyaka’nın yapılanmaya ihtiyacı vardı. Ben de bu yapılanmayı kafaya koymuşum ve Teknik Direktörlükten fedakarlık yaparak görevi kabul ettim. Cihan başkana “Hocalık yapmak istemiyorum kulübün aşağısını yukarısını her tarafını toparlayıp uzun vadede kulübün belirli yerlere gelmesini sağlamamız, sistemi oturtmamız lazım. Futbolcu, yönetici, teknik direktör yetiştirmemiz, altyapıdan 6-7 oyuncu çıkarmamız lazım” diyerek uzun vadede üç yıllık bir sözleşme yaptım. Aşağıdan ve yukarıdan Karşıyaka çocuklarını toparladım. Benim düşünceme göre  Karşıyaka’nın formasını giymiş, teknik direktör olmayı hak etmiş kim varsa bu kulüpte ona görev vermek zorundayız. Biz görevi vereceğiz işini doğru yapıyorsa kulüpte çalışmaya devam edecek  eğer işini doğru yapmıyorsa,  kulübün ilke ve değerlerine sahip çıkmıyorsa çalışma şansı olmayacaktı. Herkese bir şans verilmesini düşünüyordum.

Maalesef o dönem de çok kısa süre  sonra ekonomik sıkıntılar çıkmaya başladı ama biz bunu hiçbir zaman dışarıya yansıtmadık. Liderliği yakaladık, kadromuz iyiydi ve çıkma şansımız vardı. Ama maalesef ekonomik sıkıntılar  takımı etkiledi  ve devre arasında bazı oyuncularla yollarımızı ayırmak zorunda kaldık. Sonuçta hepsi profesyonel insanlar ve zorla kimseyi tutma şansımız yoktu.  Devre arasında Antalya kampına sekiz genç oyuncuyla gittik. O dönem Osman Kırkpınar’ın dışarıdan verdiği desteği unutamam.  O dönem emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Çünkü biz o takımı kurmasaydık belki şuan Karşıyaka başka bir ligdeydi. Hedefe doğru yürürken kendimizi bir anda  düşme potası içerisinde bulduk. İkinci yarı kendi ilişkilerimizle çok ucuz maliyetli  iyi bir takım kurduk. İkinci yarıya da iyi başladık, iyi gittik. İlk altıya kalabilirdik. Ekonomik sıkıntılar, hacizlerle boğuşmaktan maalesef istediğimiz hedefe ulaşamadık ama o kadar sıkıntıya rağmen takım ligde kalmayı başardı. O dönemin KSK tarihine geçtiğini, Karşıyaka’ya gönülden bağlı olan herkesin o dönemi çok iyi irdelemesi gerektiğini düşünüyorum.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: O dönem Selçuk Yaşar ile yaptığınız bir görüşme olay oldu.  Selçuk Yaşar ile ne konuştunuz da bu kadar çok olumsuz eleştiri aldınız ?

HÜSEYİN HAMAMCI:  Cihan Büyükoral, ekonomik şartları yerine getiremediği için kongreye üç ay kala bir daha başkan olmayacağını söylemişti. Büyükoral, kulübüne gönülden bağlı , daha önce başkanlık yapmış,  böyle sorunlarla karşılaşmamış birisi. Ancak o dönem onun tarzına çok ters gelen bir dönemdi. Çok  yoruldu ve devam edemeyeceğini söyledi. O dönem camiada çok büyük kırgınlıklar oldu ve sonucu kulübe yansıdı.

Sadece çalıştığım dönemlerde değil her zaman Selçuk ağabey ile benim aramda çok farklı bir ilişki vardır. Normalde de her iki –üç ayda bir kendisini ziyarete giderim. Gittiğimde de ortak noktamız tabii ki  KSK ve kulübü konuşuyoruz. O ara gündemde tesisleşme olayı vardı. Yalı’ya yapılması düşünülen stadın projesi  Ankara’dan tasdiklenmişti. Cihan Başkan projeyi Selçuk Yaşar’a götürmemi söyledi. Selçuk ağabey projeye baktı ve  çok mutlu oldu. Biz o gün yönetimle ilgili hiçbir şey konuşmadık. Hatta Selçuk Yaşar ile görüşmeden önce o zamanın başkan adayları  Bülent Zeren ve Fatih Diniz ile görüştüm. Selçuk ağabeye söylemek istediğiniz bir şey varsa iletebilirim dedim. İkisi de bir şey söylemek istemediklerini belirttiler. Selçuk ağabeyle devamlı konuştuğumuz  asım liglerini yeniden canlandırma projemiz vardı onu konuştuk. O gün Selçuk ağabeyle bizim konuşmamız 10 dakika sürdü ya da sürmedi. Kulübün durumunu konuştuk,  ekonomik sıkıntıları konuştuk ama başka hiçbir şey konuşmadık. Hatta laf arasında “Galiba Bülent başkan olacak” dedi. Ben de “Bülent mi olacak Fatih mi olacak bilmiyorum ama iki tarafta da bir çalışma var” diyerek yanından ayrıldım.

Kulübe geldim bir baktım ki kıyamet kopuyor. Gazeteciler, divan kurulu, beni çok iyi tanıyan insanlar “Yönetimi kurmak sana mı kaldı, bunu niye böyle söyledin” diye beni arıyor. Gazetecilerin Selçuk Yaşar ile görüştüğümden ne çabuk haberi oldu diye de çok şaşırdım. Herkes bir anda üzerime saldırmaya başladı. Hayatımın en üzüntülü günlerimden biriydi. Halbuki ben o dönem gecemi gündüzüme katmışım,  takım ligde kalsın diye uğraşmışım. Para yok pul yok kan kusmuşuz kızılcık şerbeti içmişiz. Fedakarlığın en büyüğünü yapmışız. Biranda herkesin düşmanı oluverdik. Bir de Cihan Büyükoral’ın başkan olmasından niye bu kadar korkuyorsunuz zaten adam başkan olmayacağını açıklamış. Başka birisi de başkan olmak istiyorsa bana ne. Bugüne kadar KSK’nin yönetimlerini ben mi yaptım ben mi liste hazırlattım?  Ama maalesef gündem değiştirmek için birilerini karalamak zorundaydılar bizi karadılar. Bu işin arkasını bırakmadım herkese anlattım kendimi temize çıkardım. Hakkımda bir sürü dedikodular çıkardılar. Daha sonra bu işin mimarının Özer Kırca olduğu ortaya çıktı. Güya ben Selçuk Yaşar’a “Cihan Büyükoral’ı başkan yap” demişim. Bizim aramızda ne böyle bir konuşma geçti ne başka bir şey. Özer Kırca’ya telefon açtım “Niye böyle bir şey yapıyorsunuz. Benim orada ne konuştuğumu biliyor musunuz.  Ne konuştuğumuzu aç  Selçuk Yaşar’a sor” dediğimde “ soramam” yanıtını verdi. Ben de madem soramıyorsun o zaman böyle şeyleri konuşma diye kendisine sitem ettim. Hala daha Özer Kırca’ya kırgınım. Hiçbir zaman da kırgınlığım geçmeyecek çünkü hayatımda hiç kimsenin iftirasına uğramadım o bana iftira attı. Ben hiçbir zaman kimsenin arkasından konuşmadım. Ne Fatih Diniz’in ne de Bülent Zeren’in. Bülent Zeren benim kırk senelik arkadaşım. O başkan olmasın diyecek kadar kendimi küçültecek değilim. KSK camiasında da futbol camiasında da spor camiasında da  kimin ne olduğunu herkes çok iyi biliyor. O  dönemde insanların bana böyle davranması benim için üzüntü vericiydi. Ben kendimi savunarak bazı insanların hata yaptığını düşünüyorum. Onlar da söylediklerinden sonra pişman oldular. Ben yine Karşıyaka’dayım Çarşı’dayım. Biz her zaman kulübümüzün yanındayız. Maçlarına da gidiyorum. Bu olayın aslı budur vicdanen her zaman rahatım.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Sportif Direktörlük görevinden ayrılmanız nasıl oldu ?

HÜSEYİN HAMAMCI:  Fatih Diniz başkan seçildiğinde toplandık. “Bakın ben Sportif direktörlük yapıyorum menajerlik yapmıyorum. Bu kulübün altyapısı üst yapısı bana bağlı. Kulübün ekonomik sıkıntıları olduğunu biliyorum ve B planı hazırladım. Transfer yasağı gelebilir” diye uyarılarda bulundum.  Ligler sona erdiğinde Rıza hocanın ileride yararlanabilmemiz için ayırdığı, benim de sene boyunca gözlemlediğim  10 oyuncu vardı. Onlarla bir hafta boyunca tesislerde çalıştım. Hangilerini A takımına alabiliriz hangilerini alamayız diye hocalarla görüşmelerde bulundum. Amacım bu gençleri yukarıya taşıyıp yanlarına  alacağımız bu ligde ağabeylik yapabilecek oyuncularla lige başlamaktı. Herkesle konuştum 7-8 oyuncu transfer edip Karşıyaka ile yola devam etmek istiyordum. Madem ki feda yılıydı parasız pulsuz çalışmaya razıydım. İşler kötü giderse de devre arasında transfer yapıp yolumuza devam ederiz demiştim.  Bu düşüncemle takım şampiyon olabilirdi. Yönetimle böyle bir konuşma yapıp ayrıldık. Daha sonra benimle çalışmak istemediklerini söylediler. Son derece saygı duydum.

Yalnız burada üzüldüğüm bir olay daha oldu Üç yıllık mukavelem olduğu için gazetecilere yanlış bilgi vermişler. Tüm parayı alıp almayacağımı  gündeme getirdiler. “Hak ettiğim para neyse onu alırım onun dışında para almam” dedim.  Çok şükür bugüne kadar çoluğumun çocuğumun kursağından alın teri olmadan para geçirmedim. Sanıyorum başkalarıyla beni karıştırdılar. Başkaları olsaydı hiç durmadan kulübü federasyona verirlerdi ama benim öyle bir şansım yok. Ben isteseydim o sözleşme ile kulüpten 700-800 milyar para ile  çıkardım ama ben bir senelik rakam neyse onu alıp 350-400 bin para bıraktım.

Bugüne kadar hiçbir şey konuşmadım. Basın toplantısı yapmadım, kimseye  kırgınlığımı belli etmedim. Sen uzun süredir benimle röportaj yapmak istediğin için bunları sana anlatmak istedim. Bu anlattıklarımı insanların bilmesi gerekir.  Ben KSK’ye yürekten bağlıyım. Kariyerim belli, Türk futbolunda yaptığım işler belli, futbola  kazandırdığım genç oyuncular belli. Herkes nerede ne konuştuğunu iyi bilmek zorunda. Bir şeyi konuştuğun zaman geri alma şansın yok çünkü.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Teknik Direktör gözüyle bu sezon takımı nasıl buluyorsunuz ?

HÜSEYİN HAMAMCI: Geçen sezon Sait hoca ayrıldı Yusuf hoca onun yerine geldi. Ara transferlere takım epey  bir toparlandı ve çıkış yakalandı. Bu sezon geçen yılki kadronun büyük bölümünü tutmaya çalıştılar. Hocayla devam etmek istediler. Bence bu istikrar için çok doğru bir karardı. Bu sene maçların büyük bölümü oynanmadı . Dört haftalık görünüme bakacak olursak görüntü pek hoş değil, oynanan futboldan  kimse mutlu değil. Taraftar mutlu değil, hoca değil, yönetim değil. İnşallah biran evvel çıkış yakalanır çünkü bizim puana ihtiyacımız var.

Ayrıca bu sene  saha sorunu gündemde. Maçlarımızı oynamak için  Buca’ya gidiyoruz oradaki motivasyon çok farklı.  KSK seyircisi ile bir yerlere  gelmiş bir takım. Kazandığı maçların %60’ını seyirci ile kazanıyor. Taraftarlarımız takıma  çok büyük motivasyon sağlıyor, rakip takım üzerinde baskı kuruyor. Biz bu sene maçlara bu gücümüzden yoksun çıkıyoruz.  

Pasoligin kulüplere zararı çok büyük. Maalesef bu sistem yüzünden insanlarda kırgınlık oluştu ve Türkiye’nin geneline yansıdı.  Bana göre Türk futbolu doğru bir yere gitmiyor her geçen gün ilerleyeceği yerde geriliyor.  Seyirciler statlardan kopmaya başladı. Seyircinin tribünden ayrılması çok büyük bir tehlike. Türk futbolunun yok olması demek. Siz istediğiniz kadar çalışın, oyuncu yetiştirin seyirci olmazsa futbolda hiçbir aşama kaydedemezsiniz.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ:  Gelelim stat konusuna. Yalı projesini  birebir yaşayanlardan birisiniz. Hala stat Örnekköy’e mi yoksa Yalı’ya mı yapılsın tartışmaları var.

HÜSEYİN HAMAMCI: Yalı’ya stadın yapılmasını uzun zamandan beri istiyoruz ama ne şekilde yapılır nasıl olur herkesin farklı düşünceleri var. Yalı’ya stat yapılmasa bile oranın mutlaka A2 takımın maçlarını oynayabileceği,  üç dört çim sahası olan,  altyapının kullanabileceği bir yer olması gerekiyor. Altyapının çalışma düzeni çok kötü.  A2 takımı başka bir yerde U19 başka bir yerde oynuyor. Altyapıların burada toplanması gerektiğini savunuyorum. Buraya stadın dışında başka bir şeyin yapılmasını istemiyorum.  Karşıyaka Stadı’nda herkesin alın teri var, emeği var.  Karşıyaka dendiği zaman herkesin aklına Yalı geliyor.  Kulüp binamız orada. Oraya kimler geldi kimler gitti hepimiz çok iyi biliyoruz.

Stat projesi neden hala  hayata geçmedi ? Bakanlık Türkiye’nin geneline stat yapacağız açıklamasını yaptığında İzmir de yapılacak şehirlerin arasındaydı. Mersin, Bursa, Konya, Afyon’a statları  yapıldı biz hala oraya mı olsun, buraya mı olsun diye konuşuyoruz.  İzmir de stat yok.  Altınordu maçlarını oynamak için Manisa’ya gidiyor. Bu İzmir futbol seyircisine çok büyük hakaret.  Bu duruma çok üzülüyorum ve  biran evvel stadın yapılması gerektiğini düşünüyorum. İzmir’in neresine olursa olsun güzel bir stat olsun. Geçmişte  İzmir tesis zenginiyken günümüzde tesis fakiri oldu. Bir de şunu belirtmek istiyorum ki hiç kimse Yalı’da ki yere AVM ya da apartman dikmeyi aklından bile geçirmesin. Eğer öyle bir şey olursa Karşıyakalı ayağa kalkar ve buna müsaade etmez. Orada hepimizin hatırası var.  Değerlerimiz  orda yatıyor,  emeğimiz orda yatıyor.  Orası spor alanı ve biz orayı kaybetme şansına sahip değiliz.  

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Hüseyin Hamamcı’yı bir gün tekrardan takımın başında görecek miyiz ?

HÜSEYİN HAMAMCI:  Ben Teknik Direktörlüğü bırakmış değilim. Vücudumuz, fiziki yapımız müsaade ettiği sürece çalışmak istiyorum. Futbol benim hayatım. Böyle bir imkan doğarsa dışarlara çıkmak istemediğim için kendi kulübüme her zaman hizmet etmeye hazırım.  Biz kulübümüzün en sıkıntılı günlerinde yanındaydık yine yanındayız.  Şartlar neyi gerektiriyorsa o şartlara uyum sağlarız. Önemli olan spora ve futbola hizmet etmek. 

yesilkirmizi.net / özel


 
Anahtar Kelimeler:Hüseyin, Hamamcı…, Karşıyaka’yı, süper, lige, çıkaran, son, kahraman, Futbolculu,
Kaynak / Editör: Okunma Sayısı: 5075
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer ROPORTAJLAR Haberleri
MUTLU ALTUĞ: HER YİĞİDİN YOĞURT YİYİŞİ FARKLIDIR
AİLESİNİN AĞZINDAN GODE CENGİZ EFSANESİ
RIDVAN DİLMEN: BEN KARŞIYAKALIYIM

RIDVAN DİLMEN: BEN KARŞIYAKALIYIM
KARŞIYAKA'YI AYAĞA KALDIRAN ADAM
BİLAL ŞAR: GELECEĞİMİZ EMİN ELLERDE
KSK'DE UMUT'LAR TÜKENMEZ
KSK'NİN NE OLDUĞUNU HERKES BİLİYOR
Diğer Başlıklar

KARAR KONGREDE VERİLECEK
BANİC GELDİ JONES GİTTİ
KAF-KAF DEVREYE UMUTLU GİRMEK İSTİYOR
DÜZENİMİZDEN ÇIKMAYI KABUL EDEMEM
EN BÜYÜK GÖREV TARAFTARIN OLACAK
PINAR KARŞIYAKA EVİNDE MAĞLUP
MARKO BANİC KARŞIYAKA'DA
KIBRIS'TA DA HAZIRLIKLAR SON SÜRAT
KARŞIYAKA ŞİRKETLEŞME İÇİN BEKLEMEDE
KAF - KAF ARAYIŞTA
REKLAMLAR




Yazarlar
Barış TEZER
VOLEYBOL BİLDİĞİNİZ GİBİ
Voleybolda yeni sezonun ilk iki haftasını geride b...
Deniz Gezginci
PORTATİF TRİBÜNLERİN SOĞUK DEMİRLERİNİ DE BİLİRİZ….
Başlıkta kısıtlı yerim olduğu için ç...
Çağatay SALTIK
ELVEDA HAYALPEREST ADAM
2012 de kesişti yollarımız hayalperest adamla, o y...
Hakan GÜRAY
MENTAL TÜKENİŞ
Başlangıç çok yanlıştı, süreci ...
Yücel ÇAĞATAY
GELECEĞE UMUTLA BAKABİLMEK İÇİN
Sezon öncesi kurulan kadronun ne kadar yanlış...
Anket

Sizce Yalı'da ki alanın akibeti ne olur ?


  Çadır Kurulur565 Kişi (% 21 )
  Stat Yapılır2036 Kişi (% 78 )

Toplam 2601 Kişi

Röportajlar
HEDEF VARSA BENDE VARIM
YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Sizin oynadığınız zamanlardaki KSK ile şimdiki KSK arasında fark var mı ? UFUK SARICA: Elbette var. Öncelikle semt çok değiş...
»
»
»
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(162 Online) 0,36ms