Bugün - 17 Aralık 2017 Pazar
 
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Yeni Üye
FUTBOL BASKETBOL VOLEYBOL ALTYAPI ANILAR ROPORTAJLAR GÖRÜNTÜLÜ HABER MAÇ ÖZETİ GENEL HABER KÖŞE YAZILARI DUYURULAR Diğer »
Haber Detayları

ATİLLA GÜNEŞ: YİNE BİR GÜN ZAMANI GELECEK

Karşıyaka’nın “Büyük Kaptan’ı” Atilla Güneş… Altyapısından yetiştiği kulübünün en genç kaptanı ve en uzun görev yapan futbolcusu oldu. Sözlerine “Kulübümle ilgili çok fazla konuşmayı sevmiyorum ama bu aralar konuşmak gerektiğini düşündüğüm için röportajı kabul ettim” diyerek başladı ve Kalbi Yeşil Kırmızı Atanların Sitesi yesilkirmizi.net’e çok özel açıklamalar yaptı.

ROPORTAJLAR Haberi - 18 Ekim 2014 Cumartesi - 11:38
Resmi büyütmek için üzerini tıklayın...

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Atilla Güneş kimdir.  Futbola ne zaman başladı ve Karşıyaka ile tanışması nasıl oldu ?

ATİLLA GÜNEŞ:  Futbola Gazi Lisesi’nde çocukluk arkadaşım Cenk sayesinde başladım. Sınıf maçlarında beraber top oynarken o Karşıyaka Altyapısına başlamıştı bana bir gün seni de götüreyim dedi. O zamanlar şimdiki Migros’un yerinde  Bostanlı sahası bulunuyordu. KSK altyapısı ile antrenmanlara orada  başladık.  Minik, yıldız, B genç, A genç takımları derken PAF takımına kadar yükseldim. O zamanlar PAF takım  maçlarını A takımdan önce seyircinin önünde oynuyordu. Orada oynarken bir baktım ki kendimi A takımda buldum.  Beni A takıma alan hoca İvan Küçükov’dur. Kendini ispatlamış bir hocaydı bizim üzerimizde çok durdu. Onun sayesinde A takıma çıktık.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: A takıma çıktığın ilk maçı hatırlıyor musun ?

ATİLLA GÜNEŞ: Hatırlamaz mıyım ?  Trabzonspor maçı. O maçın bende önemi çok büyüktür. O zamanlar Arif Dökel futbol şubedeydi. Antrenörümüz de  İlyas Sazalan. Kötü geçen bir sezonun sonlarına yaklaşmıştık takım artık dağılmak üzereydi.  Herkes KSK’ye düştü gözüyle bakıyordu. Takım dağılınca şans bize yani gençlere  geldi. O zaman takımda Şenol, K.Muharrem, Recep, Yaşar, Bilal ağabeylerim vardı. Hiç unutmam ligin son haftalarında bizi dört maçlık zorlu bir periyot bekliyordu:  Trabzonspor – Kocaelispor – Bursaspor  ve Fenerbahçe.  Trabzonspor da o dönem Hami, Ünal, Lemi, Soner, Turgut, Abdullah, Czyo…  kadrosuyla şampiyonluğa gidiyordu.  Hatta o maçla ilgili hiç unutamadığım bir anım var. Biz Murat Sır ile  koridorda ısınırken Hami bizim Ziya ağabeyin yanına gelip bizi göstererek “Hayrola PAF maçınız daha bitmedi mi ?” diye sormuş. O laf benim çok ağırıma gitmiş, bana çok dokunmuştu. Bizi resmen küçümsemişti. Biz de sahaya bir çıktık bir baktık maçın 25. Dakikasında 3-0 öndeyiz. Kalemizde Valov vardı o gün inanılmaz toplar çıkarmıştı. Daha sonra iki gol yemiştik ama maçı 3-2 kazanmıştık. Futbol hayatıma o maçla başlamış oldum. İlk maçımızda çıkıp aslanlar gibi formamızın hakkını vermiştik.  O maçın ardından Bursa deplasmanına  gittik. Yusuf ağabeyin golüyle  1-0 da onları yendik. Sonra içeride 3-2 Fenerbahçe’ye mağlup olduk. Dışarıda Kocaeli ile 0-0 berabere kaldık.  Bursaspor Bakırköy deplasmanında puan kaybedince biz o sene kümede kaldık. Bana göre bu Karşıyaka tarihinde bir dönüm noktasıydı ama maalesef bizim kulübümüz bunu da kullanamadı. Kümede kalmamız bizim için şampiyonluktan daha önemliydi. İlyas Sazalan hocam takımın başındaydı. Onun sayesine bu takım o sene ligde kaldı.


YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Genç yaşta takımın kaptanı oldun. Altyapısından yetiştiğin ve çok sevdiğin forma altında kaptanlık pazu bandını takmak senin için nasıl bir duyguydu ?

ATİLLA GÜNEŞ: O zamanlar süper ligde idik. Çokta geniş, deneyimli bir kadromuz vardı. Kaptanlık ondan ona, ondan ona geçiyordu. Bir gün başkanımız İskender Mesudiyeli beni yanına çağırdı ve “Bu takımda kaptanlığı sen yapacaksın” dedi.  Bende “Başkanım benden daha deneyimli ağabeylerimiz var onlar yapsın” diye cevap verdim. Mesudiyeli; “Bu takımda bundan sonra Karşıyakalılar kaptan olacak. Sen bu işi becerirsin” dedi ve konuyu kapattı. Henüz 19 yaşındaydım ve benden yaşça büyük ağabeylerime kaptanlık yaptım. Kulübümüzü en iyi şekilde temsil ettim.  Bu benim için ayrı bir gururdu. Heralde 19 yaşında birinci ligde Türkiye tarihinin en genç kaptanı ben olmuştum. Kaptan olarak çıktığım ilk maçta hiç unutmam Galatasaray maçıydı.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: İskender Mesudiyeli farklı bir başkan mıydı ?

ATİLLA GÜNEŞ: Tabii ki çok farklı ve vizyonu olan bir başkandı. Kendi cebinden kulübe karşılıksız para harcayan ender başkanlardandı. Ama maalesef gelinen noktada görüyoruz ki bu tür insanlar da camiamızda azaldı. Yöneticiliğin bir bedeli vardır. O zamanki başkanlarımız rahmetli Önder Baysoy olsun, İskender Mesudiyeli olsun o koltuğun hakkını fazlasıyla ödüyorlardı. Ama şuan maalesef ne öyle başkanlar ne de yöneticiler var.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Karşıyaka macerandan sonra Fenerbahçe’ye transfer oldun. Fenerbahçe’ye transferin nasıl gerçekleşti ?

ATİLLA GÜNEŞ:  Rahmetli Nejat Biyediç  dönemine burada kötü bir sezon geçirmiş, kulübüme çok verimli olamamıştım.  Yine de  süper lig takımlarından teklifler geliyordu. Galatasaray, Beşiktaş, Fenerbahçe, Trabzonspor her sene benim kapımı çalıyorlardı ama ben Karşıyaka ile yürüyüp Karşıyaka ile büyümek istediğim için buradan ayrılmıyordum. İstikrarın içerisinde olmak istiyordum ama maalesef bu gerçekleşmedi. O kötü sezonun ardından Ankaragücü Başkanı Cemal Aydın ile ile pazarlık yaparken telefonum çaldı ve telefonun bir ucunda Ali Şen vardı. “Oğlum neredesin?” diye sordu. “Başkanım Ankaragücü’ndeyim” diye cevap verdim. “Ne yap ne et oradan bir şekilde çık atlayıp İstanbul’a gel” dedi. Ufak tefek manevralarla oradan kalkıp İstanbul’a gittim ve Fenerbahçe ile anlaştım. Sonuçta telefonun ucundaki isim Ali Şen’di ve ona “hayır” demek olmazdı.  Fenerbahçe’ye transferim böyle gerçekleşti.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Karşıyaka’dan sonra İstanbul gibi büyük bir şehre gitmek nasıldı. O şansı iyi kullandığını düşünüyor musun ?

ATİLLA GÜNEŞ:  Oraları çok farklı ortamlar. Bir takım başarıları yakalamak için çok güçlü gitmeniz gerektiğini düşünüyorum. Ben ikinci ligden Fenerbahçe’ye transfer yapmıştım. Eğer Karşıyaka süper ligdeyken daha önce gelen teklifleri değerlendirseydim benim İstanbul maceram daha uzun soluklu olabilirdi. Fenerbahçe’ye kulübüme para kazandırarak gittim bu da benim için ayrı bir gururdur. İstanbul takımlarında bir Karşıyakalı olarak yer almak da çok farklı. Bizim kulübün reklam potansiyeli taraftarımızdır. Orada bir Okocha’ya bile Kaf-Kaf çektiriyordum. Onlar da bizim taraftarın büyüklüğünü biliyorlardı, renkli kimliğini her zaman dile getiriyorlardı. Karşıyakalılık bırakın Türkiye’yi dünyanın her yerinde bir gurur kaynağıdır. Bu gururu çok güzel taşıdım ve tribünlerimizi de gerek futbol oynarken gerek futbolu bıraktıktan sonra çok güzel temsil ettiğimi düşünüyorum.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Fenerbahçe’den sonra başka kulüplerde de oynadın ve yeniden Karşıyaka’ya geldin. İkinci kez geldiğinde kulüpte ne gibi farklar vardı ?

ATİLLA GÜNEŞ:  1998 senesinde Karşıyaka’dan çıktım bir çok kulüpte oynadıktan sonra 2005 sezonunda çok sevdiğim kulübüme geri döndüm.  Yedi sezon sonra kulübe tekrar döndüğümde dağlar kadar fark vardı ! Tesislere bir tane çivi bile çakılmamıştı.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: KSK’de taraftarın “Büyük Kaptan” lakabı verdiği ender futbolculardan birisin ancak kulüp sana bir jübile bile yapmadı. Bu senin içinde bir uhde olarak kaldı mı ?

ATİLLA GÜNEŞ: Kulübün  yönetimsel yapısını çok iyi bildiğim için öyle bir beklenti içerisinde değildim zaten. Ancak şundan çok eminim ki bu büyük taraftar bana gönlünde o jübileyi yaptı. Futbolu bıraktığımda benim hakkımda  çok güzel mesajlar yayınladılar. Benim o dönemle ilgili yönetime kızgın olduğum nokta şu ki ben bu kulübe emek verdim,  son beş sezonda kaptanlık yaptım, bu kulübün yüz yıllık tarihinde 10 sezon oynayarak en fazla forma giyen futbolcusuyum. En azından kulübe  çağırıp bir teşekkür edilmeyi, plaket ve ya bir çiçek verilmeyi  isterdim.  Maalesef bizim kulüpte futbol kültürü yok taraftar kültürü var.  Bunu bildiğim için jübile gibi bir beklentim yoktu. Futbolu bıraktığımda taraftarın bana ilgisi, halen Bostanlı’da yürürken insanların “Kaptan” diye seslenmesi. Ne zaman göreve başlayacaksın soruları bana yetiyor.  2010 sezonunda ki Kasımpaşa finalinden sonra futbolu bıraktım ve yeşil kırmızılı taraftarlar hiçbir zaman futbolu bırakmışım gibi hissettirmediler. Yeri gelmişken taraftarlarımıza çok teşekkür etmek istiyorum.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Futbolu bıraktıktan sonra kulüpte Menajerlik dönemin başladı. Biraz o dönem yaptığın çalışmalardan bahseder misin ?

ATİLLA GÜNEŞ: Ona Menajerlik demeyelim de “dadılık” diyelim. Futbolu bıraktıktan sonra Acun Ilıcalı’nın “Devler Ligi” adlı programına katılmıştım. O dönemden sonra Reha Kapsal aradı ve Manisaspor ile anlaştığını söyledi. Manisa’ya gidip gitmeyeceğimi sordu. O dönem antrenörlüğü düşünmemiştim ama Reha Hoca’yı kıramadım ve Manisa’da yardımcı antrenörlük yaptım. Aklımda hep Karşıyaka Spor Kulübü’nde Sportif Direktörlük görevi vardı. Kulübümüzde böyle bir boşluk oluğunu düşünüyorum. Ama maalesef bizim kulübün sistemi bunu kabul etmiyor. Yönetici Tayfun Yelkenbiçer  ağabeyin yeri bende çok farklıdır onun da hakkını ödeyemem. Beni kulübe çağırdı. O dönemde başkan Hüseyin Çalışkan’dı. Benim dört senedir almadığım bir alacağım vardı kulüpte. Hala da üç senedir almadığım bir alacağım var bunu da herkes bilsin! Hiçbir zaman kulübümle kötü duruma düşmek istemediğim için dışardan gelenler paralarını alıp giderken biz bekledik durduk. Tayfun ağabey “Bizim kulüpte yönetimsel istikrar yok. Seni  takımın başına ağabey olarak getirmek istiyoruz. Burada çok fazla yönetim değişiyor ama sen kalıcı olacaksın. Geçmişte yapılan hataları da doğruları da gelenlere sen anlatacaksın. Takımla ilgili yapılanmayı sen yapacaksın, transferlere sen bakacaksın. Bunun sürecini zamanla oturtacağız” dedi. Çok isteyerek bu  görevi kabul ettim.  Göreve geldiğimde ne hayallerim vardı  ancak hiç birini gerçekleştiremedim.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Bir dönem futbolcu izlemek için yurtdışında gittiniz.

ATİLLA GÜNEŞ:  Bu da ilginç bir konudur ki 1912 yılından beri Karşıyaka kulübünün tarihinde dışarıya gidip oyuncu arayan tek adam benim. Manisa’nın, Karabük’ün, Kayseri’nin  bile beş altı tane adamı Avrupa’da gezip oyuncu arıyor şuanda. Gerçi ben gittiğimde her yer parsellenmişti ama geri döndüğümde yönetime  raporlar hazırlayıp sunmuştum. Bu görevi de yaparken popülist yaklaşımlarda bulunmaktan kaçındım. İyi ve ucuz futbolcuları kulübüme nasıl kazandırabilirim diye uğraş verdim. Ama maalesef burada o düzen de hiçbir zaman oturmadı. Çünkü burada popülist yaklaşımlar olduğu için uzun vadede plan yapma şansınız yok. Alınması gereken oyuncular ve takip edilmesi gereken oyuncular diye liste hazırlamıştım. Şuan o listede yer alan yaklaşık 10 futbolcu da Türkiye’de süper ligde ve PTT  1. Liginde  banko oynuyor.  Bunlar çok maliyetsiz oyunculardı. Bu raporları sunduğumda çok fazla üzerinde durulmadı. Maalesef yöneticilerimiz direk menajerlerle temas kurmayı tercih ettikleri için  bu tarz çalışmalara pek rağbet etmiyorlar.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Kulübün altyapısından yetişen bir futbolcu olarak şuan ki futbol altyapıyı nasıl görüyorsun ?

ATİLLA GÜNEŞ: U21 takımına yurtdışından hoca transfer edildiğine göre altyapının durumu iyi! Kendisini tanımam şahsen ama camiayı bilmeyen birinin yurtdışından getirilmesi bana ilginç geliyor. Karşıyaka camiasında U21 takımının başına gelebilecek nitelikte biri yok muydu da yurtdışından hoca getirildi?

Futbol Altyapı Başkanı Metin Yıldırım gerçekten çok büyük özveri ile çalışıyor. Altyapıya gelir elde etmeye çalışıyor. O konuda kendisini takdir ediyorum. Ancak tek başına nereye kadar yapabilecek benim için o da ayrı bir soru işareti. Sıkıntılarla insanlar bir yere kadar boğuşabiliyorlar ama bir yerden sonra tıkanıyorsunuz. Şunu da belirtmek istiyorum ki Barcelona’yı örnek almamıza gerek yok Altınordu’yu örnek alalım o bize yeter.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Kulübün 100. Yılında aktif olarak görevdeydiniz. Sizce yüzüncü yılımızı layıkıyla kutlayabildik mi ?

ATİLLA GÜNEŞ: İsmen aktif ama görev olarak pasif bir durumdaydım. Yüzüncü yılımızı iyi bir şekilde kutlayamadığımızı düşünüyorum. Daha farklı bir coşku olması gerekiyordu. Tabii bunda da o dönemki takımın başarısızlığı da etkili oldu. Yine maalesef biz o sezon popülist yaklaşımlarla hareket ettik. Yanlış transferler yapıldı. Hatta inanın yapılan bazı transferlerden benim bile haberim yoktu. Aslında o dönem benim görevi bırakmam gerekiyordu. İşin doğrusu da buydu. Hatta birkaç kere o dönemin başkanı Hüseyin Çalışkan’a görevi bırakmak istediğimi söylemiştim. O bırakmamam yönünde çok rica etti. Yine duygusal tarafım ağır bastı ve Hüseyin Başkanı kıramadım. Yüzüncü yılımızı kutladığımız sene bu takımın averajla ligde kalması çok acı bir durumdu. Kümede kaldığımıza sevinememiştim. O durumlara gelmek hiç hoş değildi. Tabii küme düşseydik çok daha kötü günler bizi bekliyordu. O dönem takımın küme düşmemesi için yaptıklarımızı  bir allah bir de biz biliriz. O da bizde kalsın. Bazı yöneticiler son hafta maça bile gelmezken bizler  takımımızın başındaydık.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: O dönem istifa etmediğiniz  için sonradan pişmanlık duydunuz mu ?

ATİLLA GÜNEŞ:  Evet pişman oldum. Çünkü bir göreve geliyorsunuz ama yetkili yetkisiz bir şekilde çalışmak insana zarar veriyor. Ancak bu bana çok iyi bir ders oldu. Bir daha KSK’ye döndüğümde kesinlikle duygusal davranmayacağım.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Kulübe kırgın mısınız ?

ATİLLA GÜNEŞ:  Kulübe nasıl kırgın olabilirim ki ? Beni bu kulüp Atilla Güneş yaptı.  Sıkıntı kulüpte değil ki kulübü yönetenlerde. Çünkü bu kulüp doğru yönetilmiyor. KSK en son 1996 yılında ligden düştü 18 senedir kaç futbolcu kaç hoca geldi gitti hep bunlar mı hatalıydı? Önce çuvaldızı kendimize batırmamız gerekiyor. Bana göre bu kulüp yönetimsel yanlışlardan dolayı bu hale gelip İnanılmaz  bir borcun altına girdi.. Üç liran varken beş liralık takım kurarsan bu hale gelirsin. Kimse yalandan insanları kandırmasın, pembe tablo çizmesin şuan kulübümüzün durumu maddi olarak hiç iyi değil.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Şuan neler yapıyorsunuz ?

ATİLLA GÜNEŞ:  Şuan kulübümde çalışıyor olmayı çok isterdim. Hatta Teknik Direktör Yusuf Şimşek ilk geldiğinden beri  benimle beraber olmak istediğini söyledi. Göreve dönmem konusunda beni çok ikna etmeye çalıştı. Sözü gelmişken Yusuf Hoca çok sevdiğim, herkesin arkasında durması gerektiğini düşündüğüm bir insan. Artık bizlerin de böyle genç antrenörlerle çalışmamız gerektiğini düşünüyorum. Maalesef burada her hoca değişikliği gündeme geldiğinde Samet Aybaba, Yılmaz Vural, Giray Bulak isimleri akla geliyor. Artık bırakalım bunları. Bu işler artık bu isimlerle yürümüyor. Hadi bizlere şans vermiyorsunuz bari dışarıdan gelen genç antrenörlerin arkasında durulması gerektiğini düşünüyorum.

Yusuf Hoca yönetimle benim tekrardan kulübe dönmem için  görüşüyor. Ancak  bazı yönetici ler bu işi çok bildikleri için ! fikirleri galiba bizimle uyuşmuyor ki kabul etmiyorlar. Yönetimde benim varlığımdan rahatsız olacak insanların olduğunu düşünüyorum. Yusuf Hoca’ya da buradan teşekkür ediyorum. Bizim insanımızın düşünmesi gerekeni o düşündü hem de defalarca ısrar etti. Ama olsun benim için hiç sıkıntı yok çünkü ben er ya da geç bu kulübe geri döneceğim ve burada çalışacağım. Bunu da herkes böyle bilsin.

Şuan neler yaptığıma gelince bizim yöneticilerimizin göremediği şeyi Beşiktaş’ın yıllarca yönetimlerinde görev almış, şuan ki futbol şube sorumlusu Sinan Vardar önceki gün telefon açtı ve Soma’da bir sosyal geliştirme projesi olduğunu söyledi.  Soma faciasından sonra insanların üzüntülerini bir nebze de olsa azaltabilmek için orayı yapılandırmamız gerektiğini belirtti. Benim aslında buradan ayrılma gibi bir niyetim yoktu. Sonuçta Soma Bölgesel Amatör Liginde mücadele eden bir takım. Sinan Vardar beni yanına çağırdı oturduk, konuştuk muhabbet sohbet derken “Ben bu Soma’ya çizmeli adam için geldim eğer sende çizmeli adam için varsan sevinirim. Bu işin manevi boyutu çok yüksek. Soma’da  insanları mutlu edeceğiz, oradaki insanların senin gibi insanlara ihtiyacı var” dedi. Sinan Vardar’a “Sizin Türkiye’de hatta dünyada tanımadığınız futbolcu ve hoca yok. Neden özellikle beni düşündünüz” diye sorduğumda ise “Ben senin Karşıyaka’dan yapını, karakterini  biliyorum. O  nedenle bu projenin başında sen olacaksın” dedi. Elini havada bırakmamak için bu projeyi kabul ettim. İyi ki de bırakmamışım en azından şuan Soma’ya gittiğimde içimde inanılmaz bir manevi huzur buluyorum. Oradaki insanlarla muhabbet, sohbet etmekten ve onlarla bir şeyleri paylaşmak çok hoşuma gidiyor. Onlar da beni o kadar iyi ağırlayıp karşıladılar ki çok keyifli bir ortamda çalışıyoruz.  Oradaki tüm futbol branşlarının, yapılaşmanın, tesisleşmenin başındaki tek yetkili kişi benim.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: KSK’ye tekrar geleceğinizi belirttiniz. Bu sefer gelişinde neler yapmayı düşünüyorsunuz ?

ATİLLA GÜNEŞ:  Ben bu kulübe ciddi fedakarlıklarda bulunmuş bir insanım. Kulübün de bana çok ciddi katkılarda bulunduğunun bilincindeyim. Yeniden göreve gelip burada başarılı olmam gerektiğini düşünüyorum. Tek amacım, tek hedefim,  tek hayalim bu. Ancak düzen bu şekilde devam ederse tabii ki işimiz çok zor.  Şunu biliyorum ki ben yarın bir gün kulübüme tekrar döneceğim.  UEFA-B antrenörlük belgemi aldım şimdi UEFA-A kurslarına katılacağım. Bir gün fırsat verilir de KSK’ye Teknik Direktör olarak hizmet edersem fark yaratacağımı düşünüyorum çünkü camiayı çok iyi tanıyorum. Öncelikle şu stadımızın yapılmasını istiyorum. Maalesef stat olmadan olmuyor.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Konu stattan açılmışken son günlerin en popüler sorusunu size de yöneltmek istiyorum. Stat Yalı’ya mı yoksa Örnekköy’e mi yapılsın ?

ATİLLA GÜNEŞ :  Stadın Yalı’ya yapılması kulübümüz için uzun vadede çok ciddi gelir kaynağı sağlayacak. Kulübün geleceği şuan stadın yapımına bağlı. O stat bana göre Yalı’ya yapılsın 15 bin kişilik stat bize hayli hayli yeter.

 

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Karşıyakalı taraftarlara mesajınız ?

ATİLLA GÜNEŞ:  Onlar benim için çok özel ve  farklılar. Biraz klasik bir söylem olacak ama bu duygu anlatılmaz yaşanır. Her maçtan önce beni tribünlere çağırmaları, bana olan güvenleri çok özel duygulardı benim için. Bir de işin şöyle bir boyutu var ben futbol hayatımda Maradona değildim ki. Bu insanlar beni niye sevdi ? Kulübüme, formama değer verdiğim için sevdiler . Ama bunu bile çekemeyen bazı yöneticiler oldu. Şunu bilsinler ki bir gün o büyük taraftarla tekrar buluşacağım. Ama bu sefer farklı olacak. Bana yeni bir beste hazırlasınlar.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Son olarak ?

ATİLLA GÜNEŞ: Aslında daha konuşulacak çok şey var ama ben bu kulüpte her zaman “kol kırılır yen içinde kalır” felsefesinin peşinden gittim. Uzun yıllar sonra da ilk defa sana konuştum. Biz sustukça insanlar bizi pasif zannettiler ama o konuda çok yanılıyorlar. Bu da böyle biline.

yesilkirmizi.net / özel 

 
Anahtar Kelimeler:Karşıyaka’nın, “Büyük, Kaptan’ı”, Atilla, Güneş…, , Altyapısından, yetiştiği, ku,
Kaynak / Editör: Okunma Sayısı: 4100
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz

altan çakmaklı()
büyük kaptan o günü bekliyoruz
Gönderilen Tarih - 13 Kasım 2014 Perşembe (08:48)  

Diğer ROPORTAJLAR Haberleri
MUTLU ALTUĞ: HER YİĞİDİN YOĞURT YİYİŞİ FARKLIDIR
AİLESİNİN AĞZINDAN GODE CENGİZ EFSANESİ
RIDVAN DİLMEN: BEN KARŞIYAKALIYIM

RIDVAN DİLMEN: BEN KARŞIYAKALIYIM
KARŞIYAKA'YI AYAĞA KALDIRAN ADAM
BİLAL ŞAR: GELECEĞİMİZ EMİN ELLERDE
KSK'DE UMUT'LAR TÜKENMEZ
KSK'NİN NE OLDUĞUNU HERKES BİLİYOR
Diğer Başlıklar

KAF - KAF DEVREYE MUTLU GİRMEK İSTİYOR
KARŞIYAKA İNANÇLI
HOLDİNG'TEN MORAL TAKVİYESİ
KAF - KAF'A YASAK GELDİ
KARAR KONGREDE VERİLECEK
BANİC GELDİ JONES GİTTİ
KAF-KAF DEVREYE UMUTLU GİRMEK İSTİYOR
DÜZENİMİZDEN ÇIKMAYI KABUL EDEMEM
EN BÜYÜK GÖREV TARAFTARIN OLACAK
PINAR KARŞIYAKA EVİNDE MAĞLUP
REKLAMLAR




Yazarlar
Barış TEZER
VOLEYBOL BİLDİĞİNİZ GİBİ
Voleybolda yeni sezonun ilk iki haftasını geride b...
Deniz Gezginci
PORTATİF TRİBÜNLERİN SOĞUK DEMİRLERİNİ DE BİLİRİZ….
Başlıkta kısıtlı yerim olduğu için ç...
Çağatay SALTIK
ELVEDA HAYALPEREST ADAM
2012 de kesişti yollarımız hayalperest adamla, o y...
Hakan GÜRAY
MENTAL TÜKENİŞ
Başlangıç çok yanlıştı, süreci ...
Yücel ÇAĞATAY
GELECEĞE UMUTLA BAKABİLMEK İÇİN
Sezon öncesi kurulan kadronun ne kadar yanlış...
Anket

Sizce Yalı'da ki alanın akibeti ne olur ?


  Çadır Kurulur565 Kişi (% 21 )
  Stat Yapılır2036 Kişi (% 78 )

Toplam 2601 Kişi

Röportajlar
HEDEF VARSA BENDE VARIM
YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Sizin oynadığınız zamanlardaki KSK ile şimdiki KSK arasında fark var mı ? UFUK SARICA: Elbette var. Öncelikle semt çok değiş...
»
»
»
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(1179 Online) 0,34ms