Haber Detayı
20 Şubat 2013 - Çarşamba 00:00 Bu haber 9693 kez okundu
 
62 SAAT UYKUSUZ 12 DEV ADAM
Site ziyaretçilerimizden Ercan Acar'ın 23 Şubat 2006 tarihinde yayınlanan "62 SAAT UYKUSUZ 12 DEV ADAM" başlıklı anısına haberin devamından ulaşabilirsiniz.
ANILAR Haberi


Değişik günlerdi o günler film şeridi gibi gözümün önünden geçiyor…Hala o an a ortak olan dostlarımızla yaptığımız muhabbetlerde üzerinden 5 yıl geçtiğine inanamıyoruz…Çünkü bu yaptığımız olay, gerçekten çoğu şey in ilki vede hayatımızın unutulmaz bir parçasıydı…

20 li yaşların verdiği ateşi taşıyorduk 2001 yılının Kasım başında…Takımımız 2. Lig B kategorisi denilen bir kuyuya düşmüştü….Çoğu KSK taraftarı küskünlüğünü maçlara ilgi göstermeyerek belli ediyordu…Bizler nemi yapıyorduk..Sormayın bile…Köy ligi diye tabir edilen bu ligde , muhtar diye tüm köyleri geziyorduk…

Üniversiteden yeni mezun olmuş bi delikanlı olarak iş hayatıma yön vermeye çalışıyordum, ama aksilik bu ya, hayatımın Karşıyakamdan sonra 2. aşkım dediğim kız arkadaşımla yollarım ayrılınca “yakarım bu dünyayı ulennnnn” tripleri ile tamami ile tek aşkım KSK ye adamıştım o günlerde kendimi….

Günlerden Perşembe idi..Telefonu çaldı..Karşımdaki Hakan ORTABAŞ ın sesiydi…İlk cümlesini dün gibi hatırlıyorum “ÖLMEYE HAZIR MISIN”…ne için ölmeye diye sormama gerek yoktu, çünkü bu sorunun sorulabileceği tek bir kavram vardı kendi aramızda..KAF SİN KAF…Ortabaş, dönemim KSK Başkanı Cenk KARACE ile görüşmüş, ve Belediyenin desteği ile taraftara 1 otobüs tahsis etmişti o hafta sonu için…Yalnız bu otobüs biraz farklıydı…Sabah deplasmana gidip akşam dönmeyecekti….BU otobüs 3 günde yaklaşık 2500 km. yol yapacak, önce Ankara’ya Büyük Kolej-KSK basket maçına gidecek, oradan Ispartaya Ispartaspor-KSK futbol maçına geçecekti…Yani 3 günde EGE-İÇ ANADOLU-AKDENİZ yapıp yurda dönecekti…

Futbol takımı, mutlak şampiyonluk dediği 2 b de kötü durumdaydı, basket şube aynı şimdiki durumdaydı, basının ve camianın ilgisi azalmıştı..O yüzden yapamazdık, bizlere babamızdan kalan tek gerçek miras olan KARŞIYAKALILIĞI yerlerde süründüremezdik..

Kimileri Kış ayı hava soğuk dedi, kimileri “hafta sonu ksk-gö.tepe bayan voleybol maçı var” dedi, kimileri “delilerle ilişkiye mi girdiniz lan ,o kadar yol gidilir mi dedi”…Umrumuzda değildi…Bizim bir sıfatımız vardı BİZ KARŞIYAKALIYDIK….

Hareket saati geldiğinde sayımız oldukça kalabalıktı…Tam 11 kişiydik, yani bir futbol takımı kadar…Başkan Barış, Ercan, Mert, Can, Aykut, Kasap Ahmet, Yiğit, Meyhaneci Koko (Serkan),Şaylan Abi ve Emre…..İnanılması zor ama, son model prenses otobüs ile deplasman için yola çıktık, son model diyorsam dalga geçmek için değil, otobüste tv bile vardı ki bu konuya ayrıca değinicem…Tam 11 kişi yola çıkmıştık ki, kambersiz düğün olmaz misali 12.dev adamı tamamladık, yılların tribüncüsü Bayraklı Nevzat bir alo ile otobüsün içindeydi..Dava arkadaşlarını yine yalnız bırakmamıştı….Hepimizde öyle bir yüz ifadesi vardı ki, 1 milyon nüfuslu şehrin bayrağını yere düşürmeyen 12 manyaktık çünkü biz..

Bizim bu deplasmanımızdan 1 ay önce, Usame Bin Ladin, Amerikaya uçak saldırısını başarı ile tamamlamıştı, anlayacağınız ortalık her anlamda gergindi…Hele Ankara…….Tabi bizim otobüsteki Şaylan Abimizde (kendisi eski balıkçılardandır) en az Ankara kadar gergindi,ve kendisinde haddinden fazla ölüm korkusu olduğu için, karşıdan sollama yapan her arabanın aslında Ladin’in üstümüze yolladığı uçaklar tezini sürüp kendini koridora atmayı yolculuk boyu alışkanlık haline getirmişti…Öyle bir korkuydu ki, Afyon taraflarında sabaha karşı hafif sis bastığında, otobüsün kaptanı ile beraber direksiyonu tutmayı ihmal etmedi, ayrıca saattaki hızımız 50 km. yi geçtiği an , şaylan abi imdat çığlıklarına başlıyordu…

Farkındaysanız alkol tüketiminden bahsetmiyorum, çünkü 12 kişinin otobüste tükettiği bira sayısı sayesinde, efes pilsen sezon sonunda Naumoski yi geri aldı….Haa tabii bi Başkan Barış’ ın viskileri var….Alkol,gırgır, şamata,Usame bin Ladin, derken hepimiz koltuklarda bayıldık sabaha karşı…üstelik 1 kişiye 4 koltuk düştüğünden , yatak tarzı uzanıyorduk, işte burada devreye deplasman otobüsündeki tv girdi, o zamanlar show tv kırmızı nokta olayına son vermemişti henüz, dolayısı ile,şoforün başından şaylan ağabeyyi almamızdaki en büyük etkende kırmızı noktalı film olmuştu….

Bu arada sabahın 5 inde, evde annesine kumanya hazırlatıp, öğle yemeğindeki memurlar gibi yemeye başlayan Mert’i tekrar kınıyorum….Sabah olmaya başlamıştı, içimiz geçti haliyle, sızdık, açıkçası ben gözlerimi açtığımda tam olarak Anıtkabir in önündeydik….

Ankaradaydık yani, ve doğal olarak her Türk gibi Ankara ya gidip de Ata mızı ziyaret etmemek olmazdı…Dikildik 12 dev adam kapıya,yalnız bir sorun vardı…çoklu giriş yapacağımız için önceden güvenlik sebebi ile haber vermemiz gerekiyormuş…Hoş önceden haber versek de, gözleri alkolden patlamış, saçı sakalı birbirine karışmış yüzleri atkılarla kapalı 12 adamı Anıtkabir’e sokmak da pek akıllı bir iş değildi….
Israr la bizi içeri sokmak istemeyen askerlere karşı, Nevzat ağabeymizin o aklımdan çıkmayacak sözü patladı..Biz bunu anlayabiliriz ama elin Mehmetçiği biraz ters anladı….”Biz Karşıyakalıyız, O nun anasının yanından geliyoruz”…Asker dumur olmuştu, “anayı karıştırmayın lan” cevabı, kahkaha dan çene kemiklerimizi kırıyordu ama Zübeyde Hanım olayını geç de olsa anlattık Mehmetçiğe…

Sonuç nemi oldu?…Mozelenin önünde,12 KARŞIYAKALI göğsümüzü gere gere, boynumuzda atkılarımızla fotoğrafımızı çektirdik..Saygı duruşumuzu yaptık, bu yazının ekinde o fotoğrafı da yollayacam sizlere…Tabi saygı duruşundan sonra,anıtkabiri köşe köşe gezdik…İçimizden bazı arkadaşların “Altınların olduğu oda hangisi”diye güvenliğe sorması, ve Şaylan ağabeymizin nokta duruşu nöbeti tutan askere”manyakmısın evladım” die sorması, anıtkabir ziyaretinin diğer ayrıntıları idi.



Saat 11:00 olmuştu, yaklaşık 2,5 saattir kanımıza alkol karışmamıştı, böyle duramazdık, üstelik maça daha 7,5 saat vardı, hali ile Sakarya Caddesinin yolunu tuttuk, meşhur “Kent restoran”dı adresimiz ..(Tarihi restoran yaklaşık 3 yıl önce kapandı,ünlü isimlerin politika muhabbetleri ile ünlüymüş orası)…Biz meyhanemize varmanın sevincini taşırken, kapının önünü süpüren garson bu saatte bu adamlar kim şaşkınlığı içindeydi, lafı fazla uzatmıcam, sonuçta hamsi tavalarımız rakı eşliğinde masaya getirdikçe o da şaşkınlığını attı….

Ankaralı öğrencilere, bu maç için KSK den otobüs kalkmadığı haberi verilmişti…Salona girdiğimizde, tribünde oturan yaklaşık 100 Ünv. Öğrencisi “orda burada şurdadır, şurda burada ordadır, Karşıyakam nerdeyse taraftarı ordadır” seslerimizi duyduğunda memleketten anne babası gelmiş gibi bi sevinç bir şok hali ile oturdukları yerden kalkıp şuursuzca kaf kaf çekmeye başlamışlardı…Ortalık düğün yerine dönmüştü…Sürpriz yapıp, taa Zonguldak tan yanımıza gelen Soner’in varlığı da ayrı bi sevinçti bizim için…

Çilekeş seyahatimizin ilk aşamasını, 12 sayılık bir galibiyetle tamamlamıştık, ilk görevimiz başarı ile sonuçlanmıştı yani….İlginç bir noktada, maçın sonunda , salonun hemen yanında oynanacak olan G.Birliği-Malatya maçına, Gençler taraftarının bizi zorla götürmek istemesiydi…Biz meyhaneye gitmeye çalıştıkça onlar bizi maça götürmeye çalıştılar, sonuçta “geliriz ama 1 devre izleriz, sonra meyhaneye gidicez” pazarlığı ile anlaştık…19 Mayıs stadına adımımızı attığımızda çok ilginç bi toplulukta karşılaştık, o zamanki kankamız Ankaragücü tarftarı bizi kapılarda karşıladı, kale arkasına girmiştik,sahada süper lig maçı vardı ama yaklaşık 1000 kişi KAF KAF çekiyordu, üstelik o maç tv den canlı yayınlanıyordu….Biz de tabiki “Karşıyaka Everywhere” bayrağımızı kale arkasına kondurmuştuk…0-0 biten devrenin sonuda herkesle helalleştik ve Kızılay’ın yolunu tuttuk…işte bu deplasmanın en ilginç anlarından birni anlatıcam şimdi size…

Meyhanenin adı “Obur’un Yeri” idi…İçeride kimse yoktu, zaten salaş 7-8 masalık bi yer, ama ne olduysa biz adımımızı içeri attığımızda oldu…Köşede tek başına oturan bi adam kafasını bize çevirdi, formalarımıza baktı ve ellerini iki yana açıp “ALLAHIM SANA ŞÜKÜRLER OLSUN, NİHAYET GELDİLER” diye bağırmaya başadı..Hepimiz şaşırmıştık, bu adam kimdi, biz neydik, ne için bekleniyorduk…Bu arada adamın bağırması devam ediyordu” BEN DOĞDUĞUMDAN BERİ BU GÜNÜ BEKLİYORUM YARABBBİİM”….Hafif çakır keyif abimizi sakinleştirdik, rakı masamıza buyur ettik, bi yandan ağlayor bi yandan formamızı öpüp bi yandan bizle içiyordu o da….En sonunda dayanamayıp ben sordum “Abi sen nerelisin?”…Aslen Tireli ama KSK aşığı Ankara da yaşayan bi zat-ı muhteremmiş…Gece sonunda olan, Soner in formaya benim atkıya ve mert in şapkaya oldu…Hediye ettik….



24 saat tamamlanmıştı, kan bağışında bulunsak damardan alkol çıkacak durumdaydık, ilk galibiyette tamamdı,19 mayıs stadının yanına parkettiğimiz VIP otobüsümüzde saat 0:00 geceyarısı yerimizi aldık, ve dilimizin döndüğünce kaptana seslendik “İstikamet ISPARTA”..

Egeden çıkmıştık…Manisa-uşak-afyon-ankara tabelaları tamamdı ama şimdi Akdeniz e iniyorduk, karşımıza Antalya-konya-ısparta tabelaları çıktıkça Evliya Çelebi gibi hissetmeye başladık…Ispartaya vardığımızda sabah saat 10:00 du…Normal olarak meyhane aramaya başladık…Bir kısmımız meyhaneye giderken, Ben-Aykut-Emre ve Yiğit bi kahvehane bulup kahvaltı etmeyi tercih ettik…Bulduğumuz yer,Isparta çarşısının göbeğindeydi, Nevzat abi de bize eşlik etti…Çay puaça merasiminden sonra eşli okey oynamaya başladık, bari bu maçı ayık izleyelim derdindeydik çünkü….

O sırada,bizim bulunduğumuz mekanın önünden Gö.tepe atkılı biri geçti, ve bizi görünce koşmaya başladı,aradan 1 dakika geçti ve o gö.tepe atkılı çocuk geri döndü,ama bu sefer yalnız değildi…Abarttığımı söyleyenler bu deplasmana şahit olan diğer arkadaşlarıma sorabilirler, o çocuk 1 dakika içinde 50-60 kişilik bir grupla önümüzü çevirmişti,…Biz içerdeydik, onlarsa 5 m. Arkamızda dışarıda, el altından bıçak gösterenimi ararsın, sopayı havaya kaldıranı mı ararsın….aslında ölümüz 5000 kişiye bedel olsada o an 5 kişiye karşı 60 kişi idi sayı…hiç unutmuyorum Aykut la göz göze geldik,yapacak başka bişey yoktu, okey ıstakalarını kazağımızın altına saklayacak ve Allah ne verdiyse o kalabalığı yarmaya çalışacaktık o ıstakalarla, hepimiz göz göze geldik,inceden bi bakışmanın ardından tam Ya Allah ı çekecekken, 2 otobüs polis önümüzde bitti,,,bıçakları çeken delikanlılar bi anda abla olmuştu, ağa havasındaki gö.tepeliyi polis aldığında ise “abi ben bişi yapmadım “die yarı ağlamaklı bağırıyordu….Tek yıldızlı bir polis yanımıza yaklaşıp “hangisi size saldırmaya kalktı “die sordu, bizim cevabımız netti, biz kolpa yapamazdık, biz ezik değildik, biz delikanlıydık…”Saldırma durumu yok memur bey, arkadaşlar heralde buradan geçiyordu, bizde yol yorgunu kahvaltı yapıyorduk, ortada bir durum yok” dedik…..Yarı ağlamaklı gözlerle bakan sarı kırmızılı vatandaşa baktım, o da susmuştu….

Maç başlayana kadar tüm kafilemizi, karakolda tuttular, 12 dev adam misafiri vardı Türk polisinin yani,…saat gelmişti, stada girdik…Psikolojimiz allak bullaktı, 2 gündür yollardaydık, ne doğru düzgün uyku ne de yemek vardı….ama amacımız belliydi, takım 3 haftadır galip gelmiyordu…yarıştan kopma noktasındaydık,,,kale arkasına attılar bizi, üstümüze yağan şakır şakır yağmur, sokak farelerine benzetmişti bizi…Kırmızı düz formaları ile Alemin Kralı çıktı sahaya, 4 ünv. öğrencisi ,12 taraftar,1 şoför, toplam 17 kişi avaz avaz bağırıyorduk….Önümüze kadar gelen topçulardan, Cenk’in söylediniğini hala hatırlıyorum “Nerelerden geldiinizi çok iyi biliyoruz”….Ispartaspor bizim maça lider çıkmıştı…..havanın yağışlı olması tribünlerini bi parça etkilese de yaklaşık 5000-6000 seyircisi ile hava yakalıyordu…

Yağmurdan bitmiştik, tüm Isparta tribünü bize bakıp gülüyordu, “Acaba ne zaman tuvaletlerin olduğu yere kaçacaklar die” bekliyorlardı….Daha çok beklerlerdi…2000 km. ve 48 saatin yıkamadığı bizleri 3-5 damla yağmur asla yıkamazdı…..

Barış’ın golü ile 2-0 öne geçtikten sonra, kale arkasında ısınan yedeklerle beraber tüm takımın tel örgülere bize koştuğu anı hatırladıkça hala gözlerim dolar, düşünsenize sayıca hemen hemen eşittik futbolcularla, ama yalnız bırakmamıştık onları….

2-1 bitti maç…..maç bittiği anda ne hikmetse yağmurda durdu..anlayacağınız maç bitti, yağmur bitti ve biz de bittik…futbolcuları tribüne çağırmadık , neden mi? Çünkü son düdük çalar çalmaz onlar bize koşmaya başlamıştı bile…tellerde kucaklaştık, sanki maçı alan bizmişiz gibi “helal olsun size” diyip duruyorlardı….kendimizi kaybettik 12 kişi…

51 saat ve 2000 km. sonunda, dönüş vakti gelmişti, pili bitmiş oyuncak araba gibiydik, hareket edemiyorduk, çoraplarmızı sıkıp otobüsün kloriferinde kurutmaya mı çalışmadık, kurulanmak ve üstümüzdeki çamuru temizlemek için otobüsün eski minder kılıflarını mı kullanmadık,varın siz düşünün….

Yolda futbolcuların otobüsü ile karşılaştık,daha doğrusu karşılaşmışız, çünkü savaştan yorgun çıkan bizler bunun farkında olmasak da topçuların otobüsünün bize çaldığı korna ile fark ettik..

Denizliye vardığımızda yavaş yavaş kendimize geliyorduk, çünkü tekrar alkol tüketme gücünü bulmuştuk kendimizde, aklımıza gelip otobüsün TV sini açtık, ntv de spor haberleri vardı ve ilk haber KSK-GÖ.tepe voleybol maçında çıkan olaylar ve maçın 3-2 galibiyetimizle noktalanışı idi, biz o salondaki 2000 taraftarımızı düşünüyorduk ama onlar 12 dev adam hakkında ne düşünüyordu?….

Bu arada Ntv süperlig maç özetlerini verirken , Ankara’da oynanan Gençlerbirliği-Malatya maçını da verdi…..ilk yarısı 0-0 biten maçın , 2. yarısında, bizim bulunduğumuz kale arkasına Malatya 2 gol atmış ve maçı 2-1 kazanmıştı, üstelik Malatya’nın her golünden sonra , aslanlar gibi “KARŞIYAKA EVERYWHERE” bayrağı görünüyordu….Deli gibi kaf kaf çektik…..sonra hepimiz aynı anda durduk..neden mi…çünkü biz maçın 2. yarısı stada değildik ve dolayısı ile bayrağı stada unutmuştuk……neyseki daha sonra ankaradaki ünversiteli arkadaşlar kurtarmış bayrağımızı….

Çok uzun yazdım, çok kafanızı bulandırdım, ama son cümlem şu…KARŞIYAKA bir aşk değildir…KARŞIYAKA tutkulu bir yaşam tarzıdır….Engel mesafe ve kişileri tanımaz, uğrunda her şey göze alınır…

Sevgiler..

Ercan ACAR
Kaynak: Editör:
 
Etiketler:
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Öne Çıkanlar
Alıntı Yazarlar
İzmir
Çok Bulutlu
Güncelleme: 28.03.2018
Bugün
14° - 21°
Perşembe
11° - 17°
Cuma
- 18°
Anketler
Sizce Yalı'da ki alanın akibeti ne olur ?
İzmir

Güncelleme: 28.03.2018
İmsak
05:32
Sabah
06:56
Öğle
13:24
İkindi
16:52
Akşam
19:39
Yatsı
20:56
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı