Bugün - 17 Aralık 2017 Pazar
 
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Yeni Üye
FUTBOL BASKETBOL VOLEYBOL ALTYAPI ANILAR ROPORTAJLAR GÖRÜNTÜLÜ HABER MAÇ ÖZETİ GENEL HABER KÖŞE YAZILARI DUYURULAR Diğer »
Haber Detayları

METİN YILDIRIM: BARCELONA HAYALİMİN ARKASINDAYIM

Karşıyaka’nın genç, dinamik, hayalleri olan ve bu hayallerini çekinmeden dile getiren Futbol Altyapı Başkanı ve Futbol Şube Yöneticisi Metin Yıldırım ile Yeşil Kırmızı Ekibi olarak görüştü. Karşıyaka Spor Kulübü’nü ısrarla Barcelona gibi yapacağını ve bu değişim hareketinin altyapıdan başlayacağını belirten Metin Yıldırım ile KSK futbol altyapısını, hayallerini, ideallerini ve tabii ki son günlerde çok konuşulan stadyum meselesini konuştuk.

ROPORTAJLAR Haberi - 02 Ekim 2014 Perşembe - 16:12
Resmi büyütmek için üzerini tıklayın...

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Kısaca sizi tanıyabilir miyiz ?

METİN YILDIRIM: 1972 İzmir Karşıyaka doğumluyum. Dünyaya geldiğimde Eshot sokağında oturuyormuşuz. Çarşı’da doğdum diyebilirim. Annem 1903 yılında Girit adasından, babamlar da Giresun dan Karşıyaka’ya yerleşmişler. İlk, orta ve liseyi burada üniversiteyi de Balıkesir Üniversitesi  Makine Mühendisliği bölümünde okudum. Dünya markası beş firmada çalıştıktan sonra yedi sene önce kendi şirketim olan  Sarta’yı kurdum.  Önceleri işe mekanik tesisatla başladık şimdi endüstriyel taahhütler yapıyoruz. (Fabrika binaları, mekanik tesisatlar, çelik konstrüksiyon v.s.)

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Karşıyaka ile tanışmanız ?

METİN YILDIRIM: 1980 yılından beri Karşıyaka’nın taraftarıyım. Yaşkalık 35 senelik tribün hayatım var. Eskiden rahmetli dayım maçlara çok götürürdü.  Son üç yıldır da çok sevdiğim kulübüme  yönetici olarak hizmet etmeye çalışıyorum.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: İki sezon  önce Avrupa kupasında final oynadık ve siz de basketbol şube yönetimindeydiniz. O başarı nasıl gelmişti ?

METİN YILDIRIM: O sene sinerjisi ve devinimi yüksek bir takım kuruldu. Basketbol Şube Başkanı Mutlu Altuğ’un o sinerjinin yakalanmasında çok büyük katkısı var. Gerek Ufuk Sarıca’yı getirmesi gerekse de oyuncu seçimleri çok isabetli kararlardı.  Ufuk Sarıca, Levent Türknas ve Mutlu Altuğ’un birlikte hareket etmesi  neticesinde  güzel bir dinamizm yakalandı.  Yakalanan bu dinamizmde sezon içerisinde yaşanan maddi problemler nedeni ile zaman zaman sekteye uğrar gibi olsa da sonuca ulaşmayı bildik.  Sonuçta spor bu her zaman her şey istediğiniz gibi olmuyor. Bir bakıyorsunuz bir oyuncu sakatlanıyor.  Oyuncu almanız gerekiyor  ve ona ekstra bir bütçe yaratmanız gerekiyor. Deplasmanlar çoğalıyor, araya Avrupa maçları giriyor bunlara para yetmeyince tıkanmaya başlıyorsunuz.  Ana sponsorun verdiği bütçe belli. Ana sponsorda o sene gerekli desteği %80 oranında verdi diye düşünüyorum. O sene güzel bir seneydi.  Yöneticiler, teknik heyet, sporcular arasında güzel bir uyum yakalanınca takım da  kolej takımı gibi oldu.

Ben de Mutlu Altuğ  ile çok yakın görevde yer aldım. Mutlu Altuğ yokken ben devreye giriyordum. Şube başkanı her zaman bana güvendi ve bana sorumluluklar emanet etti. Dönem dönem başarıya giden yolda bir takım ufak tefek yol kazaları yaşadık ama çok kısa sürede hallettik.

O sene ilginç ve güzel olan final macerasını İzmir’e getirmemiz olmuştu. Organizasyonun İzmir’e gelmesini hayal bile edemiyorduk. Sadece aramızda konuşuyorduk. Konuştuğumuz zaman bile “gelir mi gelmez mi” diye güzel düşüncelere dalıyorduk.  Ama hayal gerçek oldu. Getirenlerden allah razı olsun.

O sene bu şampiyona Nisan ayının son günlerine denk geldi ve Karşıyaka bambaşka bir semt oldu. Her taraf yeşil kırmızı bayraklarla donatıldı, küçücük çocuklar Karşıyakalı olmaya başladı, çocuklar yeşil kırmızı forma ve atkılarla okula gitmeye başladılar. Kente başarının gelmesi ile neler değişiyor onu hep birlikte görmüş olduk.

O gün hala aklımdan gitmez. Takımın Swiss Otel’den gelişi. Kulüp otobüsü takımı getirirken Ege Park’ın önünde ki insan seli.  Kalabalıktan salona yürüyemiyordunuz.  Muhteşem bir atmosferdi.  Salonda beş bin kişi,  dışarıda maça giremeyen üç bin kişi. Türkiye’de 8 bin kişi basketbol seyircisi dediğin zaman bence bu çok büyük bir olay.

 

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Son saniyede yediğimiz sayı ile kupayı kaybettiğimiz anda ne hissettiniz ?

METİN YILDIRIM: Ben o maçı kaybetmemizin çok fazla pet şişe ile alakalı olduğunu düşünmüyorum. Defalarca maç bizim ayağımıza  gelmiş biz alamamışız. Kaç kere atak yapmışız boş dönmüşüz, hücuma gitmişiz boş dönmüşüz. Maçı daha sonra defalarca izledik. Öyle hatalar yapmışız ki defalarca top kullanma şansını kaybetmişiz. Basketbolun da böyle bir özelliği var sizi alıp bir yerlere getiriyor,  son saniyede yediğiniz sayı ile hevesiniz kursağınızda kalıyor. Bunu da böyle kabul etmek lazım.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Sizi Basketboldan sonra bu sene futbol yönetiminde gördük neden böyle bir geçiş yapma gereği duydunuz ?

METİN YILDIRIM: Ben hayatta tanrının elinin hep omuzumda olduğunu hissederim. Fatih Diniz başkan bana kongreden birkaç gün önce “Sen basketbol şube başkanısın” dedi.  Peki deyip teşekkür ettim.  Kongreye iki saat kala “Sen futbol şubede görev al biz basketbola başka bir başkan bulduk. Seni futbol şubeye başkan yapmayacağız. Sen orda görev al biz böyle ilerleyelim.  Benim başkanlığımda bir komite futbolu götürecek” dedi. Dışarıda kalmak istemediğim için kabul ettim.

Neden dışarıda kalmak istemiyorum? Çünkü  gelecekle ilgili hayallerim, ideallerim, planlarım var. İşin bir yerinden tutayım dedim. Bu kulüpte futbol şube yöneticiliği insanı onurlandıran şerefli bir görev. Gereğini yapmak gerekir. Elimizden geldiğince bunu yapmaya gayret ediyoruz ama bir tarafta da  burada ağlayan, elinden tutulması gereken  bir “futbol altyapı” var. Basketbol ve voleybolda altyapı organizasyonları futbola göre daha iyi gidiyor.

Futbol Şube Yöneticisi Korhan Yetiş’e “Gel altyapıya bir el atalım” dedim. O da sağ olsun “tamam” dedi.  Ne olduysa oldu altyapı bizim üstümüzde kaldı.  Burada Korhan Yetiş ile omuz omuza çalışıyoruz hiçbir sıkıntımız yok. Altyapıya çok yön vermek istedim o da  bana çok destek verdi, önümü açtı. Eğer böyle olmasaydı planlarımı, ideallerimi, hayallerimi burada uygulayamazdım.

İşin başına geçince gördüm ki futbol altyapı küçük hareketlerle kalkınabilecek bir yapıya sahip. Dört aydı bu şekillendirmeyi yaptığımızı düşünüyorum.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Altyapıyı tercih etme nedeniniz neydi ?

METİN YILDIRIM: Çünkü kulübün geleceği altyapı çukurunda yatıyor. Hani klişeleşmiş bir laf var ya “geleceğimiz altyapımız” diye. Ben bu lafın sözde kalmasını istemiyorum. O yüzden buradan aksiyon almak istiyorum.   Göreve geldiğimiz günden itibaren de bir çok farklılık yarattık. Kazanmak için fark yaratmak gerekiyor.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Altyapıyı yine Karşıyakalılara teslim ettiniz ?

METİN YILDIRIM: Hocalarımız Karşıyakalı ama çalışma biçimleri çok değişti. Hayatlarında bu şekilde bir organizasyonun içinde yer almadılar. Bir çok altyapı hocamız da şaşkınlıkla bu organizasyonu izliyorlar. Şuanda görev veriyoruz, karşılığını bekliyoruz. Karşılığını alamadığımız zaman müdahale ediyoruz. Bu şekilde karşılığını alamadığımız bir iki aksiyona  da son verdik.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Altyapıda bütün yük sizin üzerinizde kalmış gibi gözüküyor maddi ya da manevi olarak camiadan  destek görüyor musunuz?

METİN YILDIRIM: Camiadan manevi destek görüyoruz ama maddi destek hemen hemen yok denecek kadar az.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Bunu söylemek durumunda değilsiniz ama bugüne dek cebinizden kulübe ne kadar harcama yaptınız?

METİN YILDIRIM: Dost meclisinde bunlar söylenir o nedenle şimdilik bu soruyu pas geçiyorum. Ancak şunu belirtmeliyim ki yüklü miktarda harcama yaptım. Bu miktarı telaffuz etmek istemiyorum.

 

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Gazetelerde taraftarı heyecanlandıran açıklamalarınız oldu. KSK'yi Barcelona gibi yapacağım diyorsunuz?

METİN YILDIRIM: Demecimin arkasındayım. Altyapı yolunda ilerlersen iki sene sonra şaha kalkacaksın. Dünyanın her yerinde Karşıyakalı var. Bugün Belçika’ya, Amerika’ya gidiyorsun Karşıyakalı var. Çok etkili ve dinamik yapıda bir taraftarımız var. Karşıyakalılar kolay örgütlenebiliyorlar. Türkiye’nin her noktasında bizi seven, destekleyen insanlar var. O nedenle bizim organize olmamız çok kolay.

Kendi ekibinle, kendi takımınla başarılı olabilirsin. Mesela Basketbol takımı kolej takımı gibi. Her sene mutlaka takımın yüzde kırkı kendi sporcularımızdan oluşuyor ve başarı geliyor. Önümüzde bir  Egemen Güven örneği bulunuyor. 

Barcelona konusuna gelecek olursak. İnanın söylemek istediğim çok uzak bir şey değil. KSK’nin eğer son 20-30 yılına bakıldığında yol kazaları olmasaydı, altyapısı ile yürüyen bir kulüp olsaydı bugün kasasında 20-30 milyon TL para olurdu. Ben makine mühendisiyim, matematik adamıyım. Gelsinler birlikte hesabını yapalım. Bugün altyapıdan 7-8 tane oyuncuyla oynasaydın senin kasanda dünya kadar paran olurdu. Ne yaptık son yirmi seneye baktığımızda her sene dünyanın transferi, dünyanın peşinatını ödedik. Sonuç: düşmemeye oynayan takımlar. Doğru mu, başımıza geldi mi geldi.  

Bu aşamadan sonra çok merak ediyorum neyin riskini almaktan korkuyoruz ? Risk almadan kazanmak var mı ? Ticaretin kanununda yok. Spor da bir ticaret değil mi ? Futbolcu buraya parayla geliyor.

 Altyapı Koordinatörümüz Rıza Tuyuran geçen gün raporunu çıkardı. Son 20 yıla baktığımızda 450 tane futbolcu gelmiş, gitmiş.  Ne gerek var. 8 tane altyapı oyuncusuyla ilerle üç tane karakterli oyuncuyla forvet, orta saha, defansı takviye et senin önün her türlü açık. Mümkün değil önünün kapanması. Altayapı da 500 tane oyuncumuz var.  Onlar da görür ki bizim burada önümüz açık. Oynayalım elbet bir gün kendimize yer buluruz.

Şuanda yapılan ne ? Üst yapıya bir iki tane göstermelik oyuncu alıyorsun onlar da ya yedek kulübesinde oturuyorlar ya da ilçe takımlarına kiralık olarak veriliyorlar. Çocuklarda bakıyorlar önü kapalı, mutsuz oluyorlar. Çocuk geleceğini görse belki yeteneği daha hızlı gelişecek.

Mesela  U19 takımının yanından bir aydır ayrılmıyoruz.  Osmanlıspor maçını 3-0, Şanlıurfaspor maçını da 1-0 kazandı.  Çocuklar şimdi neden oynuyorlar? Çünkü motive oluyorlar.  Çocuklara yatırım yapıyoruz, kampa götürüyoruz. Şimdi çocukların gözlerinin içi parlıyor.

Kimse kusura bakmasın ama ben geldiğimde futbol altyapıda bir mutsuzluk vardı. Buradan bir şey olmaz diyorlardı. Şimdi bu konuşmalar değişti.

Her sene üst yapıya dünyanın parası  harcanıyor. Sonuç ortada. Neredeyse geçen sene düşmemeye oynadık. Yusuf Hoca geldi de son anda takımın ivmesi değişti.  Başarılı olmak istiyorsan lobin olacak. Ankara, İstanbul, Bursa’da seni seven, seninle iş birliği içinde olan spor camiası olacak. Federasyonla aran iyi olacak, diyalog olacak. Biz bu şekilde kafayı kuma gömüp kendi kendimize bağırıp çağırırsak PTT 1. Ligden bir adım öteye gidemeyiz.

 

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Altyapıya gelir getirmek için çeşitli konser etkinliklerini düzenleyeceğinizi belirttiniz. İlkini de önceki gün Altay konseri ile başlattınız. Konserden istediğiniz geliri sağlayabildiniz mi? Konserler bundan sonra da devam edecek mi ?

METİN YILDIRIM: Maalesef beklediğimiz ilgiyi bulamadık konsere yaklaşık 500 kişi geldi.  Ancak bizim için muhteşem eğlenceli bir gece oldu.  Maddi olarak tam hesap yapmadım ama organizasyonun maliyeti uçak, otel, ekip, biletler, sanatçının parası derken 40-50 bin TL arasında tuttu.  20 bin TL’lik bilet sattıysak 25 bin TL  civarında zarar ettik.  Önemli değil orada alnımızın akıyla bir altyapı organizasyonu gerçekleştirdik. Olan Metin Yıldırım’a oldu ama problem değil.

13 Ekim de Mavişehir Arena’da yine bir konserimiz var. Antakya Medeniyetler Korosu’nu getiriyoruz. Bu 2012 Nobel Barış Ödülü adayı üç dinden birkaç kavimden insanları bir araya getiren muhteşem bir koro. Bu yaz Çeşme Alaçatı da izledim ve müthiş etkilendim. Bu sefer tüm Karşıyaka camiasını Arena’ya bekliyoruz. Biletler Biletx de satışa çıktı.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Camiadan gerekli maddi desteği göremediğinizi belirttiniz. Hiç sıkılıp bırakmak istediğiniz oldu mu ?

METİN YILDIRIM: Ben burada tek başınayım. Yönetim kurulu var ama madden çok fazla katkıları yok.  Ancak manevi anlamda da yanımda olmaları bana yetiyor. Bugüne kadar hiç bunalmadım çokta keyifle bu işi yapıyorum. Ama bu çukurda kalmamalıyız. Kaynak yaratmalıyız  İstanbul’dan birkaç ajansla görüşüyorum. Reklam alanlarını geliştirmek istiyorum. 4-5 kişilik marka ve reklam yönetimi timi oluşturmak istiyorum. İstanbul, Ankara ve Bursa’da ki firmalardan tesislere reklam almaya çalışıyorum.

Geçmişten gelen idari personelin alacaklarını dahi ödedim. Allah bana gününde maaş ödemeyi nasip etsin. Kulübümüze hizmet eden bu insanlara ben maaşlarını zamanında ödeyemezsem burada elimi kolumu sallayıp gezmeye utanırım.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Geçmiş yıllarda Karşıyaka altyapısı ile ilgili şöyle bir algı oluşmuştu “KSK altyapısında tanıdığın yoksa yükselemezsin” Hatta bazı Karşıyakalıların çocuklarını Altınordu altyapısına verdiği bile söyleniyor. KSK altyapısında gerçekten böyle bir algı var mı ? Bu algıyı değiştirmek için neler yapıyorsunuz ?

METİN YILDIRIM: Maalesef böyle şeyler duyuyoruz ama veliler de şöyle bir beklenti içerisine giriyor. Herkes kendi çocuğunun çok iyi olduğunu düşünüyor ve “Ronaldinho, Messi” zannediyor. Ben öyle diyenlerle özel ilgileniyorum, çocukların antrenmanlarını izletiyorum ve Altyapı hocalarıma izlettiriyorum.  Ama böyle diyenlerin çoğunun çocuğunda gerçekten böyle bir meziyet yok. Tabii ki hepsi iyi sporcular  ama veliler de çocuklarını biraz söyledikleri gibi değil.

Bütün kulüplerde aynı söylemler vardır ama şunu iddia ediyorum ki KSK altyapısında zerre kadar ayrımcılık yok.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Camianın kulübe bakış açısını nasıl değerlendiriyorsunuz ?

METİN YILDIRIM: Camia kulübü seviyor ama bazen uzak duruyor. Bende üst üste gelen sportif başarısızlıktan dolayı çoğu organizasyona birkaç sene katılamadım. Hatta benim bundan dört beş sene evvel Karşıyaka’nın Atatürk Stadı’nda bir maçını izlerken “kulüp başkanı olana kadar bu benim son maçım. Bir daha beni kimse maça getiremez” demiştim.

Ondan sonra Levent Türknas beni yeniden zehirledi. Gel basketbol şubeye  reklam ver dedi. Sonra Mutlu, Levent ikilisi beni yönetime bir soktular giriş o giriş.  Ailemde de yönetimde görev yapan akrabalarım, tanıdıklarım oldu ama benim yönetim modelim biraz değişik,  hiç birine benzemiyor. Demokrasiyi seviyorum ama çok demokrat ortamların organizasyona zarar verdiğini düşünüyorum. Kararı alıp yürüyeceksin. Çok kişiyi dinlediğin zaman işler sarpa sarıyor.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Yalı’ya yapılması düşünülen Stadyum ile ilgili yönetim bugüne kadar net mesajlar vermekten kaçındı. Sizin bu konudaki  düşünceleriniz neler ?

METİN YILDIRIM: Yönetimin vermekten çekindiği net cevapları ben vereyim.  KSK’nin  doğru düzgün tesisi  bile yok. A takımın idman yaptığı sahanın dışında başka bir sahası yok.

Buradan Buca’ya gidiyoruz. Stadı var.  Yan yana 8-10 tane antrenman sahası var. Bizde ne var ? Bir suni çim sahamız var bir de üç beş tane de bize ait olmayan halı sahamız var. Onlar için de gidiyoruz adamların peşinden koşup “bu halı sahaları bize verin biz bunlarda spor okulu açacağız” diyoruz.

Karşıyaka ilçesinden,  700 bin nüfuslu bir yerleşim yerinden bahsediyoruz ama ne acıdır ki maç yapacak sahamız yok. Ben Yalı, Örnekköy, orası ya da burası demiyorum. Bizim bir tane değil iki-üç tane stada ihtiyacımız var. Bir tane 40-50 bin kişilik Örnekköy’e yapılır. Bir tane de 15 bin kişilik kupon bir stat Yalı’ya yapılır. Çevreyi de kirletmez, çok endüstriyel bir stat olmasın, doğası korunan bir stat olsun. Çevreye de zarar vermesin. Yalı da konaklar varken, tramvaylar geçerken, denize girilirken sen onları mütahite vermişsin sahili katletmişsin. Her yeri katletmişsin kalkmış stada kafayı takıyorsun. Yalı da nefes alacak yer yok her yer apartman olmuş. Şimdi yeşili koruyalım diyorlar ama  dertlerinin bu olmadığını düşünüyorum. Benim stat sorunum var arkadaş. Bugün idman yapmaya Kemalpaşa’ya gidiyorum. Atı alan Üsküdar’ı geçti.  Bundan 25 sene önce Ali Erten ve Cihan Büyükoral’ın stat maketi önünde fotoğrafları var. Adamlar 50-60 yaşına geldi hala biz bunları tartışıyoruz.

 1980 yılında kurulan kulüplerin 50-60 bin kişilik stadları oldu biz hala stat nereye yapılsın diyoruz. Bir taraf karşı geliyor. İnşallah biran önce bu tartışmalardan kurtuluruz.  Hani Örnekköy Stadı’nın temeli atılıyordu. Eylül’de Ekim’de proje açıklanıyordu. Neredeyiz biz ?

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Önümüzdeki yıllarda Başkanlık gibi bir hayaliniz var mı ?

METİN YILDIRIM: Tanrı istemezse yaprak düşmezmiş. Tabii ki var. Hayat önümüze ne çıkaracak, ne getirecek bilemeyiz ama evet hayallerim var.   İdeallerim de var. Farklı bir yapıyla farklı bir organizasyon biçimiyle KSK’yi hak ettiği yere getirmek istiyorum. Şuan hak ettiği yerde olmadığını düşünüyorum. KSK şuan bir dünya kulübüdür, dünya markasıdır ve maalesef arzuladığı yerde değildir.

KSK’nin oynadığı futbol  ile bugün çevre ilçelerdeki 10-20 bin nüfuslu yerleşim yerlerindeki takımları yenemiyorsak, berabere kalıyorsak kimse kusura bakmasın b22iz hak ettiğimiz yerde değiliz. Herkes radikal kararlara uymak zorundadır. O radikal karar da bir gün gelir alınır.

YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Taraftara mesajınız?

METİN YILDIRIM: Bende taraftarım. Taraftarlarımızın mutlaka maçlarımıza gelmesini arzu ediyorum. Maalesef bu yıl Passolig olumsuzlukları da beraberinde getirdi. Ama bizim Karşıyaka’dan başka Karşıyaka’mız yok. Futbol, basketbol, voleybol demeden mutlaka maçlara gelsinler. Bizim buna ihtiyacımız var. İyi taraftar, çok taraftar. Biz her zaman güçlüyüz. Şuan tribüne gelen 50-100 kişi ile bizim ambiansımız, dinamizmiz, her şeyimiz kayboluyor. Bütün taraftarlarımızı maçlara bekliyorum.

yesilkirmizi.net / özel

 

 

 

 
Anahtar Kelimeler:Karşıyaka’nın, genç, dinamik, hayalleri, olan, hayallerini, çekinmeden, dile, ge,
Kaynak / Editör: Okunma Sayısı: 3718
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer ROPORTAJLAR Haberleri
MUTLU ALTUĞ: HER YİĞİDİN YOĞURT YİYİŞİ FARKLIDIR
AİLESİNİN AĞZINDAN GODE CENGİZ EFSANESİ
RIDVAN DİLMEN: BEN KARŞIYAKALIYIM

RIDVAN DİLMEN: BEN KARŞIYAKALIYIM
KARŞIYAKA'YI AYAĞA KALDIRAN ADAM
BİLAL ŞAR: GELECEĞİMİZ EMİN ELLERDE
KSK'DE UMUT'LAR TÜKENMEZ
KSK'NİN NE OLDUĞUNU HERKES BİLİYOR
Diğer Başlıklar

KAF - KAF DEVREYE MUTLU GİRMEK İSTİYOR
KARŞIYAKA İNANÇLI
HOLDİNG'TEN MORAL TAKVİYESİ
KAF - KAF'A YASAK GELDİ
KARAR KONGREDE VERİLECEK
BANİC GELDİ JONES GİTTİ
KAF-KAF DEVREYE UMUTLU GİRMEK İSTİYOR
DÜZENİMİZDEN ÇIKMAYI KABUL EDEMEM
EN BÜYÜK GÖREV TARAFTARIN OLACAK
PINAR KARŞIYAKA EVİNDE MAĞLUP
REKLAMLAR




Yazarlar
Barış TEZER
VOLEYBOL BİLDİĞİNİZ GİBİ
Voleybolda yeni sezonun ilk iki haftasını geride b...
Deniz Gezginci
PORTATİF TRİBÜNLERİN SOĞUK DEMİRLERİNİ DE BİLİRİZ….
Başlıkta kısıtlı yerim olduğu için ç...
Çağatay SALTIK
ELVEDA HAYALPEREST ADAM
2012 de kesişti yollarımız hayalperest adamla, o y...
Hakan GÜRAY
MENTAL TÜKENİŞ
Başlangıç çok yanlıştı, süreci ...
Yücel ÇAĞATAY
GELECEĞE UMUTLA BAKABİLMEK İÇİN
Sezon öncesi kurulan kadronun ne kadar yanlış...
Anket

Sizce Yalı'da ki alanın akibeti ne olur ?


  Çadır Kurulur565 Kişi (% 21 )
  Stat Yapılır2036 Kişi (% 78 )

Toplam 2601 Kişi

Röportajlar
HEDEF VARSA BENDE VARIM
YEŞİL KIRMIZI EKİBİ: Sizin oynadığınız zamanlardaki KSK ile şimdiki KSK arasında fark var mı ? UFUK SARICA: Elbette var. Öncelikle semt çok değiş...
»
»
»
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Sponsorlar
Sayfalar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(1164 Online) 0,75ms